İLK YARDIMA İLK ADIM PROGRAMI’NA 4.ÖDÜL
Yazan: HABERmedical 28 Aralık 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
AstraZeneca Türkiye, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV işbirliğiyle yürütülen İlk Yardıma İlk Adım Programı Avrupa Mükemmellik Ödülleri’nin “Ulusal Kampanyalar” kategorisinde üçüncülüğe layık görüldü…
Projeleri, uluslararası ölçekte mesleki başarı kriterlerine göre değerlendiren Avrupa Mükemmellik Ödülleri, Amsterdam’da düzenlenen törenle açıklandı. Avrupa’nın farklı ülkelerindeki iletişim uzmanları arasından seçilen jüri üyeleri projeleri, yaratıcılık, yenilikçilik, fayda-maliyet ilişkisi ve strateji kriterleri üzerinden değerlendiriliyor.
AstraZeneca Türkiye, Avrupa’da bir yıl içinde farklı sektör, bölge ve kategorilerde uygulanan ve iletişim alanında ses getirmiş çalışmaların almaya hak kazandığı bu prestijli ödüle layık görüldü. İlk Yardıma İlk Adım programı ile ödüle layık görülen AstraZeneca Türkiye, “Ulusal Kampanyalar” kategorisinde 3′üncü oldu.
Adım adım “İlk Yardıma İlk Adım”
5 yıldır aralıksız devam eden İlk Yardıma İlk Adım programı bu güne kadar 220 ye yakın Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’na (YİBO) ulaşarak, 40.000′in üzerinde öğrenciye “hayat kurtaran eğitim” verdi. İlk Yardıma İlk Adım son olarak Ekim, Kasım ve Aralık aylarında Ankara, Çankırı ve Kastamonu illerindeki YİBO’lara ulaştı.
Ulusal ve uluslararası alanda ödüller aldı
Türkiye’deki tüm YİBO’ları hedefleyen İlk Yardıma İlk Adım, 2010 yılında PR alanında en saygın yayınlardan biri olan PR News Onur ödülünü aldı. Program, yine 2010 yılında, uluslararası alanda Golden Peacock ödüllerinin de ‘genel birincisi’ seçildi. Son olarak Eczacı Dergisi tarafından düzenlenen Altın Havan 2011 Ödülü’ne layık görülen AstraZeneca Türkiye, Avrupa Mükemmellik Ödülü’nü de alarak bu alandaki başarısını hem ulusal alanda hem de uluslararası alanda bir kez daha taçlandırmış oldu.
ÖDÜL YİNE TÜRKİYE’NİN
Yazan: HABERmedical 24 Kasım 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
2011 Attilio Lazzarini Ödülleri sahiplerini buldu. Geçen yıl “Bölgesel Medikal Yönetici Etkinlik Ölçüm” projesi ile ödüle layık görülen AstraZeneca Türkiye Medikal Ekibi, bu sene klinik araştırmalar alanında geliştirdiği “Hasta Alımı Konusunda Mükemmellik” adlı yenilikçi çalışma sistemiyle Attilio Lazzarini Ödülü’ne layık görüldü…
AstraZeneca’nın bugünkü kuvvetli ve istikrarlı Ar-Ge yetkinliğine ulaşmasına liderlik eden Klinik Araştırmalardan Sorumlu Geçmiş Başkan Yardımcılarından Attilio Lazzarini’nin anısına organize edilen medikal içerikli Attilio Lazzarini Ödülleri sahiplerini buldu.
Geçen yıl olduğu gibi 2011 yılında da Attilio Lazzarini Ödülü’ne AstraZeneca Türkiye Medikal Ekibi, layık görüldü. AstraZeneca Türkiye Medikal Ekibi, klinik araştırma çalışmalarında geliştirdiği “Hasta Alımı Konusunda Mükemmellik” projesi ile ödül almaya hak kazandı.
AstraZeneca Türkiye Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü Dr. Müjgan Ateş, 2011 yılı Attilio Lazzarini Ödülü’nün Türkiye’ye ardı ardına ikinci kez geldiğine dikkat çekti. AstraZeneca Türkiye Medikal Ekibi’nin geliştirdiği programların Avrupa’da çeşitli organizasyonlar tarafından uygulanmaya başladığını da belirten Dr. Ateş, AstraZeneca Türkiye’deki Medikal Ekibin yaratıcılık ve etkin kaynak kullanımı konuda Avrupa’daki meslektaşlarına bu çapta örnek teşkil etmesinden duyduğu memnuniyeti de söylerine ekledi.
