TÜRKİYE'NİN MEDİKAL HABER PORTALI

MUAYENEHANE AÇABİLECEKLER

Yazan: HABERmedical 08 Nisan 2011  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

doktorDanıştay, kamuda çalışan doktorların muayenehane açabileceklerine hükmetti. Ancak, kamuda görevli hekimler özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacak…

Daha önce Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sağlık Bakanlığının itirazını kabul etmiş ve üniversite öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açamayacakları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacaklarına ilişkin işlemi, hukuka uygun bulmuştu.

Davayı esastan görüşen Danıştay 5. Dairesi ise Sağlık Bakanlığının ilgili işleminin, “Kamuda görevli hekimlerin muayenehane açamayacaklarına” ilişkin bölümünü iptal etti.

Daire işlemin, “Kamuda görevli hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının mümkün olmadığına” ilişkin bölümünün iptal istemini ise reddetti.

Link

TÜP BEBEKTE GEBELİK ORANLARI ARTACAK

Yazan: HABERmedical 15 Ocak 2011  
Kategori: Doktorlar, HABERLER

Bilim dünyası çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olamayan çiftlere yeni tedavi metodları sunuyor. Yumurta destekleyici kümülüs hücreleriyle eş zamanlı embriyo geliştirme tekniği “ko-kültür” yöntemi de daha önce tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olamayan çiftlere, anne-baba olma şansı tanıyor…

Timur GürganESHRE (Avrupa Üreme ve Embriyoloji Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Timur Gürgan ve Embriyolog Doç.Dr. Aygül Demirol tarafından yabancı bilim insanlarıyla ortak yürütülen çalışmada, 2 ve daha fazla tüp bebek tedavisi başarısızlığı olan çiftlerde “Kümülüs Hücre Ko-Kültür” uygulamasının gebelik oranlarını önemli derecede arttığı gösterildi.

Çalışma, yöntemin embriyo kalitesi bozukluğunu azaltmak, tek embriyo transferinde en iyi embriyo transferinin sağlanabilmesi, daha fazla kaliteli embriyo dondurabilmesi ve rahim için zarına embriyonun gömülmesine engel olan durumlarda da alternatif bir teknik olarak kullanılabileceği ortaya koydu. Rahim içindeki endometrium denilen bölgedeki hücrelerin kullanılması ile belli hasta gruplarında tüp bebek başarısını arttırabilen ve “Yapay Rahim” olarak lanse edilen laboratuvar uygulamasından daha kolay, ucuz ve başarılı olan teknik, Türk bilim insanlarınca alanın önde gelen bilimsel dergilerinden “Reproductive Medicine Online” da yayımlandı.

Aysegul DemirolMEVCUT TEKNİK, DAHA PAHALI VE ZOR

Prof.Dr. Gürgan ve Doç.Dr. Demirol’un verdiği bilgiye göre, Yumurta Destekleyici Kümülüs Hücreleriyle Eş Zamanlı Embriyo Geliştirme (Ko-kültür) Yönteminden önceki teknikte, rahim içinden alınan hücreler kullanılıyor.

Mevcut yöntemde, ilk olarak hastalardan tüp bebek tedavisinden bir ay önce rahim içinden biopsi alınıyor. Elde edilen rahim içi zarı hücreleri, bir aya yakın süre laboratuvarda üretiliyor ve yumurtanın döllenmesini takiben embriyolara destek olarak kullanılıyor.
Bu uygulama önemli laboratuvar yatırımı, çalışma süresi ve eğitilmiş personel gerektiriyor. Ayrıca hastalara ilave maliyet getiriyor.
Yumurta Destekleyici Kümülüs Hücreleriyle Eş Zamanlı Embriyo Geliştirme (Ko-kültür )yöntemi ise, daha kolay, ucuz ve başarılı sonuçlar elde edilmesine olanak tanıyor.

Gürgan ve Demirol tarafından Fransa, Yunanistan ve Rus bilim adamlarıyla ortak olarak yürütülen çalışmada, 423 hastada yumurta destekleyici kümülüs hücrelerinin yumurtanın spermle döllenmesi sonucunda embriyo elde edildi. Bu yöntemle, embriyo kalitesinde ve gebelik oranlarında önemli artışlar olduğu gösterildi.

YÖNTEM NASIL YAPILIYOR?

Söz konusu teknik, tüp bebek tedavisinin yumurta toplaması aşamasında yumurtaların alınması sırasında elde edilen sıvıdan kümülüs hücrelerinin ayrıştırılması, ayrı olarak üretilmesi ve yumurtanın döllenmesini takiben bu hücreleri içeren sıvılarda geliştirilmesi esasına dayanıyor. 2 ile 4 gün bu sıvılarda kümülüs hücreleri ile birlikte gelişmesini sağlayan döllenmiş yumurtalar, daha hızlı ve kaliteli gelişiyor ve rahim içine tutunma olasılıkları artıyor.
Uygulama ile embriyolar daha fazla oranda blastokist safhasına erişiyor, ayrıca kümülüs hücrelerinin embriyonun rahim içine tutunmasını sağlayan bazı maddeleri yaparak gebeliğin oluşmasına katkı sağlayabiliyor.

KALİTELİ EMBRİYO BELİRLENEBİLİYOR

Bu çalışmanın sonuçları, daha önceden tüp bebek tedavisi yapılmasına rağmen gebelik sağlanamamış çiftlerde yeni bir ümit ışığı olarak sunuluyor.

Çalışma, iki ve daha fazla tüp bebek tedavisi başarısızlığı olan çiftlerde, kümülüs hücre ko-kültür uygulamasının gebelik oranlarını önemli derecede arttığını müjdeliyor.

Teknik ayrıca, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan embriyo kalitesi bozukluğunu azaltmak, tek embriyo transferi yapılırken (Türkiye’de tüp bebek yönetmeliğine göre mecburi) en iyi embriyo transferinin sağlanabilmesi, daha fazla kaliteli embriyo dondurabilmesine olanak sağlayarak gebelik oranlarını arttırmak ve rahim için zarına embriyonun gömülmesine engel olan durumlarda alternatif bir teknik olarak kullanılıyor.

Dr. MEHMET ÖZ, 2011′İN EN ETKİLİ İSİMLERİ ARASINDA

Yazan: HABERmedical 15 Ocak 2011  
Kategori: Doktorlar, HABERLER

Mehmet OzAmerika’nın popüler finans dergisi Forbes’un 2011 yılı için hazırladığı en etkili isimler listesine bu yıl ilk kez bir Türk dahil oldu. Televizyonda yayınlanan sağlık programıyla milyonlarca kişiyi kendisine hayran eden Dr. Mehmet Öz, listenin üçüncü sırasında…

Öz, listede kuş gribi ve yüksek tansiyon gibi hastalıkları sevimli bir hale getirebilen doktor olarak nitelendiriliyor.

Forbes’un 2011′in en etkilileri listesinin zirvesinde iki Oscarlı yönetmen Steven Spielberg yer alıyor. Dünya sinemasına yön veren isimlerden biri olarak listeye layık görülen Spielberg’in ardından ikinci sırada ülkü talk show sunucusu Oprah Winfrey bulunuyor.

Dergide Winfrey’in, kendi televizyon kanalı OWN’u (Oprah Winfrey Network) kurarak CV’sine bir de medya patronluğunu eklediği belirtiliyor. Winfrey, Forbes’un geçen yılki listesinin birinci sırasındaydı.

100 isimlik listede ABD Başkanı Barack Obama gibi siyasetçiler ilk 10′a giremezken, milyonların takip ettiği televizyon ve radyo programcılarının üst sıralarda yer alması dikkat çekti.

