TÜRKİYE'NİN MEDİKAL HABER PORTALI

MEDİKAL TURİZM VE SAĞLIK ZİRVESİ MAYIS AYINDA YAPILACAK

zirveSağlık ve Turizm sektöründen yerli-yabancı birçok yatırımcıyı, ortak yüklenicileri ve hükümet yetkililerini bir araya getirmek için organize edilen Türkiye Medikal Turizm ve Sağlık Zirvesi, 25-26 Mayıs 2011 tarihlerinde Radisson Blu İstanbul Otel’de yapılacak…

Sağlık ve Turizm sektörlerinde gelişim hedeflerini yerine getirmeyi bekleyen hükümet yetkilileri, yerli-yabancı yatırımcılar ve ortak yüklenicilerin kilit organlarını bir araya getirmek için organize edilen Türkiye Medikal Turizm ve Sağlık Zirvesi, 25-26 Mayıs 2011 tarihlerinde yapılacak.

İngiltere, ABD, Almanya, Arnavutluk, Suriye başta olmak üzere birçok ülkeden önde gelen uzman konuşmacılar ile Medikal Turizm ve Sağlık sektörünü ileri taşımanın hedeflendiği zirvede bu yılın teması “Harekette İlerleme” olacak.

Medikal Turizm Endüstrisi bünyesinde önemli konulara değinilmesinin yanı sıra, zirve medikal turistler için bir hedef olarak Türkiye’nin vurgulanacağı zirvede, ‘Akdeniz’in Hastanesi’ olarak tanımlanan ülkemizin tamamlayıcı tedavi ve reküperasyon tesislerine, dünya standartlarında hastane ve kliniklere sahip olduğu vurgulanacak. Türkiye, dünyanın yeni önde gelen tıp ve sağlık merkezlerinden biri olduğunun vurgulanacağı zirvede, Dünya çapında sağlık turizmi tüm beklentilerinin ötesinde son yıllarda büyüme kaydettiği belirtilecek.

Türkiye Medikal Turizm ve Sağlık Zirvesi ile küresel bir bakış açısıyla bu endişeleri ele alacak ve Medikal Turizm Sektörünün tüm sektörler arasında tartışılması için bir platform sağlayacak.

Türkiye Medikal Turizm ve Sağlık Zirvesi’nde başta, Sağlık Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Yerel Yönetim Temsilcileri, Tursab, Ohsad, Tümsad,Sabir,Poyd,Aktob gibi öncü katılımcıların yanında birçok yerli-yabancı yatırımcının karşılıklı görüşmelerine de olanak sağlanacak. Zirve 2 gün sürecek.

TÜRKİYE’NİN ‘SAĞLIK TURİZMİ POTANSİYELİ’ TANITILACAK

Yazan: HABERmedical 17 Mayıs 2010  
Kategori: SEKTÖREL, Sağlık Turizmi

Yorumlar Kapalı

Sağlık turizmi alanında dünyanın önemli platformlarından biri olan “4. Global Spa Zirvesi”, 16-19 Mayıs tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünun girişimleriyle İstanbul’da düzenlenecek…

Zirve kapsamında, spa ve sağlık sektörünü temsilen 40 farklı ülkeden 300′ün üzerinde üst düzey yönetici ve delege İstanbul’a gelecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, zirvenin İstanbul’da gerçekleştirilmesinin Türkiye’nin kongre ve sağlık turizmi olanaklarının tanıtılmasına ve gelişimine olumlu katkılar sağlayacağını söyledi.

Zirvede, sağlık turizminin geleceği, yeni eğilimler, başarıyı etkileyen faktörlerin tartışılacağını belirten Taşbaşı, “Zirve, sadece İstanbul’un değil Türkiye turizmine, turizm gelirlerinin artmasına destek sağlayacak bir organizasyon olacak. Turizmi çeşitlendirmek için çalışmalar yapıyoruz, bu anlamda sağluk turizmine de önem veriyoruz” dedi.

Türkiye’nin 2009 yılındaki en büyük sıkıntısının, turist sayısı artmasına rağmen, turizm gelirlerinin aynı oranda artmaması olduğunu dile getiren Taşbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ziyaretçi sayısını yükseltiyoruz ama turizm gelirlerini istediğimiz düzeyde artıramıyoruz. Turizm gelirlerinin artması, daha kaliteli turist gelmesi ve turizmde iyi bir tanıtım için sağlık turizminde bu organizasyonu düzenledik.

Bu zirveden beklentimiz, ülkemize gelen insanların başta İstanbul olmak üzere, hem tesislerimizi hem doğal kültürel ve tarihi yerlerimizi görüp ziyaret etmeleri. İstanbul’un bir dünya kenti, Türkiye’nin önemli bir turizm merkezi olduğu bilincine vararak ülkelerine dönecek olan misafirlerimiz Türkiye’yi tanıtacak. Zirveye sağlık turizmiyle ilgili üst düzey 300 yönetici katılacak. Ülkelerine döndüklerinde Türkiye’ye gelecek kişilere yardımcı olacaklar. Bunun için biz de böyle bir organizasyona ev sahipliği yapıyor ve destekliyoruz.”