İLK YARDIMA İLK ADIM’A ‘ALTIN HAVAN’
Yazan: HABERmedical 21 Kasım 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Eczacı Dergisi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Altın Havan Ödülleri 2011, törenle sahiplerine verildi. İlk Yardıma İlk Adım Programı ile “Sanayi Eğitim” kategorisinde Altın Havan’a layık görülen AstraZeneca Türkiye adına ödülü, AstraZeneca Türkiye Genel Müdürü Hervé Dussart aldı…
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı binasında gerçekleşen ödül törenine, Türk Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak’ın yanı sıra üniversitelerin ilgili dekanları ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Eczacı Dergisi İmtiyaz Sahibi Çetin Öztürk, ödüllerin titizlikle değerlendirildiğini ifade ederek, Altın Havan’ın her geçen yıl daha görkemli bir hale geldiğinin altını çizdi. Sunuculuğunu Mesut Yar’ın yaptığı Altın Havan 2011 ödül töreninde, “Sanayi Eğitim” kategorisinde ödüle layık görülen AstraZeneca Türkiye adına ödülü AstraZeneca Türkiye Genel Müdürü Hervé Dussart aldı. Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevim Rollas’ın elinden ‘Altın Havan’ı alan AstraZeneca Türkiye Genel Müdürü Hervé Dussart, İlk Yardıma İlk Adım Programı’nı Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV ile birlikte yürüttüklerini belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.
“İlk Yardıma İlk Adım”
Uluslararası alanda da takdir gören İlk Yardıma İlk Adım Programı, 2010 yılında PR alanında en saygın yayınlardan biri olan PR News Onur ödülünü aldı. Program, yine 2010 yılında, uluslararası alanda Golden Peacock ödüllerinin de ‘genel birincisi’ seçildi. AstraZeneca Türkiye, son olarak Altın Havan 2011 ödülüne layık görülerek bu alandaki başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu.
AstraZeneca, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV işbirliğiyle yürütülen ve alanındaki en uzun soluklu proje olan “İlk Yardıma İlk Adım”, 5’inci yılında toplam 40.000’in üzerinde öğrenciye “hayat kurtaran eğitim” verdi. 2007 yılından bu yana büyük bir başarı ile sürdürülen ve döneminin en uzun soluklu sosyal sorumluluk projesi olan “İlk Yardıma İlk Adım”, 5’inci yılında toplam 79 ilde, 212 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’na (YİBO) ve 40.000’in üzerinde öğrenciye ulaştı.
TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA SAATLERİ ESNİYOR
Yazan: HABERmedical 10 Kasım 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Özellikle büyük şehirlerde değişen yaşam koşulları, trafik ve her ikisi de çalışan ebeveynler gibi faktörleri göz önüne alan şirketler, çalışanlarına Esnek Çalışma Saatleri sunmaya başladı…
Türkiye’de çalışanların kendi yan haklarını seçmelerine fırsat tanıyan “Esnek Yan Haklar Programı” uygulayan şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu programları belli bir süredir uygulayan şirketler, değişen ihtiyaçlara ve çalışanların beklentilerine göre, bu hakları yeniden yapılandırıyor. Örnekleri henüz ülkemizde az olmakla beraber, bazı şirketler çalışanlarına bir de çalışma saatlerini kendilerinin belirleyebilecekleri Esnek Çalışma Saatleri uygulaması sunuyor. Türkiye’de Esnek Yan Haklar Programını ilk uygulayan ilaç şirketi olan AstraZeneca Türkiye, şimdi de merkez ofisi çalışanlarına Esnek Çalışma Saatleri sunuyor.
Şirketler için insan kaynakları yönetiminde stratejik önemi giderek artan Esnek Yan Haklar programlarını çalışanlarına sunan şirketlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu programları belli bir süredir uygulayan şirketler, değişen ihtiyaçlara ve çalışanlardan gelen taleplere göre bu hakları yeniden şekillendiriyor. Ancak, özellikle büyük şehirlerde değişen yaşam koşulları, trafik ve her ikisi de çalışan ebeveynler gibi faktörleri göz önüne alan şirketler, çalışanlarına Esnek Çalışma Saatleri sunmaya başladı. Türkiye’de henüz çok yeni olan bu uygulama ile AstraZeneca merkez ofisi çalışanları ayda kendi tercih edecekleri iki gün evden çalışabilecek ve haftada 40 saati doldurmak kaydıyla işe geliş-gidiş saatlerini kendileri ayarlayabilecek. Ayrıca yaz ayları boyunca tüm çalışanlar Cuma günleri saat 15:00′te paydos edebilecek.