GÖZKAPAĞINA GENÇLİK DOKUNUŞU

Yazan: HABERmedical 10 Kasım 2010  
Kategori: Doktorlar, HABERLER

Akin YucelGözkapağı estetiği operasyonu (blefaroplasti) artık o kadar popüler ki, Hollywood yıldızları Jennifer Aniston ve Angeline Jolie bile göz kapaklarındaki sarkmaları azaltmak için bu operasyonu tercih ediyor. 2000′li yılların başından bu yana başta Amerika olmak üzere tüm dünyada “estetik operasyonlar” listesinde ilk sıralarda yer alan gözkapağı estetiğini Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Akın Yücel anlattı. Prof.Dr. Yücel, göz kapağı estetiğinin gözlerin görünümünü yenilemek ve gençleştirmek için yapılsa da, göz altlarındaki koyu halkaları ve göz çevresindeki ince kırışıklıkları yok etmek için olmadığının da altını çizdi…

Geçen yıllar ile birlikte gözlerimiz şişkin, sarkık, yorgun ve yıpranmış bir hal alabiliyor. Ancak bazı kişilerde henüz 20′li ve 30′lu yaşlarında anne ve babadan kalan bazı genetik özelliklerden dolayı göz kapaklarında sarkmalar ya da gözaltı torbaları olabiliyor. Geçen zamana karşı saati geri döndürerek yüze daha genç bir görünüm kazandıran cerrahi bir müdahale olan “göz kapağı cerrahisi”, ayrıca hastanın göz kapağı çevresindeki fazla yağ ve doku tabakasının da alınmasını ve hastanın görme oranın artmasını sağlıyor. Son dönemde gözkapağı estetiğini tercih eden insanların sayısında ciddi bir artış söz konusu. Amerikan Plastik Cerrahi Derneğine (ASPRS) göre, göz kapağı estetiği yaklaşık çeyrek milyon operasyon sayısı ile erkekler ve kadınlar arasında özellikle 2004 yılından bu yana en çok tercih edilen estetik operasyonların başında geliyor.

Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Akın Yücel, etkili bir operasyon olan göz kapağı estetiğinin sıklıkla yüz gençleştirme işlemleri ile birlikte uygulandığına dikkat çekerek, hastanın isteğine bağlı olarak tek bir işlem olarak da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Prof.Dr. Yücel, göz kapağı estetiğinin gözlerin görünümünü yenilemek ve gençleştirmek için yapıldığını, göz çevresindeki renk değişimlerini ve ince kırışıklıkları (kaz ayakları) yok etmek için ise yeterli olmadığının da altını çizdi.

Göz kapağı estetiği nedir?

Göz kapağı estetiği yerine göz çevresi estetiği terimini kullanmak daha doğru olacaktır. Burada üst göz kapağını kaşlar ve alınla birlikte, alt göz kapağını ise yanak ile birlikte değerlendirmek gerekir. Üst kapakta fazla deri çıkarılıp göz kapağı üzerinde oluşan yığılma önlenir. Ayrıca kaş kenarları kaldırılır. Gerekiyorsa endoskop yardımı ile kaşlar yukarı alınır. Alt kapakta ise bozulmuş olan kapak-yanak ilişkisi düzeltilir. Alt kapakta torbalanmış olan yağlar çıkarılıp yanak üzerine taşınır, aynı zamanda orta yüz bölgesi yukarı doğru taşınır. Gerekiyorsa yanağa ve göz çevresine yağ enjeksiyonları yapılır. Göz çevresindeki ince kırışıklıklar için kimyasal soyma ya da lazer yapılabilir. Göz kenarındaki kaz ayaklarına Botoks uygulanabilir. Göz çevresindeki renk değişimleri için ise yine lazer uygulamaları ya da yağ enjeksiyonları yapılabilir. Tüm bu işlemler tek tek yapılabileceği gibi, yüz gençleştirme ameliyatının bir parçası olarak da gerçekleştirilebilir.

Göz kapağı estetiği ne zaman yapılır?

Göz kapağı estetiği genelde 35 yaş sonrasında yapılır. Ancak üst kapak yapısı ailesel olarak fazla etli ve düşük olan hastalarda ve alt kapakta belirgin torbalanması olanlarda çok daha erken yaşlarda ameliyat gerçekleştilebilir.

Göz kapağı estetiği için ideal kadın ve erkekler kimlerdir?

Torbalı ya da sarkık göz kapaklarına sahip, gerçekçi beklentileri olan, fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak buna hazır hastalara bu operasyon uygulanabilir. Özellikle üst göz kapağı ameliyatları erkek hastalar tarafından çok talep edilen bir girişim. Düşük göz kapakları erkeklere sürekli yorgun ve uykulu bir ifade vermekte. Bu da, özellikle iş yaşamında sorunlara yol açmakta. Eğer hastada ilave göz hastalıkları ya da tiroid hormon bozuklukları varsa öncelikle bunlar tedavi edilmelidir.

Göz kapağı estetiği ameliyatının riskleri nelerdir?

Göz kapağı ameliyatları dikkatli ve ehil ellerde yapılmazsa, hastalarda gözlerini kapatamama, alt göz kapaklarının aşağıya doğru çekmesi, gözlerde kuruma ve hatta körlüğe kadar varan komplikasyonlar görülebilir. O nedenle her ameliyat için olduğu gibi, göz kapağı ameliyatları da asla hafife alınmamalıdır. Ancak düzgün yapıldığında bu ameliyatlar kısa süre içerisinde çok etkili sonuçlar veren ve hastaların ifadesini bir anda gençleştiren işlemlerdir.

Göz kapağı estetiği nasıl yapılır?

Ameliyat süresi hastanın yapısına ve yapılacak işleme göre değişir. Üst kapak tek başına yapılacaksa lokal anestezi yeterli olabilir ve yaklaşık 45 dakika sürer. Alt kapaklar yaklaşık 1.5 saat sürer ve lokal anestezinin yanında sedasyon dediğimiz sakinleştiricilerin de kullanılması gerekir. Alt kapakta kesikler ya kirpik altından, ya da kapağın içinden yapılır. Bu ameliyat sırasında genellikle orta yüz bölgesine de germe işlemi uygulanır. Üst göz kapaklarında ise kesik kapağın tam ortasında yer alan ince kırışıklığa yerleştirilir. Beraberinde kaşlar da kaldırılacaksa ameliyat süresi biraz daha uzar. Kaş kaldırma saçlı deriden yapılan kesiklerle ve genellikle endoskop yardımı ile yapılır. Ameliyattan bir süre sonra izler büyük oranda ortadan kaybolur. Göz kapakları insan vücudunda en az iz kalan bölgelerdir.

Göz kapağı estetiği ameliyatı sonrası iyileşme dönemi nasıldır?

Hastalar genellikle aynı gün evlerine gönderilir. İlk 2 gün bir miktar şişme ve morarma olabilir. Bunu azaltmak için erken dönemde mutlaka buz uygulaması yapıyoruz. Hasta 3. gün televizyon izleyebilir, kitap okuyabilir, güneş gözlüğü takarak dışarı çıkabilir. Beşinci gün tüm dikişleri alıyoruz. Dikişler alındıktan sonra hasta işine dönebilir. Morluklar kaldıysa kapatıcı makyajlar yardımı ile bunlar gizlenebilir. Yaklaşık 3 hafta sonra yüz büyük oranda normale döner. Hastaların ameliyat sonrası 3 ay güneşten korunmaları gerekir.

Prof.Dr. Akın Yücel Hakkında:
Prof.Dr. Akın Yücel, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı ve El Cerrahisi Bilim Dalı’nda Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta, ameliyatlarını üniversitede ve çeşitli özel hastanelerde gerçekleştirmektedir. Prof. Dr. Yücel özellikle estetik meme cerrahisi, estetik burun cerrahisi, karın germe, liposuction ve vücut şekillendirme, endoskopik yüz cerrahisi, kanser sonrası meme rekonstrüksiyonu, deri kanserleri ve mikrocerrahi konuları ile ilgilenmektedir. 2003 yılından beri Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin Genel Sekreteri olarak görev yapmakta olan Dr. Yücel 2006-2008 yılları arasında Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’nin Yönetim Kurulunda da Genel Sekreter olarak çalışmıştır. Türkiye’de Plastik Cerrahi alanında yoğun akademik ve eğitim faaliyetlerinde bulunan Dr. Akın Yücel Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, İnterplast-Türkiye, ISAPS (Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği), IPRAS (Uluslararası Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Derneği) ve ASAPS (Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Derneği) gibi çeşitli ulusal ve uluslararası meslek örgütlerinin de üyesidir.

DEPRESYONA İLAÇSIZ ÇÖZÜM

Yazan: HABERmedical 08 Kasım 2010  
Kategori: Doktorlar, HABERLER

Uzun süre devam eden derin üzüntü hali, durgunluk, güçsüzlük, isteksizlik, karamsarlık, konuşma ve hareketlerde yavaşlama şeklinde ortaya çıkan günlük hayatı zora sokan Depresyon hastalığı hızla artmışken; Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemiyle bu hastalığa ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor…

Çağımızın stresli ortamında hızla artan Depresyon hastalığında Neurofeedback yöntemi birçok zor vakada yardımcı olabiliyor.

Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, Dr. Tanju Sürmeli, ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, “Beynin İyileştirme Gücü” olarak tanımlıyor ve Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.

Neurofeedback eğitimi bir öğrenme sürecidir. Beyin eğitildikten sonra hastanın depresyondan uzaklaştığı zaman içinde tamamen bu durumdan kurtulduğu görülmüştür. Birçok hasta EEG Biofeedback tedavisi sonrası yıllar sonra bile bir daha depresyon yaşamadıklarını rapor etmişlerdir.

Depresyon hastalarına ilaçsız bir yöntem sunan Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde de bu süreçleri aktarıyor.

27 yaşındaki üniversite mezunu bayan… 4 yıldır içine kapandığını, hayattan zevk almadığını, çoğu zaman ölsem daha iyi olur diye düşündüğünü, intihar düşüncelerinin de olduğunu, ağlama krizleri geçirdiğini, kendisini çok yorgun hissettiğini, sıkılınca saçı ile devamlı oynadığını, tırnak yediğini ifade etti.

Bu sorunlardan ötürü iki defa girdiği sınavdan başarılı olamamıştı. Birçok şeyi sorun ettiğini, bir anda sinirlenebildiğini ve günlerce bu sorunların etkisinde kaldığını ifade etti. Ayrıca sabahları dinç uyanamadığını ve hissettiği yoğun yorgunluk nedeniyle, sağlıklı bir yaşam süremediğini ve sosyalleşmesinin de azaldığını ve hissettiği yoğun yorgunluk nedeniyle, sağlıklı bir yaşam süremediğini anlattı.

Bu şikayetleri için daha önce başka doktorlara başvurmuş; ancak kullandığı psikiyatrik ilaçtan uzun vadeli bir sonuç elde edememişti. Antidepresan ilaçları kullanan hastaların yapılan takiplerinde 1 sene sonra ilacın iyileştirme oranının %10 civarında olduğu bulundu. Bu da ilaçların hafif ve orta derecede depresyon tedavisinde kısıtlılığını göstermektedir. 3 yaşında çocukken 10 basamak merdivenlerden düşüp kafasını çarpmış, 13 yaşında trafik kazasında araçta arkadan öne çıkmış ve sol klavikula kemiği kırılmıştı, kafasında da darbe aldığı anlaşılıyordu. Bunların yanı sıra, ailesinde dayısının ve anneannesinin de depresyon geçirdiği öğrenildi.

Kitabında bu vakaya yer veren Sürmeli, hastalığa karşı nasıl zafer elde ettiğini de detaylarıyla anlatıyor.

Hastanın klinik tablosu Depresyona uymakta ve aile hikayesinde Depresyon olması bu hastada depresyon olma olasılığını artırıyordu. Geçirilmiş Kafa Darbeleri de sekonder olarak Depresyon’a sebebiyet verebilirdi. Bu hastada hem Depresyon hem de Geçirilmiş Kafa Travmasına bağlı sekonder olarak gelişen Depresyon beraber olabilirdi. QEEG NxLink bize bu konuda ciddi anlamda bilgi verebilirdi. Hastaya uygulanan QEEG incelemesi NxLink veri tabanında değerlendirilince Depresyon tavsiye etti. Geçirilmiş kafa travması tavsiye etmedi. MMPI testinde herhangi bir psikopatolojik sorun belirlenmeyen hastanın, TOVA testi değerlendirildiğinde hem görsel hem de işitsel dikkat alanlarında normal sınırların altında olduğu tespit edildi. MMPI’ın sonucunun normal gelmesi bu hastada onun durumu ile ilgili sahibi olmamızı sağlamıştı. Beck ve hamilton depresyon skaları depresyonu desteklemekteydi. Klinik tablo ve yapılan testler sonucunda bu hastada primer depresyonun olduğu düşünüldü.

26 seans sonra yapılan ilk ara muayene görüşmesinde, ani öfke patlamaları yaşamadığını ve kendini daha rahat hissettiğini belirtti. Yorgunluk hissinin büyük oranda azaldığını “kolumu kaldıracak halim yoktu şimdi o geçti” diye ifade eden hasta, dikkat ve konsantrasyonunun da arttığını; bunun sonucunda derslerini daha iyi anladığını dile getirdi. “Daha önce beynim kaydetmiyordu, keçelenmiş gibiydi beynim, sanki beynim açıldı” dedi. Bunların yanı sıra, sabahları dinç kalktığını, kendini daha dinç hissettiğini, eskisi gibi her şeyi sorun etmediğini, korkularının azaldığını ve artık o kadar aklına gelmediğini ekledi anlattıklarına. Mutlu olduğunu ve hayattan zevk aldığını ifade ediyordu. 3 senedir hayattan zevk almayan hastanın 13 saatlik bir çalışma sonucunda yani 12 günde depresyondan çıktığını gördük. İlaçların depresyonda ilk etkisini görmek için 3-4 hafta beklememiz gerekir, tam etkisinin oturması için 4-8 hafta beklenir ve kalıcı etki için en az 2 sene kullanması gerekmektedir. İlaçların birçok yan etkisini de unutmamak gerekir.

46 seans neurofeedback sonrasında “kendimi iyi hissediyorum, hayattan zevk alıyorum, enerjim çok daha iyi, uykum genelde iyi, sabahları dinç kalkıyorum, öğrenmemdeki zorlanmam bariz ortadan kalktı. 30 dakika sonra dikkatim kopsa bile hemen toparlanabiliyorum ve gayet iyi kendime güvenle derslerimi çalışıp sınavıma hazırlanıyorum, beynimdeki o sünger gibi his dalgınlık tamamen kalktı, çok mutluyum içime kapanıklık azaldı” diye anlattı. Ayrıca tırnak yeme ve saçı ile devamlı oynama da bitmişti. Beck ve Hamilton depresyon skalaları normalize oldu.

Dr. Tanju Sürmeli birçok depresyon hastasında uygulayıp benzer sonuçlar aldıkları neurofeedback tedavisinin bu hastasında da bu kadar hızlı iyileşme ile sonuçlanmasını görmenin çok sevindirici olduğunu söyleyerek, şunları aktarıyor: “Bundan böyle hem sınavına sağlıklı bir beyinle hazırlanacaktı, hem de yarın mesleği ile bir çok insanın sağlığına katkıda bulunacak bir beyni kurtarmış olmanın sevincini yaşadık. 2 senedir kazanamadığı bu çok zor önemli sınavı da başarı ile kazandı.”

Tedavi öncesi alpha, theta dalgalarında bariz artış, beta ve delta dalgalarında kısmi artış, frontol bölgede delta dalgası asimetrisi ve delta hipocoherence bozukluğu tespit ettik. Tedavi sonrası F3, C3′de alpha, theta ve beta azalması, delta hipocoherence bozukluğunun düzelmesi depresyon tedavisinde en önemli bulgudur.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Yale Üniversitesi’nde Psikiyatri ihtisasındayken Sürmeli, “Beynimizde ayrıca bir psikoloji veya ruh merkezi yok, beynimiz her şeyden sorumlu” diyerek, beyni daha iyi öğrenmek için nöropsikiyatri dalında uzmanlaşmaya karar vermiş. Texas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Nöroloji ihtisasına giden Sürmeli neurofeedback’le tanışan ve psikiyatride birbirini destekleyen alanların birlikte kullanılmasının iyi sonuçlar vereceğini düşündüğü için aile terapisi, psikoterapi, kognitif terapi, hipnoz, psikofarmokoloji eğitimlerini alarak tam donanımlı bir şekilde beynin sınırlarını tanıma yolculuğuna başlamış.