Motivasyonu olumlu etkiliyor
Esnek Çalışma Saatleri uygulaması hakkında bilgi veren AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Feyza Aysan, “AstraZeneca olarak Esnek Yan Haklar uygulamasını Türkiye’de başlatan lider ilaç şirketiyiz. Esnek Çalışma Saatleri ise 2011 yılında başlatılan yeni bir uygulamadır. Her iki uygulamanın da çalışanlar üzerinde motivasyon anlamında oldukça pozitif etkileri olduğunu gözlemliyoruz. Uygulama kapsamında AstraZeneca Türkiye merkez ofis çalışanları, 10:00 – 16:00 saatleri arasında ofiste olmak ve haftada toplam 40 saati doldurmak kaydıyla işe geliş gidiş saatlerini kendileri belirleyebilmektedir” dedi. Yaz mevsimi boyunca yine tüm çalışanlar cuma günleri saat 15:00′ten sonra hafta sonu tatiline başladıklarını da belirten Aysan “Esnek Çalışma Saatleri’nde bir başka uygulama ise ‘evden çalışma’. Bu uygulamaya göre AstraZeneca Türkiye merkez ofis çalışanları, ayda iki gün, iş yerine gelmeden evden çalışabiliyorlar” diye konuştu.
Çalışanların taleplerine göre yeniden şekillenen Esnek Yan Haklar
Esnek Yan Haklar Programı’nın ikinci yılı hakkında da bilgi veren AstraZeneca Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Feyza Aysan, çalışanların en çok tercih ettiği esnek yan hakkın “bireysel emeklilik planı için ek şirket katkı payı” olduğunu söyledi. Esnek Yan Haklar Programı’nın, gerek şirket, gerekse çalışan açısından en ideali yakalamak üzerine kurulu olduğunu ifade eden Aysan, “Çalışanlardan oluşan bir komite kurduk. İlk yılın bilgilerini ve çalışanlardan gelen geri dönüşleri değerlendiren bu komitenin bize sunduğu rapora göre Esnek Yan Haklar Programı’nı yeniden şekillendirdik. Tatil çekleri, tatil yeri indirimleri ve yakıt yardımında akıllı anahtarlık opsiyonu gibi yeni tercih seçenekleri ekledik. ” dedi.
Çalışanlar en çok neyi tercih ediyor?
Esnek Yan Hakların ikinci yılında çalışanların programı kullanış biçimlerini rakamsal açıdan değerlendiren Aysan, “2011 yılında Esnek Yan Haklardan yararlanan çalışan sayısı, 2010 yılına oranla yaklaşık %10 oranında arttı. Esnek Yan Haklar kapsamında 2011 yılı listesinde AstraZeneca Türkiye çalışanların en çok tercihi; Yılbaşı Çeki, Giyim Yardımı ve Yemek Yardımı oldu. AstraZeneca Türkiye çalışanlarının Esnek Yan Haklar kapsamında satın alma listesinde ilk üç sırayı ise; Bireysel Emeklilik, Benzin Kartı ve Alışveriş Çekleri aldı” şeklinde konuştu.
Avrupa’da uzun yıllardır uygulanıyor
Esnek yan haklar ve esnek çalışma saatlerini uzun yıllardır uygulayan gelişmiş ülkelerde özel sektörün yaklaşık %30′nun, kamu sektörünün ise yaklaşık % 50′nin bu yöntemi tercih ettiği biliniyor. Esnek çalışma saatleri modeli; çalışanın, çalışma zamanını ve süresini, işletme yönetiminin öngörüsü ile birlikte dilediği şekilde belirleme olanağını bulduğu bir çalışma düzenidir.
PENSA İLAÇ YENİ ÜRÜN NAKSEN’İN TÜRKİYE EĞİTİM TOPLANTISINI RİVA LEGEND OTEL’DE YAPTI
Yazan: HABERmedical 28 Eylül 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Kısa süre önce BİZMOPEN’in Türkiye Eğitim Toplantısını gerçekleştiren Pensa İlaç bu kez de NAKSEN isimli hipertansiyon ve kronik kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan ilacının Türkiye lansman toplantısını yaptı…
İstanbul’un cennet köşelerinden Riva’da geniş katılımla gerçekleştirilen Türkiye lansman ve eğitim toplantısında, Prof. Dr. Acar Baltaş’da bir konferans verdi.
Konferansta “Kişisel Potansiyelin Kurumsal Performansa Dönüşü” şifrelerini Pensa İlaç mensuplarıyla paylaşan Prof. Dr. Acar Baltaş; Pensa İlaç ekibiyle Baltaş – Eksen Danışmanlık tarafından verilen seri eğitimlere devam edileceğini belirtti.
Pensa İlaç Ülke Müdürü Dr. Emin.B. Paçacı, Medikal Direktör Dr. Tuanna Ünay ve Satış Müdürü Gökhan Tukacı 2 gün süren başarılı lansman ve eğitim toplantısı sonrasında tüm katılan Pensa İlaç çalışanlarını bölgelerine uğurladılar.