Dr. Tanju Sürmeli neurofeedback yönteminin psikiyatride ilaçlar kadar etkin bir yöntem olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor; “Neurofeedback ile tedaviyi seçmek, ilaçların psikiyatride başarısını kabul etmemek anlamına gelmiyor. İlaçlar kadar önemli bir yöntem olan neurofeedback yöntemini Türk psikiyatrisinin de kullanması gerektiğine inanıyorum.”

Neurofeedback; biofeedback disiplini çerçevesinde beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır. Nerofeedback tedavi yönteminde amaç; kişinin EEG’sini seçilen referans bir dataya göre değiştirmesini sağlamaktır. EEG’ler beyin dalgalarının pasif bir kaydıdır. Neurofeedback beyin eğitimini alacak kişiye kendi EEG bilgisi verilir.

Tedavi süresince sağlıksız beyin dalgalarının düşürülüp sağlıklı beyin dalgalarının arttırılması hedeflenir. NF eğitimi, neuro feedback ekipmanı ile yapılır. Neurofeedback tekniğinin temelinde hastanın seanslarda zihin oyunları oynaması yatar. Hasta, kafasına yerleştirilen elektrotlar vasıtasıyla bilgisayar cihazına bağlanır. Elektrotlar beyinden gelen elektrik paternlerini ölçer ve ekrana yansıtır. Beyne herhangi bir elektrik akımı verilmez.

Bilgisayar tarafından sağlanan görsel ve işitsel feedback sayesinde hastalar yavaş dalgaları thetayı deltayı azaltıp hızlı dalgaları betayı smr dalgasını yükseltmeyi öğrenirler. Neurofeedback’ın en önemli özelliği ilaç kullanılmadan beyni eğitmesidir, bazı hastalıklarda gerektiği takdirde ilaçlarla beraber kullanılır.

Dr.Tanju Sürmeli

Dr. Tanju Sürmeli, 1978 -1984 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak “Tıp Doktoru” unvanını aldı. Sonrasında psikiyatri ihtisas için gittiği Amerika’da, Amerika’nın ve dünyanın önde gelen Yale, Columbia-NYSPI, New York Medical College, Institute of Living, Ackerman Institute for Family Therapy, Milton Ericson Hypnosis Institute, University of Texas, San Antonio (Nöroloji Departmanı ile Psikiyatri & Nöroloji hastanelerinde ve merkezlerinde eğitim aldı. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra 2001′de Sağlıklı Yaşam Kliniği’ni kurdu. Biofeedback, Neurofeedback, Psikiyatride QEEG ve ERP kullanımı Derneği kurucusu ve başkanıdır. Sürmeli’nin uluslararası derneklerde de pek çok üyeliği ve çalıştaylarda eğitmen olarak fakülte pozisyonu bulunmaktadır.

MEDULA SİSTEMİNDEKİ DOKTOR BİLGİLERİ

Yazan: HABERmedical 05 Şubat 2010  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Medula kapsamında çalışan sağlık tesislerinin mevcut doktor bilgilerinin kontrol edilerek tamamlanması ve gücellenmesini istedi…

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan duyurunun tam metni:

Medula kapsamında çalışan sağlık tesislerince, Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık hak sahipleri adına düzenlenen reçetelerin Eczane Provizyon sistemine kaydedilmesi sırasında, 04/02/2010 tarihinden itibaren doktor bilgilerinin manuel girilmesi yerine veri tabanında kayıtlı bilgiler üzerinden seçim yapılarak girişi sağlanacaktır. Ancak sistemden bilgisi gelmeyen doktor girişleri için 01/03/2010 tarihine kadar eczacının manuel giriş yapmasına imkan tanınacaktır. Reçete girişindeki denetimlerde ise herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

Belirtilen uygulama 01/03/2010 tarihinden itibaren doktor bilgisinin seçilmesi şeklinde çalışacak olup, veri tabanından görüntülenemeyen doktorlara ait reçete girişine izin verilmeyecektir. Bu nedenle sağlık tesislerince düzenlenen reçetelerin eczanelerden karşılanması sırasında sorun yaşanmaması için, belirtilen tarihe kadar sağlık tesisleri tarafından mevcut doktor bilgilerinin kontrol edilerek tamamlanması ve bu tarihten sonra da bu bilgilerin güncelliğinin sağlanması gerekmektedir.
Tüm sağlık tesislerine önemle duyurulur.

CUMHURBAŞKANI “TAM GÜN YASASI”NI ONAYLADI

Yazan: HABERmedical 30 Ocak 2010  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasını öngören kanunu onayladı…

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, 5947 sayılı “Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, Cumhurbaşkanı Gül tarafından, Anayasa’nın 89. maddesinin birinci fıkrası ile 104. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.

Kanuna göre, personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; klinik şefleri ve şef yardımcıları ile uzman tabip kadrosuna atanan profesör ve doçentlerde yüzde 800′ünü geçemeyecek.

Bu ödemeler, uzman tabip ve tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerinde yüzde 700, pratisyen tabip ve diş tabiplerinde yüzde 500, idari sağlık müdür yardımcısı, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 250, başhemşirelerde yüzde 200, diğer personelde ise yüzde 150 ile sınırlı olacak.

İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak uygulanacak.

Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenecek ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemeyecek.

Üniversite elemanları

Yükseköğretim Kanununa göre Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ile bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görevlendirilenler, ilave ödemelerden yararlanmamak kaydıyla Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılacak.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulması halinde, ilgilinin isteği ve kurumlarının onamasıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde veya belirli vakalar ve işler için görevlendirilebilecek. Yıl veya ay itibarıyla belirli bir süre için görevlendirme halinde bu kişilere, sadece görevlendirildikleri sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden ödeme yapılacak.

Belirli bir vaka ve iş için görevlendirilenlere ise kadrosunun bulunduğu kurumdaki döner sermaye işletmesinden yapılan ödemenin yanı sıra, katkı sağladıkları vaka ve iş dolayısıyla görevlendirildiği sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden, toplamda tavan oranları geçmemek üzere döner sermayeden ek ödeme yapılacak.

Sağlık Bakanlığı ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinde kadro ve pozisyonlarına (döner sermaye dahil) atanan ve döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan klinik şef ve şef yardımcılarına, ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 410′u, uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerine yüzde 335′i ve pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise yüzde 180′i oranında, her ay herhangi bir katkıya bağlı olmadan döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılacak. Bu ödemeye hak kazanılmasında ve ödenmesinde, aylıklara ilişkin hükümler uygulanacak.

Tıp Fakülteleri

Yasaya göre, öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapacak. Bu durumda, üniversitelerin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim elemanları da tam gün çalışacak.

Öğretim elemanları, bu Kanun ile diğer kanunlarda belirlenen görevler ve telif hakları hariç olmak üzere, yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde ücretli veya ücretsiz, resmi veya özel başka herhangi bir iş göremeyecek, ek görev alamayacak, serbest meslek icra edemeyecek.

Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu üniversitede haftada asgari 10 saat ders vermekle yükümlü tutulacak. Öğretim görevlisi ve okutmanlar ise haftada asgari 12 saat ders verecekler.

Öğretim elemanlarının, ders dışındaki uygulama, seminer, proje, bitirme ödevi ve tez danışmanlıklarının kaç ders saatine karşılık geldiği; kendi üniversitesi dışındaki devlet veya vakıf üniversitelerine bağlı yükseköğretim kurumlarında haftada verebileceği azami ders saatleri ve uzaktan öğretim programlarında verdikleri derslerin örgün öğretim programlarında verilen kaç ders saatine karşılık geldiği YÖK tarafından belirlenecek.