PENSAİLAÇ, 2011 EĞİTİM-MOTİVASYON TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ
Yazan: HABERmedical 18 Ağustos 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
2011 Türkiye Toplantısını bir hafta süreyle Kumburgaz Artemis Hotel’de gerçekleştiren Pensa İlaç, BİZMOPEN isimli yeni ürününün de kurum içi Türkiye lansmanını yaptı…2011 Türkiye Toplantısını bir hafta süreyle Kumburgaz Artemis Hotel’de gerçekleştiren Pensa İlaç, BİZMOPEN isimli yeni ürününün de kurum içi Türkiye lansmanını yaptı…
Pensa İlaç, 2011 Türkiye toplantısında Kurumsal IK Yönetimi ve Eğitim Danışmanlık Şirketi Baltaş-Eksen’de eğitim seminerlerini gerçekleştirdi.
Pembe-Beyaz ambalajıyla beğeni toplayan ve 80 yılı aşkın süredir Amerika’da kullanılan bir bizmut bileşiği olan, bizmut bileşikleri arasında antidiyaretik olarak kullanılan antibakteriyel, antisekretuar ve antienflamatuar etkileriyle öne çıkan BİZMOPEN’i Pensa İlaç Medikal Direktör Dr. Tuanna Ünay tanıttı. Tam günlük BİZMOPEN kurum içi Lansman ve Eğitim Toplantısında Satış Müdürü Gökhan Tukacı ve takım arkadaşları da interaktif katkı sağladılar.
“AVRUPA’NIN EN UCUZ İLAÇLARI TÜRKİYE’DE”
Yazan: HABERmedical 02 Haziran 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Basında yer alan “Fiyatlarda rekor indirim yapıldı, sektör yine de kazanıyor”, “İlaç şirketleri pahalı ilaca yönlendirdiği için harcamalar artıyor” şeklindeki haber ve değerlendirmelere, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nden açıklama geldi…
Türkiye’de ilaç harcamalarının artmasının insanlarımızın ihtiyaçlarından kaynaklandığını belirten AIFD, Avrupa’nın en ucuz ilaçlarının Türkiye’de olduğunu, yeni ilaçların desteklenmediğinin altını çizerek, çözüm önerilerinde bulundu.
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği tarafından yayınlanan açıklamanın tam metni:
Türkiye’de ilaç harcamalarının artması insanlarımızın ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır
73 milyona yaklaşan nüfusumuz bugün için ağırlıklı bir şekilde genç olmakla birlikte, belirli bir yaşlanma sürecinde bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kapsadığı kronik hasta sayısının artması; ülkemizde ilaç ve sağlık hizmetlerine erişimin son yıllarda yaygınlaştığı gerçeğiyle birlikte ele alındığında, kamunun ilaç ve sağlık faturasının artması doğaldır. 2011 yılı ilk üç ayında meydana gelen reçete artış oranı %23’tür. Danıştay’ın 2010/6584 sayılı 25 Ocak 2011 tarihli kararı ile reçetelenebilen ilaç sayısını 4 ile kısıtlayan uygulamayı kaldırmış olması ve aile hekimliği sisteminin tüm yurtta hayata geçmesi erişimi artıran bir başka etken olmuştur. Yılda ortalama hasta hekim ziyareti sayısı 2002 yılında 2 iken, 2010 yılında 7′yi aşmıştır.
Avrupa’nın en ucuz ilaçları Türkiye’de
Türkiye’de ilaç harcamalarının artması toplumun ilaca erişiminin güçlenmesinden, insanlarımızın ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Harcamalardaki artışı yenilikçi ve orijinal ilaç fiyatlarına bağlamak yanlıştır. Halen Türkiye’deki ilaç fiyatları, en ucuz Avrupa ülkesinin %30-50 altındadır. Çıkarılan bir kararname ile ülkemizde muadilleri bulunan orijinal ilaçların fiyatları, muadilleri ile eşitlenmiştir. Orijinal ilaçlarla onların muadili ilaçların fiyatları aynıdır. Muadili olmayan orijinal ilaçlara ise, Avrupa’nın en ucuzu sınırlamasına ilaveten %32,5 iskonto yapılmaktadır.
2010 – 2012 OVP kapsamındaki ilaç bütçesi hedef rakamları 2010 yılı için 14,6 milyar lira, 2011 için 15,6 milyar lira ve 2012 için 16.67 milyar lira olarak belirlenmiştir.