Rektörlerin ders zournluluğu yok

Rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğü bulunmayacak. Başhekimler, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanları haftada asgari 5 saat ders vermekle yükümlü olacak.

Öğretim elemanları; ilgili kurumların talebi ve kendisinin kabul etmesi, üniversite yönetim kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaç duyulan konularda, özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilecek. Bu şekilde görevlendirilenlerin, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğer ödemeler ile öteki hakları devam edecek. YÖK, bağlı birimleri ve Üniversitelerarası Kurul ile Adli Tıp Kurumunda görevlendirilenler hariç olmak üzere görevlendirilenler, döner sermayeden yararlanamayacak.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile dernek veya vakıfların yönetim ve denetim organlarında görev yapanlar bakımından, ayrıca bir görevlendirme kararı aranmayacak. Ancak, bu görevler, öğretim elemanının bu Kanundan kaynaklanan mesaisini aksatmayacak şekilde yürütülecek.

Üniversitelerde döner sermaye

Yükseköğretim kurumlarında, üniversite yönetim kurulunun önerisi ve YÖK’ün onayı ile döner sermaye işletmesi kurulabilecek. Kurulacak döner sermaye işletmesinin başlangıç sermayesine ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde bu amaç için ödenek öngörülmek şartıyla katkı sağlayabilecek.

Döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye, üniversite yönetim kurulu kararı ile artırılabilecek. Artırılan sermaye tutarı yıl sonu karlarından karşılanacak.

Ödenmiş sermaye tutarı, tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra kalan yıl sonu karı, döner sermaye işletmesinin hizmetlerinde kullanılmak üzere ertesi yılın gelirine ilave edilecek.

Süreklilik arz eden hizmet alımları ile maliyeti yüksek ve ileri teknoloji ürünü olan tıbbi cihazların hizmet alımı yoluyla temini veya kiralanması için döner sermaye kaynaklarından gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilecek.

Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile bağlık uygulama ve araştırma merkezleri için asgari yüzde 35′i, ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ile bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları için ise yüzde 25′i, diğer yükseköğretim kurumları için ise yüzde 15′i; ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve yönetici payları için kullanılacak.

Döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın yüzde 5′i, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanına ayrılacak.

Döner sermaye payları

Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinin hesabında toplanan döner sermaye gelirleri bakiyesinden, bu yerlerde; gelir getiren görevlerde çalışan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamından oluşan ek ödeme matrahının yüzde 800′ünü geçemeyecek.

Bu oran, araştırma görevlilerine ise yüzde 500, bu yerlerde görevli olmakla birlikte gelire katkısı olmayan öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 600, araştırma görevlilerine ise yüzde 300 olarak uygulanacak.

Devlet Memurları Kanunu’na tabi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile sözleşmeli olarak çalışan personele ek ödeme matrahının; hastaneler başmüdürü ve eczacılar için yüzde 250′si, başhemşireler için yüzde 200′ü, diğerleri için yüzde 150′si, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için yüzde 200′ü geçmeyecek şekilde aylık ek ödeme yapılacak.

Sözleşmeli personele yapılacak ek ödeme matrahı, sözleşmeli personelin çalıştığı birim ve bulunduğu pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel dikkate alınarak belirlenecek. Emsali bulunmayan sözleşmeli personelin ek ödeme matrahı ise brüt sözleşme ücretlerinin yüzde 25′ini geçemeyecek.

Ek Ödeme

Kanuna göre, nöbet hizmetleri hariç, mesai saatleri dışında, gelir getirici çalışmalarından doğan katkılarına karşılık, öğretim üyesi ve öğretim görevlilerine yüzde 50′yi, kadrolu ve sözleşmeli sağlık personeline de yüzde 20′yi geçmeyecek şekilde ayrıca aylık ek ödeme yapılacak.

Yükseköğretim kurumlarının tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde, ihtiyaç duyulması halinde, ilgilinin isteği ve kurumlarının onamasıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde veya belirli vakalar ve işler için görevlendirilebilecek.

Belirli bir vaka ve iş için görevlendirilenlere, kadrosunun bulunduğu kurumdaki döner sermaye işletmesinden yapılan ödemenin yanı sıra, katkı sağladıkları vaka ve iş dolayısıyla görevlendirildiği sağlık kuruluşundaki döner sermaye işletmesinden, bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde ve toplamda tavan oranları geçmemek üzere döner sermayeden ek ödeme yapılacak.

Öğretim üyelerine 1 yıl süre

Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacak. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600′ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300′ünü, genel sekreterler için yüzde 200′ünü geçemeyecek.

Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacak. Yapılacak ek ödemenin tutarı, ek ödeme matrahının dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü için yüzde 250′sini, bunların yardımcıları için yüzde 100′ünü; tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanları ile sağlık uygulama ve araştırma merkezleri başhekimleri için yüzde 500′ünü, bunların yardımcıları için yüzde 300′ünü geçemeyecek.

Kısmi statüde görev yapan öğretim üyelerinden, yayım tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde talepte bulunanlar, devamlı statüye geçirilecek. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılacak.

Sağlık kurumları

Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da değişiklik yapan kanun, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, görevlerini yapabilecekleri sağlık kurumlarını da yeniden belirliyor. Buna göre, hekimler şu kuruluşlardan yalnızca birinde görev yapabilecek:

Kamu kurum ve kuruluşları

-Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.

-Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.”

Tabipler, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilecek. Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversiteleri, yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda hasta kabul edebilecek. Mesleğini serbest olarak yapanlar, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla hastaların teşhis ve tedavisini yapabilecek. Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kamu tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler, iş yeri hekimliği yapabilecek.

Zorunlu sigorta yaptıracak

Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, “tıbbi kötü uygulama” nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlarla, kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda olacak. Söz konusu sigorta priminin yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda ise kurum bütçelerinden ödenecek.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan ya da mesleklerini serbest yapan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kişilere verebilecekleri zararlarla, bu nedenle kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere mesleki mali sorumluluk sigortası yaptıracak.

Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası, mesleklerini serbest olarak yapanların kendileri, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların ilgili özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından yaptırılacak.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların sigorta primlerinin yarısı kendileri tarafından, yarısı istihdam edenler tarafından ödenecek.

Zorunlu sigortaları yaptırmayanlara, sigortası yaptırılmayan her kişi için 5 bin TL idari para cezası verilecek.

İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerde çalışan personel için haftalık çalışma süresi 35 saat olacak. Bu süre içinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu, limitleri ayrıca dikkate alınacak.

Nöbet ücretleri

Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde, haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutan, ancak bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere) ücret ödenecek.

Ücretler, kanunda hazırlanan gösterge rakamlarının, aylık katsayısı ile çarpılmasıyla hesaplanacak. Ancak ayda 130 saatten fazla çalışma süresi için ödeme yapılmayacak. Ücretler, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak.

İcap nöbeti tutan ancak karşılığında kurumunca izin kullanmasına izin verilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, her bir icap nöbeti saati için, -icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere- aynı ücretin yüzde 40′ı tutarında nöbet ücreti ödenecek. Bu şekilde ücretlendirilebilecek toplam icap nöbetinin süresi, aylık 120 saati geçemeyecek. Ödemeler, döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanacak.

Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin ilgili birimleri, Bakanlık ve üniversitelerce karşılıklı olarak işbirliği çerçevesinde, birlikte kullanılabilecek.

TSK Kadrolarında bulunanlar

Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan personelden, rütbelerine göre, öğretim üyesi tabip, öğretim üyesi diş tabibi, uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatındaki dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlara, kanunda belirtilen oranları geçmemek üzere, orgeneral aylığının brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda sağlık hizmetleri tazminatı ayrıca ödenecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli sivil öğretim üyesi tabipler ile Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görev yapan uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip ve diş tabiplerine de kanunda belirtilen oranları geçmemek üzere, en yüksek devlet memuru aylığının, brüt tutarı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda sağlık hizmetleri tazminatı ayrıca ödenecek.

Sağlık hizmetleri tazminatının oranları ile usul ve esasları; personelin rütbesi, unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, görev yeri ve özellikleri, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri, mesleki uygulamaları ile özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak, Maliye Bakanlığının görüşü, Genelkurmay Başkanlığının uygun görüşüyle Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek.

TSK’nın sağlık personeli ihtiyacı

Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına bağlı eğitim hastaneleri ile askeri tıp fakültesinde öğretim üyesi veya tabip ihtiyacı doğması halinde, TSK Sağlık Komutanlığının talebi üzerine, Sağlık Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu tarafından öncelikli olarak görevlendirme yapılacak.

TSK’ya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulması ve TSK Sağlık Komutanlığının talep etmesi halinde, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda veya üniversite hastanelerinde görevli öğretim üyeleri ile diğer sağlık personeli, haftanın belirli gün veya saatlerinde ya da belirli vakalar ve işler için, Sağlık Bakanlığı veya Yüksek Öğretim Kurulu tarafından görevlendirilecek.

Sağlık Bakanlığında vekaleten atama ve görevlendirilenler ile kanunun ilgili maddesince ek ödeme alanlar hariç, döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alanlar, tabip ve diş tabipleri ile uzmanlar; sigorta priminin işveren payı da dahil tamamını ödeyerek, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasıyla sınırlı olmak kaydıyla ilave olarak sigorta primine tabi tutulacak.

Kanun, ilave prim ödemesinde bulunanlardan, malullük, yaşlılık, vazife malullüğü, emeklilik aylığı ya da sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanmasına hak kazananlara verilecek ilave aylık ödemesini de düzenliyor. Bu kişilere; ilave olarak ödedikleri her yıla ait sigorta prim matrahının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren söz konusu aylık veya geliri talep ettiği tarihe kadar geçen yıllar için her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, ilave prim ödedikleri gün sayısına bölünmesi sonucu bulunacak ortalama günlük kazancın 30 katının, ilave prim ödedikleri gün sayısının her 360 günü için yüzde 2′si oranında bulunacak tutarda ilave aylık ödenecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarında memur statüsünde çalışırken, 26 Mayıs 1995 ile 1 Ocak 2010 tarihleri arasında görevinden çekilen, çekilmiş sayılan tabip, diş tabibi, uzman tabip ve uzman olanlar, kanunun yayımından itibaren 6 ay içinde başvururlarsa, görevden ayrıldıkları ildeki Sağlık Bakanlığına ait kurum ve kuruluşlara açıktan atanabilecek. Bu yerlerde ihtiyaç olmaması halinde, atamalar, ihtiyaç olan yerlere yapılacak.

Sağlık Bakanlığının tabip, uzman tabipler ve diş tabipleri, açıktan atanabilecek.

Hudut ve sahillerde çalışanlara ek ödeme

Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde çalışan memurlar ile sözleşmeli personelden taşra teşkilatında görev yapan tabipler için ek gösterge dahil, en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 400′ünü, merkez ve taşra teşkilatında görev yapan diğer personele yüzde 200′ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilecek. Ek ödemenin oranı ile usul ve esasları; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, çalışma süresi, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterler ile personele aylık ve özlük hakları dışında ilgili mevzuatına göre yapılan diğer ilave ödemeler dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu ödemelerden damga vergisi hariç, herhangi bir vergi kesilmeyecek.

Kızılay’ın hastaneleri

Türkiye Kızılay Derneğine (Kızılay) ait, 1 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla ruhsatlı olarak işletilmekte bulunan hastane ve tıp merkezleri, bu Kanunun yayımından itibaren 6 ay içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Kızılay arasında yapılacak protokolle Bakanlığa devredilecek. Bu kurumlarda, 1 Mayıs 2009 tarihi itibarıyla iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmakta olan Devlet Memurları Kanununda öngörülen genel ve ilgili kadro veya pozisyon için öngörülen özel şartları taşıyan personelden; tabipler ve diş tabipleri, istekleri halinde çalışmakta oldukları ildeki ihtiyaç bulunan sağlık kurum veya kuruluşlarının memur kadrolarına atanacak.

Tabipler ve diş tabipleri dışındaki diğer personel, istekleri halinde, yaptıkları iş, eğitim durumu ve bulundukları pozisyon dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine, Maliye Bakanlığının izni ile çalışmakta oldukları ildeki sağlık kurum veya kuruluşlarında Bakanlık veya döner sermaye teşkilatı adına vizelenecek pozisyonlarda istihdam edilecek. Bu kişiler, sözleşmeli personel statüsüne geçirilecek.

Personel sayısı

Bu şekilde istihdam edilecek toplam tabip sayısı 180′i, sağlık personeli sayısı 490′ı ve diğer personel sayısı 705′i geçemeyecek.

Kadro ve pozisyonlara atanma ve geçirilmede, iş sözleşmeleri askıda bulunanlar, tam zamanlı çalışanlar ile emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmek suretiyle çalışanlar dahil herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olanlar dikkate alınacak. İşlemler, sağlık kuruluşunun devir tarihini müteakip 6 ay içerisinde tamamlanacak.

Personele, memur ve sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri nedeniyle, iş mevzuatına göre Bakanlık veya Kızılay tarafından herhangi bir tazminat ödenmeyecek. Kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri için herhangi bir ödeme yapılmayacak.

Personelin emekli ikramiyesi veya iş sonu tazminatının hesabına dahil edilecek hizmet sürelerinden kaynaklanan ilave maliyetin finansmanına karşılık olmak üzere, devir tarihi itibariyle ilgililerin atandıkları kadro unvanı ile derecesi ve kademesi veya geçirildikleri sözleşmeli personel pozisyonlarının unvanı ve hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi veya iş sonu tazminatı toplam tutarı, 5 yıl içerisinde 5 eşit taksitte Kızılay tarafından Bakanlığın döner sermayesine ödenecek veya devredilen sağlık kuruluşlarına ait taşınır bedelleri ile devredilen sağlık kuruluşlarının bulunduğu Kızılay’a ait taşınmazların kiralanması halinde kira alacağından mahsubu yapılacak.

Kanunun bazı maddelerinin uygulanmasına geçiş süreci konuldu. Yasa, tam gün çalışma açısından üniversite hastanelerinde bir yıl, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ise 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Link

KLİNİK ŞEFİNİN GELİRİ 13 BİN LİRAYI BULACAK

Yazan: HABERmedical 25 Ocak 2010  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Üniversite ve sağlık çalışanlarının tam gün çalışmasını öngören yasanın TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle birlikte, tartışmalara neden olan hekimlerin maaşları da belli oldu…

Hekimlere, hem muayenehane hem de kamu hastanesinde ikili çalışma sistemini ortadan kaldıran yasa ile birlikte hekimlerin maaşlarına ilişkin de yeni düzenlemeler yapıldı. Kamu, üniversite ve askeri hastanelerde görev yapan hekimlerin aylık maaşlarına artış getiren yasa, aynı zamanda hekimlerin emekli maaşlarının da yükselmesine olanak tanıyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, bazı sağlık çalışanlarının mevcut durumu ve Tam Gün Yasası’nın uygulamaya girmesiyle birlikte alacakları aylık tavan gelir durumu şöyle:

“Buna göre, mevcut sistemde bir klinik şefinin bin 930 lira olan sabit aylığı, Tam Gün Yasası uygulamaya girdiğinde sabit ek ödemeyle birlikte 3 bin 448 liraya, bin 423 lira olan emekli maaşı 2 bin 856 liraya yükseliyor. Mevcut sistemde tavan olarak toplam 10 bin 55 lira aylık gelire ulaşabilen klinik şefi, Tam Gün’le birlikte bu rakamı 12 bin 870 liraya yükseltebilecek.

Aylık sabit maaşı bin 765 lira olan uzman tabibin ücreti, yeni sistemde sabit ek ödemeyle birlikte 3 bin liraya, bin 423 lira olan emekli maaşı da 2 bin 594 liraya yükseliyor. Mevcut sistemde tavan ücreti de 7 bin 907 liradan, yeni uygulamanın getirdiği ek ödeme ve nöbet artışlarıyla birlikte 10 bin 215 liraya ulaşabilecek.