Bununla birlikte, 2009 yılında 16 milyar TL düzeyini geçmesine rağmen, kamu ilaç harcamaları bütçesinin 2010 için 14,6 milyar TL olarak belirlenmesini anlamak güçtür. Nitekim yapılan bütün indirimlere rağmen 2010 yılında kamu ilaç harcamaları 15,2 milyar TL olmuştur. Bir önceki yıla göre %5 daralma yaşanmıştır. 2009’dan bu yana kamunun aldığı tasarruf önlemleri sonucunda ilaç endüstrisinde yaklaşık 2 bin kişi işsiz kalmış, yatırım ve iş planlarını tekrar gözden geçirmek zorunluluğu doğmuştur.
Yaşanan bütçe sıkıntılarını gidermek ve bütçe dengelerini korumak için, sağlık sektöründeki verimsizlikleri bütüncül olarak ele almadan, yalnızca ilaç fiyatlarını indirmeye odaklanılması Türkiye’de ilaç endüstrisini giderek daha zor bir durumda bırakmaktadır. Sektörümüzde kelimenin tam anlamı ile bıçak kemiğe dayanmıştır.
Yeni ilaçlar desteklenmiyor
Ülkemiz ilaç sektöründe ne yazık ki eski ilaçların satılmasını destekleyen, yenilikçi ilaçlara erişimi güçleştiren politikalar uygulanmaktadır. Ruhsatlandırmadan fiyatlandırmaya kadar temel alanlara bakıldığında bu durum net bir şekilde görülmektedir. 1 Aralık 2009 ile 31 Mart 2011 tarihleri arasında ruhsat alan yeni ilaç sayısı 32, yeni molekül sayısı 13’te kalırken, muadil jenerik ilaç ve 20 yıllıktan eski ilaç sayısı 701 olmuştur. Bu yılın ilk 4 ayında ilaç sektörü %7 büyürken, yeni ilaçlardaki büyüme %3′te kalmıştır. Eski ilaçlar ise %15 büyüme göstermiştir. Orijinal ilaçlarda büyüme %1 iken, muadil ilaçlar %7 büyümüştür. Oysa muadili olan orijinal ilaçlarla, jenerik ilaçların fiyatları aynıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu elindeki ilaç detayındaki verileri kamuoyu ile paylaştığı takdirde bu oranlar daha da net görülebilecektir. Ayrıca firmalar detayında incelendiğinde, bazılarının büyüme oranı ortalamada veya üstünde kalırken, bazıları küçülmüştür. Sektör olarak bir genelleme yapılmamalıdır.
Araştırmacı ilaç endüstrisi ülkemizde başarıyla uygulamaya koyulan sağlık reformu sürecinin toplumun tamamı yüksek kaliteli sağlık ve ilaç hizmetlerine erişene kadar devam etmesi gerektiğine inanmaktadır.
Atılan başarılı adımlar sonucunda son yıllarda Türkiye’de ilaç ve sağlık hizmetlerine erişim önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Ancak, erişimin güçlenmesi kadar bu hizmetlerin kalitesinin artırılması ve uluslararası standartlara kavuşturulması da bir zorunluluktur. Böyle bir hedefin bütçeyi kısıtlayarak değil, ancak daha fazla bütçe ayırarak gerçekleşebileceği açıktır.
Çözüm Önerilerimiz
Uluslararası kalitede ilaç ve sağlık hizmetlerinin toplumun en geniş kesimlerine sürdürülebilir bir şekilde sunulabilmesi için varolan kaynaklar en akılcı ve etkin şekilde kullanılmalıdır. Bunun için fiyatlandırma, ruhsatlandırma, geri ödeme, ilaç tanıtımı, finansman ve kronik hastalık yönetimi gibi konular başta olmak üzere sektörün temel alanlarında yapısal reformlar hazırlanmalı ve uzun vadeli olarak uygulanmalıdır.
Yaşam kalitesini yükselten, hastalar için değer yaratan yenilikçi ilaç ve tedaviler geliştirerek insanlığın hizmetine sunan 38 bioteknoloji ve Ar-Ge ağırlıklı firmayı çatısı altında toplayan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) bu süreçte elinden gelen bütün desteği vermeye, bilgi birikimini Türkiye’nin hizmetine sunmaya hazırdır.
Saygılarımızla,
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD)
İLAÇ SEKTÖRÜNDE BIÇAK KEMİĞE DAYANDI, BAZI YATIRIMLAR İPTAL
Yazan: HABERmedical 16 Mayıs 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
2009 sonundan bu yana ilaç bütçesini dengelemek için fiyat indirimlerine ağırlık verilmesi tüm sektörde özellikle de araştırmacı ilaç endüstrisinde sıkıntıyı en üst düzeye çıkardı. Son iki yıldır art arda gelen fiyat indirimleri sonucunda önlerini göremez hale gelen ve istikrarlı bir çalışma ortamına sahip olamayan araştırmacı ilaç firmaları iş planlarını ve yatırımlarını gözden geçiriyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AİFD) üyeleri arasında yapılan bir anket, katılımcılarının yarıdan fazlasının planladıkları yatırımları iptal etme eğiliminde olduklarını ve bazı önemli yatırımların iptal edildiğini ortaya koydu…
İlaç sektörü özelikle de araştırmacı ilaç sektörü zor günler yaşıyor. İlaç harcamaları bütçesindeki kaynak sorunlarını gidermek için son iki yılda sadece fiyat indirimlerine odaklanılması sektörün nefesini kesiyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) üyeleri arasında yapılan bir anket sektörün içinde bulunduğu sıkıntıyı net bir şekilde ortaya koydu. 23 araştırmacı ilaç firmasının üst düzey yönetiminin katıldığı ankette firmalar “önlerini görememekten” ve “sektörde bugünden yarına hangi politikaların değişeceğini bilememekten” yakınırken, katılımcıların %52,2′si Türkiye’de yapmayı planladıkları yatırımları iptal etmek zorunda kaldıklarını bildirdi. Bu yatırımlardan en az ikisinin 50 milyon doların üstünde olduğu ifade edildi.
Yatırımlar tehlikeye girdi!
Alınan kararların araştırmacı ilaç firmalarının Türkiye’deki Ar-Ge yatırımlarını nasıl etkileyeceği sorulduğunda katılımcıların %69,5′i yatırımların azalacağını belirtti… Katılımcıların %91,3′ü de bu koşullarda firmasının görünür bir gelecekte üretim veya idari yatırım yapmayı düşünmeyeceğini vurguladı.
Çalışmaya katılanların %60,9′u planlanan bazı yatırımların tekrar gözden geçirilmekte olduğunu, bunların iptallerinin söz konusu olabileceğini kaydetti. Gözden geçirilen yatırımların 3′ü 50 milyon doların üstünde bulunuyor. Firmaların %52,2′si ise sektörde uygulanan politikalar nedeni ile bazı yatırımların iptal kararlarının alındığını bildirdi. Bunlar arasında da 50 milyon doların üstünde 2 yatırım bulunuyor.
İlaç sektöründe çalışma ortamı bozuluyor, genel merkezlerin bakışı olumsuz etkileniyor!
Ankete katılan yöneticilerin %95,7′si yapılacak yeni bir fiyat indiriminin işlerini olumsuz etkileyeceğini ifade ederken, %78,2′si araştırmacı ilaç firmalarının görüşlerine değer verilmediği ve etkin bir paydaş olarak karar süreçlerine arzu edilen biçimde dâhil edilmediklerini söyledi.
Sektörde iş yapabilme ortamının bozulduğundan yakınan katılımcılar bunun en önemli nedenleri arasında; öngörülebilirliğin bulunmamasını, korumacı politikaları, fikri mülkiyet haklarının yeterince güvence altında olmadığını düşündüklerini ve şeffaflık olmamasını sıraladılar.
Ankete katılan yöneticilerin %56,5′i sektörde uygulanan politikalar nedeni ile istihdamın %20′ye varan oranlarda, %17,4′ü ise %20′den fazla azalacağı tahmininde bulundu.
Ankete katılan uluslararası araştırmacı ilaç firması yöneticilerinin önemli bir endişesi de Türkiye’de uygulanan politikaların genel merkezlerin ülkeye bakışına olan etkileri konusunda ortaya çıktı. Katılımcıların tamamı, fiyat indirimlerine odaklanan politikaların, genel merkez yönetimlerinin Türkiye’ye bakışlarını olumsuz etkilediğini kaydettiler. Bu olumsuz izlenimin sonuçları ise genel merkezler tarafından alınan yatırım, istihdam ve teknoloji transferi gibi kararlarda Türkiye’nin dışlanması oluyor.
“Anket sonuçları endişe verici”
Yapılan çalışmayı değerlendiren AİFD Başkan Yardımcısı Engin Güner, “anket sonuçlarının oldukça endişe verici olduğunu” belirterek şunları söyledi:
“Bu sonuçlar, sektörümüzde kelimenin tam anlamıyla bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Son iki yıldır alınan kararlar ardından oluşan ortamda artık ülkemizde yapılması planlanan yatırımlar ciddi bir şekilde sorgulanmaya, iş planları tekrar gözden geçirilmeye başlanmıştır. Bugüne kadar pek çok özveride bulunmuş olan sektörümüz bir fiyat indirimini daha kaldırabilecek durumda değildir. Sektörün hızla geliştiği Çin, Hindistan, Brezilya ve Rusya arasında yer alan Türkiye’nin yatırım ve teknoloji transferi açısından artık cazibesi azalmakta, bu ülkelerin gerisinde kalmaktadır. En büyük endişemiz ise, hastalarımızın ilaca erişiminin zorlaşması riskidir. Ancak endüstri olarak bunu önlemek için her zamanki hassasiyetimizle elimizden geleni yapmaktayız.”