Pratisyen hekimlerin mevcut sistemde bin 540 lira olan sabit maaşları, yeni sistemde sabit ek ödemeyle birlikte 2 bin 206 liraya, bin 423 lira olan emekli maaşları ise 2 bin 52 liraya yükseliyor. Pratisyen hekimler, mevcut sistemde tavan ücreti olarak 5 bin 662 lira gelir elde edebilerken yeni sistemde bu rakam 7 bin 150 liraya kadar ulaşabilecek.”

Link

SAĞLIK BAKANLIĞI SINAV YAPACAK

Yazan: HABERmedical 22 Ocak 2010  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerine ilgili dalda uzman tabipler arasından klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistan atama sınavı yapacağını açıkladı…

Bakanlıkça oluşturulacak komisyon tarafından, başvuru yapan adayların bilimsel çalışma ve eserleri değerlendirilerek başvuruları uygun olanlar, 04.04.2010 tarihinde yapılacak olan yazılı mesleki bilim sınavına girmeye, yazılı mesleki bilim sınavında başarılı olanlar ise tarihi daha sonra duyurulacak olan sözlü sınava girmeye hak kazanacaklar.

SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN YAPILAN DUYURU

3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası ile 01.12.2008 tarihli ve 27071sayılı resmi gazetede yayımlanan Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde Klinik Şefi, Klinik Şef Yardımcısı ve Başasistan Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Sınavlara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlığımız eğitim ve araştırma hastanelerine ilgili dalda uzman tabipler arasından klinik şefi, klinik şef yardımcısı ve başasistan atama sınavı yapılacaktır.

Atama yapılacak kadroya ait ilgili dalda uzman olan tabipler, tercih sırası belirterek, Bakanlığımız İnternet sitesinde ilan edilen kadrolardan, aynı unvanda olmak kaydıyla üçüne başvuracaklardır.

Başvuru yapan adayların bilimsel çalışma ve eserleri Bakanlığımızca oluşturulacak Komisyon marifetiyle değerlendirilerek başvuruları uygun olanlar, 04.04.2010 tarihinde yapılacak olan yazılı mesleki bilim sınavına girmeye, yazılı mesleki bilim sınavında başarılı olanlar ise tarihi daha sonra duyurulacak olan sözlü sınava girmeye hak kazanacaklardır.

Yapılan başvuruların değerlendirilmesi neticesi başvurusu uygun görülmeyen adaylar başvuru sonuçlarının Bakanlık internet sitesinde ilanını takip eden bir hafta içinde Bakanlığımıza itiraz edebilir. İtirazlar Bakanlığımız İtiraz Komisyonu tarafından değerlendirilecek olup, komisyon kararı kesindir.

Yönetmeliğin 11 inci maddesi gereği sınavlarda başarılı olan adaylar başvurdukları kadrolara genel sınav başarı puanına göre yerleştirilecektir. Yerleştirme neticesinde ilan edilen kadrolardan herhangi bir sebeple boş kalanlara, sınavlarda başarılı olup bir kadroya yerleşmeyen adaylardan yeniden tercih alınarak asıl yerleştirmedeki usule göre ek yerleştirme yapılacaktır.

Yönetmeliğin 12 inci maddesi gereği, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde belirtilen birinci ve ikinci bölgelere atanan eğitim personeli, ihtiyaç duyulan dallarda daha alt bölgelerdeki eğitim ve araştırma hastanelerinde, sınav puanı en düşük olandan başlayarak bir yıl süreyle görevlendirilir.

Klinik Şefi, Klinik Şef Yardımcısı ve Başasistan Kadrolarına başvuracak adaylar;

A- Genel Şartlar

* Başvurduğu dalda uzman olmak,
* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin A bendinin 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı alt bentlerinde sayılan şartları taşımak,
* Devlet memurluğundan ve kamu görevinden çıkarılma cezası almamış olmak,
* Devlet memurluğundan çekilen veya çekilmiş sayılanlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 97. maddesi çerçevesinde atanabilecek durumda bulunmak, görevini yapmasına engel hali bulunmamak,
* Kamu görevlileri için terfiine engel hali bulunmamak,
* Açıktan bu kadrolara atanacaklar için 657 sayılı Devlet Memuru Kanununa göre engel hali bulunmamak,
* Başvuru tarihi itibariyle Devlet Hizmeti yükümlülüğünü tamamlamaya 180 günden az süre kalmış olmak,
* İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinden en az birine ilişkin teslim tarihi itibariyle 5 yılını doldurmamış, Kamu Personeli

Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (KPDS) veya Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) yabancı dil yeterlilik belgesine sahip olmak,

B- Klinik Şefliği İçin Özel Şartlar,

* Yazılı mesleki bilim sınavı tarihi itibariyle; ana dallarda sınava girenler için; ilgili ana dalda en az beş yıl, yan dallarda sınava girenler için; ilgili yan dalda en az dört yıl uzman olarak çalışmış olmak ve bunu belgelemek,
* Bilimsel çalışma ve eserleri bakımından; ikisi birinci isim ve orijinal araştırma makalesi olmak üzere SCI (Science Citation Index), SCI-E (Science Citation Index – Expanded), SSCI (Social Science Citation Index) veya AHCI (Arts and Humanites Citation Index) kayıtlı dergilerde yayınlanmış en az (6) yayını bulunmak,
* Yabancı dilden en az 65 puan almış olmak,

C- Klinik Şef Yardımcılığı İçin Özel Şartlar,

* Yazılı mesleki bilim sınavı tarihi itibariyle; ana dallarda sınava girenler için; ilgili ana dalda en az üç yıl, yan dallarda sınava girenler için; ilgili yan dalda en az iki yıl uzman olarak çalışmış olmak ve bunu belgelemek,
* Bilimsel çalışma ve eserleri bakımından; biri birinci isim ve orijinal araştırma makalesi olmak üzere SCI (Science Citation Index), SCI-E (Science Citation Index – Expanded), SSCI (Social Science Citation Index) veya AHCI (Arts and Humanites Citation Index) kayıtlı dergilerde yayınlanmış en az (3) yayını bulunmak.
* Yabancı dilden en az 65 puan almış olmak,

D-Başasistanlık İçin Özel Şartlar,

* Başasistanlık kadrosu için; bilimsel çalışma ve eserleri bakımından biri orijinal araştırma makalesi olmak üzere yayınlanmış en az (3) yayını bulunmak,
* Yabancı dilden en az 60 puan almış olmak,

şartlarını taşıyacaklardır.

İlan edilen kadrolara başvurular 26.01.2010 günü saat 09.00 itibariyle başlayacak, 09.02.2010 günü saat 18.00’de sona erecektir.

Başvurular T.C. Sağlık Bakanlığı, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, Prof. Dr. Nusret Fişek Caddesi No: 41 06420 Yenişehir/ANKARA adresine 09.00-18.00 mesai saatleri arasında şahsen veya posta/kargo yoluyla yapılacaktır.

Başvuru tarihi sona erdikten sonra yapılacak başvurular ve posta/kargoda oluşacak gecikmeler nedeniyle (09.02.2010 tarihinden sonra Bakanlık Genel Evrak Kaydına İntikal eden başvurular) dikkate alınmayacaktır.

Başvuru şartlarını taşıyanlar, Bakanlığımız internet sitesinde (www.saglik.gov.tr) ilan edilen kadrolardan aynı kadro unvanında olmak kaydıyla en fazla üçüne;

- Başvuru yaptığı kadro ve hastane adlarını belirten bir dilekçe ekinde,

- Başvuru şartlarını sağladığını gösterir belgeler ile birlikte başvuru yapacaklardır.

- Bilimsel çalışma ve eserlere ilişkin fazladan yayın sunulması dikkate alınmayacağından sadece istenilen nitelik ve sayıda yayın sunulması yeterli olacaktır.