Engin Güner şöyle devam etti:
“Daha sağlıklı bir Türkiye için her zaman paydaşlarıyla işbirliğine öncelik veren AİFD, ilaç ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir bir şekilde uluslararası standartlara kavuşturulması, bu doğrultuda kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak yapısal reformların hazırlanması ve uygulanması için her türlü desteği vermeye hazırdır. Stratejik öneme sahip sektörümüze her zaman büyük ilgi gösteren ve çok önemli katkılarda bulunan ilgili Sayın Bakanlarımızın ve Sayın yetkililerin sesimize kulak vereceklerine inanıyoruz.”
‘İLK YARDIMA İLK ADIM’ ULUSLARARASI BİR ÖDÜL DAHA ALDI
Yazan: HABERmedical 30 Nisan 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Döneminin en uzun soluklu sosyal sorumluluk projesi “İlk Yardıma İlk Adım”, Türkiye’ye önemli bir uluslararası ödül daha getirdi. Kısa süre önce ABD’de PR News Dergisi tarafından verilen CSR Awards Onur Ödülü’ne layık görülen, AstraZeneca Türkiye’nin desteklediği ‘İlk Yardıma İlk Adım’ projesi, şimdi de “Golden Peacock Global Kurumsal Sosyal Sorumluk” birincilik ödülüne layık görüldü…
AstraZeneca Türkiye’nin Milli Eğitim Bakanlığı ve TOÇEV ile birlikte yürüttüğü, Türkiye’deki Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) öğrencilerine temel ilk yardım bilincinin aşılanmasını hedefleyen “İlk Yardıma İlk Adım” projesi, yurtiçinde olduğu kadar, yurtdışında da büyük beğeni topluyor. Bir ay önce ABD’de, alanındaki en prestijli yayınlar arasında sayılan PR News tarafından verilen CSR Awards Onur Ödülü’nü alan ‘İlk Yardıma İlk Adım’, şimdi de uluslararası bir ödüle daha layık görüldü.
216 başvuru arasından, İlk Yardıma İlk Adım seçildi
Dünyanın en saygın ödülleri arasında kabul edilen Golden Peacock, şirket tepe yöneticilerinden oluşan Direktörler Enstitüsü – Institute of Dirctors (IOD) tarafından 1991′den beri veriliyor. Tüm ülkelerin katılıma açık olan Global Golden Peacock Ödülleri’ne bu yıl “Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Yönetişim ve Çevre” kategorisinde çeşitli ülkelerden toplam 216 başvuru yapıldı. Yüzlerce projeyi geride bırakan ‘İlk Yardıma İlk Adım’, AstraZeneca’ya uluslararası alanda birincilik ödülü getirdi.
“Bu ödüller bizlere güç veriyor, teşvik ediyor”
Global Golden Peacock Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Yönetişim ve Çevre Ödülü, 29 Nisan 2011 tarihinde Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen törenle AstraZeneca yetkililerine verildi. Amaçlarının; “Hayat kurtaran bu eğitimi, öğrencilere ulaştırmak” olduğunu belirten AstraZeneca Türkiye Genel Müdürü Hervé Dussart; İlk Yardıma İlk Adım projesini, dört yıldır aralıksız sürdürdüklerine değindi. Dussart, “Uluslararası alanda aldığımız böylesine önemli ödüller, bizlere ‘ne kadar doğru bir yolda ilerlediğimizi’ gösteriyor, gelecekteki çalışmalarımız için ise büyük bir şevk ve güç veriyor” dedi.
Bağımsız, şeffaf ve çok aşamalı değerlendirme
Institute of Directors (IOD) – Direktörler Enstitüsü tarafından, 1991 yılından bu yana verilen Global Golden Peacock’da başvurular, bağımsız, saygın, şeffaf ve çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçiriliyor. Bilirkişi Değerlendirme Komitesi’nce yapılan ilk elemenin ardından başarılı projeler, Ödül Danışmanları Başkanlığı’na sunuluyor. Farklı açılardan değerlendirmelerin de yapıldığı tüm aşamalar sonucu en çok beğenilen proje, ödüle layık görülüyor.