MADDE MADDE TAM GÜN KANUN TASARISI

Yazan: HABERmedical 18 Ocak 2010  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Sağlık sektöründe çalışanların ve vatandaşın tüm dikkatlerinin üzerinde yoğunlaştığı “Tam Gün Kanun Tasarısı” neler getiriyor. İşte Sağlık Bakanlığı’ndan madde madde “Tam Gün Kanun Tasarısı”…

“TAM GÜN KANUN TASARISI”
MADDELERİ İTİBARİYLE NELER GETİRİYOR?

MADDE 1- Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda çalışan personelin mesai dışında çalışmalarını teşvik amacı ile tavan oranlarının yüzde 30’una kadar ayrıca ek ödeme yapılması sağlanmaktadır. Mesela bir uzman hekim, bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dâhil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı ile yabancı dil tazminatı hariç) toplamının; mesai içi % 700’ü ve mesai dışı da % 210’u olmak üzere toplamda % 910’u, klinik şefi mesai içi %800’ü ve mesai dışı da %240’ı olmak üzere toplamda %1040’ı oranında ek ödeme alabilecektir.

İdarî sağlık müdür yardımcılarının ek ödeme oranı hastane müdürleri ve eczacılarla eşitlenmekte; profesör ve doçentlerinki ise klinik şefi ve şef yardımcıları ile paralel hale getirilmektedir.

İhtiyaç duyulması halinde (üniversite hastaneleri dâhil) kamu sağlık kuruluşlarında görevli sağlık personelinin karşılıklı kısmi zamanlı olarak veya belirli vakalar için görevlendirilmesi ve yaptıkları iş karşılığı döner sermayeden kendilerine ödeme yapılması sağlanmaktadır.

MADDE 2- Sağlık Bakanlığında çalışan hekimlere, döner sermaye ek ödemelerinin belirli bir kısmının performansa bağlı olmaksızın seyyanen ödenmesi öngörülmektedir. Böylece hekimlere izinli ve raporlu olduğu günler de dâhil olmak üzere belirli bir miktar döner sermayeden garanti para olarak ödenecektir. Bu suretle bir uzman hekimin seyyanen elde ettiği aylık geliri –maaşı ve döner sermayeden aldığı ek ödemesi ile birlikte- % 71, pratisyen hekiminki ise % 43 oranında artacaktır. Bu artışlar emekliliğe de yansıtılacaktır. Bu şekilde bir uzman hekimin maaşı 3005 TL, pratisyen hekimin ise 2206 TL olacaktır.

MADDE 3- Bu madde ile üniversite öğretim üyelerinin kısmi statüde çalışma şekli kaldırılmakta ve tam gün çalışmaları sağlanmaktadır.

MADDE 4- Öğretim elemanlarının diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görevlendirilmesi yeniden düzenlenmektedir.

MADDE 5- Üniversitelerdeki döner sermaye sistemi yeniden düzenlenmektedir. Tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde çalışanlara yapılacak ek ödeme sistemi, Sağlık Bakanlığındaki uygulamaya paralel hale getirilmektedir. Ancak mesai dışı çalışma karşılığı olan ek ödemeler öğretim üyeleri için yüzde 50 olarak öngörülmektedir. Örneğin bir profesör, mesai içi (%800) ve mesai dışı (% 400) olmak üzere toplam yüzde 1.200 oranında ek ödeme alabilecektir.

MADDE 6- Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde talepte bulunan kısmi statüde çalışan öğretim üyelerinin devamlı statüye geçmeleri sağlanmaktadır.

Bu madde ile hekimlerin;

*) Kamu kurum ve kuruluşları,
*) Vakıf üniversiteleri,
*) Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları,
*) Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşlarından

yalnızca birinde çalışmaları öngörülmektedir. Ancak her bir bent kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışmaya imkân tanınmaktadır. Burada hizmet veriminin sağlanması amacıyla, hekimlerin kamu dışındaki çalışmaları da yeniden düzenlenmektedir.

Yükseköğretim kurumlarının diğer birimlerinde elde edilen döner sermaye gelirlerinin yüzde 85′ inin hizmeti üreten öğretim elemanlarına üst limit olmaksızın dağıtılabilmesi sağlanmaktadır.
Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreter ile dekan, başhekim ve yüksek okul müdür ve yardımcıları, gelir getirici katkısına bakılmaksızın yüzde 600 ile yüzde 100 arasında değişen oranlarda ek ödeme alabilecektir.

Bu madde ile Sağlık Bakanlığı, üniversite, veya özel sektör (Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi olan) hastanelerinde çalışan hekimlerin aynı zamanda muayenehane çalıştırması kaldırılmaktadır. Bir hastaneye başvuran vatandaşın hizmet alabilmek için ayrıca muayenehaneye giderek cebinden ödeme ihtiyacı ortadan kalkmakta, insanımız şimdiki çarpık sistemin zorlamasından kurtulmaktadır.

MADDE 8- Mesleki hatalar için hekimlere mali güvence sağlamak, vatandaşların da bu hizmetlerden dolayı uğrayacakları zararları teminat altına almak gayesi ile zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası getirilmektedir. Bu sigorta için ödenecek primin yarısı işverence ödenecektir.

MADDE 9- İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi, radyasyon doz limitleri de dikkate alınmak kaydı ile 35 saat olarak belirlenmektedir.

MADDE 10- Bu madde ile sağlık kurumlarında çalışan personele ödenen ve hâlihazırda düşük olan saat başına nöbet ücreti arttırılmakta, ayrıca ödenebilecek tavan nöbet saati miktarı yükseltilmektedir. Yine hem çalışılan kurum anlamında, hem de hizmet sınıfı bakımından kapsam genişletilmektedir. Bu suretle bir asistan hekimin alabileceği aylık nöbet ücreti üst sınırı 252 TL’ den 671 TL’ ye, yükseköğrenim görmüş bir hemşireninki 183 TL’den 447 TL’ye yükseltilmektedir.

MADDE 11- Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin ilgili birimlerinin karşılıklı işbirliği çerçevesinde birlikte kullanılabilmesine imkân sağlanmaktadır. Bu şekilde, bir ildeki üniversite veya Sağlık Bakanlığına ait bütün kaynakların ve kapasitenin (bina, insan ve cihaz) hem eğitim, hem de hizmet sunumu amacıyla her iki kurum tarafından birlikte kullanılabilecektir. Böylece, her kurumun ayrı ayrı yatırım yapması ihtiyacı ortadan kalkacak, atıl kapasite ortaya çıkması önlenecek ve kaynak tasarrufu sağlanacaktır.

MADDE 12- Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan hekimlere ek ödeme verilemediğinden, askeri hâkim ve savcılar emsal alınarak sağlık hizmetleri tazminatı ödenmesi sağlanmaktadır.

MADDE 13- İhtiyaç duyulması halinde, Türk Silâhlı Kuvvetlerine bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarına üniversitelerden ve Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlardan personel görevlendirilmesine imkân sağlanmaktadır.

MADDE 14- Döner sermayeden seyyanen ödenen ek ödemenin emeklilik aylıklarına da yansıtılması sağlanmaktadır. Maddenin uygulamaya geçmesinden sonra 25 yıl çalışan bir uzman hekimin emekli maaşı 1.423 TL’den 2.594 TL’ye, pratisyen hekiminki ise 1.423 TL’de 2.052 TL’ye yükselecektir.

MADDE 15- Son 10 yılda istifaen görevinden ayrılan hekimlerin, bir defaya mahsus olmak üzere isterlerse görevden ayrıldıkları Sağlık Bakanlığına ait kuruluşlara, ihtiyaç olmaması halinde ise boş bulunan yerlere açıktan atanabilmeleri sağlanmaktadır.

MADDE 16- Hekimlerin de, diğer bazı meslek erbabı gibi emeklilik sonrası kamu görevine dönebilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 17- Kamuda tam gün çalışma esasına geçilmesi sebebiyle yürürlükteki kanunlarda yer alan kısmi zamanlı çalışma ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 18- Gerekli alt yapının hazırlanabilmesi için, tam gün uygulamasının üniversitelerde 1 yıl, diğer kurumlarda altı ay sonra başlaması öngörülmektedir.

Sonraki sayfa »