Çok uluslu jürinin başkanı, İsveç eski Başbakanı Ola Ullsten
AstraZeneca Türkiye’yi, Global Golden Peacock – Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Yönetişim ve Çevre Ödülü’ne layık gören bu yılki jürinin başkanlığını, İsveç eski Başbakanı Dr. Ola Ullsten üstlendi. Seçici kurulda Hindistan eski Anayasa Mahkemesi Başkanı, Baş Hakim P.N. Bhagwati ve Petrol ve Gaz Ürünleri Bakanlığı Mali İşler Müsteşarı Dr. A.N. Saksena, Greenwich Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi ve Byrok Systems Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Colin Coulson-Thomas, İngiltere RMIT Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Jeremy Pearce ile Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi Baş Danışmanı Ulric Fayl Hentaller gibi isimler de yer aldı.
“İLK YARDIMA İLK ADIM”, TÜRKİYE’NİN EN DOĞUSUNA ULAŞTI
Yazan: HABERmedical 28 Nisan 2011
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
AstraZeneca, Milli Eğitim Bakanlığı, TOÇEV işbirliğiyle yürütülen “İlk Yardıma İlk Adım” projesi, Nisan ayında Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı’daki YİBO’larda “hayat kurtaran eğitim”i vererek, Türkiye’nin en doğusuna ulaştı. 2011 hedefine bir adım daha yaklaşan projede bugüne kadar eğitim verilen öğrenci sayısı 35 bini geçti…
Milli Eğitim Bakanlığı, TOÇEV ca AstraZeneca işbirliğiyle 2007 yılından bu yana büyük bir başarı ile sürdürülen “İlk Yardıma İlk Adım” son durağı, Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı oldu. Döneminin en uzun soluklu sosyal sorumluluk projesi olan “İlk Yardıma İlk Adım”, bu okullarla birlikte toplam 72 ilde, 193 YİBO’ya ve 35.475 öğrenciye ulaştı.
3 günde; 4 ile gidildi, 6 YİBO’da eğitim verildi
Hayati önem taşıyan temel bilgileri basit ve etkin bir şekilde vererek, ilköğretim çağındaki çocuklarda ilk yardım bilinci oluşturan ve bu nedenle “Hayat kurtaran eğitim” olarak da adlandırılan İlk Yardıma İlk Adım projesi, son olarak Ardahan, Kars, Iğdır ile Ağrı illerindeydi. 5 Nisan Salı günü Ardahan Merkez YİBO’ya ulaşan İlk Yardıma İlk Adım ekibi, aynı gün Kars il merkezindeki Ş.Karaoğlanoğlu YİBO’da da eğitim verdi. Ekibin 6 Nisan Çarşamba günkü durağı Iğdır’daki Yaycı 75.Yıl YİBO ve Karakoyunlu Gazi YİBO oldu. İlk Yardıma İlk Adım ekibi 7 Nisan Perşembe günü ise Ağrı’ya geçerek, Ozanlar YİBO ve 100. Yıl YİBO’da eğitim verdiler.
Eğitim, çizgi film ve tiyatro ile pekiştiriliyor
Bölgede yürütülen “İlk Yardıma İlk Adım” projesi kapsamında; MEB ilk yardım formatorünün sözlü ve uygulamalı eğitimi ile başlayan ilk yardım eğitimi, Turbo ve arkadaşlarının maceralarını konu alan çizgi film ile pekiştirildi. Daha sonra öğrenciler arasında düzenlenen kısa bir yarışma ile; hem eğitimde verilen bilgiler tekrar pekiştirildi, hem de hediyelerle ödüllendirildiler. Daha sonra ise üç arkadaşın (Burak, Ayşe ve Cemil) orman gezisinde başından geçenleri konu alan tiyatro gösterisi ile de verilen ilk yardım eğitiminin, öğrencilerin algılarında daha kalıcı olarak yer alması sağlandı. Eğitimin sonunda ise öğrencilere ilk yardım kitapçıkları, okullara ise tam donanımlı ilk yardım dolabı hediye edildi.
Hedef “Türkiye genelinde 50.000 öğrenciye ulaşmak”
Sağlık ve eğitim alanındaki en uzun dönemli Sosyal Sorumluluk Projelerinden biri olan “İlk Yardıma İlk Adım”da, YİBO öğrencilerinde temel bir ilk yardım bilinci oluşturuluyor. Bu özelliğiyle “hayat kurtaran eğitim” olarak da adlandırılan İlk Yardıma İlk Adım, bu eğitime belki de en çok ihtiyaç duyan YİBO öğrencilerine, 4 yıldır ulaşmaya devam ediyor. İlk Yardıma İlk Adım projesinin 2011 yılı hedefi; “Türkiye’de tüm YİBO’lara ulaşarak, öğrencisi sayısında ise 50.000′i aşmak” olarak belirlendi.