İstanbul’un özellikle medikal turizm alanında çok gelişmiş bir kent olduğuna değinen Taşbaşı, “Zirveye katılanlar İstanbul’daki özel hastanelerin, dünya standartlarının neredeyse yakınına uygun olduğunu görecekler. Böylece biz buralarda yabancıların daha kolay, düzgün, temiz, ve daha ucuz hizmet almalarını sağlamış olacağız ve turizm gelirlerimizi artıracağız” diye konuştu.

“4. Global Spa Zirvesi”

İstanbul’da 16-19 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvenin ikinci gününde, “All About Turkey” adı altında Türkiye’nin spa, termal, wellness ve medikal turizm olanaklarının tartışılacağı bir bölüm olacak. Bu bölümde Dr. Sinan İbiş, Dr. Zeki Karagülle, Mehmet Kabas, Belgin Aksoy ve Ümit Atalay konuşmacı olarak yer alacak.

Panel sonrasında aynı gün, Çırağan Sarayı bahçesinde kokteyl yapılacak, sonrasında “Hoşgeldiniz Yemeği” düzenlenecek.

TIP TURİZMİNDE 2015 HEDEFİ 1 MİLYAR DOLAR GELİR

Yazan: HABERmedical 03 Ocak 2010  
Kategori: SEKTÖREL, Sağlık Turizmi

Yorumlar Kapalı

Tıpta ve sağlık turizminde bölgenin Amerika’sı olmayı hedefleyen Türkiye, 13-15 Kasım tarihleri arasında önemli bir sağlık konferansına ev sahipliği yapacak…

“Balkanlar ve Avrasya’da Sağlıkta Kalkınma” başlığı taşıyan konferansa, Türkiye’ye en fazla hasta gönderen ülkeler arasında yer alan Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Gürcistan, Karadağ, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Özbekistan, Ukrayna, Türkmenistan, Moldova, Romanya, Kazakistan ve Sırbistan sağlık bakanlıklarından üst düzeyde heyetler katılacak. DEİK-Türk-Amerikan İş Konseyi Sağlık Komitesi tarafından TİKA ile işbirliği içinde düzenlenen konferans, Türkiye’yi hem sağlık turizminde hem de tıp alanında bölgenin en önemli çekim merkezi yapmayı hedefleyen girişimlerin önemli bir adımı olarak görülüyor.

DEİK-Türk-Amerikan İş Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı Meri Bahar, Türkiye’nin yakın coğrafya içinde yer alan birçok ülke için tıp alanında gerçek bir çözüm ortağı haline geldiğini söylerken 2015′e kadar yılda 1 milyon yabancı hastaya ve 1 milyar dolar da gelir hedefine ulaşmayı amaçladıklarını söyledi.

Tıp turizmi sağlık turizminden ayrılmamalı

Birkaç yıl öncesine kadar bu bölgedeki ülkeler için Almanya, İsviçre, İsrail ve Rusya’nın önemli tıp destinasyonları olduğunu hatırlatan Meri Bahar “Yakın dönemde Türkiye’nin ileri gelen sağlık kuruluşlarının bilgi paylaşımı, hekimlerin uluslararası konferanslarda Türk meslektaşlarının uygulamalarda hangi noktaya eriştiğini görmeleri neticesinde ülkemiz ileri düzey tıbbi tanı ve tedavi konularında bölgedeki bu ülkelerin önemli bir çözüm ortağı oldu” dedi. Bugün tıp turizminin Türkiye’de topyekün gerçekleşen sağlık turizminden ayrı tutulduğuna işaret eden Meri Bahar, bu konuda şu görüşleri dile getirdi: “Çünkü sağlık turizmi termal turizmini de içermektedir. Sağlık hizmet üreticileri ile daha çok tıp turizminin lansmanı çalışmalarını yürütüyoruz. Sağlık turizmi esas olarak tıp turizmi ve termal turizminin toplamıdır diyebiliriz. Tıp turizmi ile ilgili ortalama fatura bedelinin 6-8 bin dolar olduğunu ve şu anki yıllık hasta sayısının 30-40 bin olduğunu biliyoruz. 2015 için koyduğumuz 1 milyar dolar ve 1 milyon hasta hedef içerisinde bahsi geçen bölgenin yüzde 50-60 gibi bir pay oluşturduğunu düşünürsek sadece bu bölgeden sağlanacak gelirin yaklaşık 500 milyon dolar olacağını hesaplayabiliriz.” (Referans / 11.11.2009)

DİŞÇİM MACARİSTAN’DAN ESTETİKÇİM TÜRKİYE’DEN

Yazan: HABERmedical 03 Ocak 2010  
Kategori: SEKTÖREL, Sağlık Turizmi

Yorumlar Kapalı

Sağlık Turizminden Pay Kapma Savaşı ABD’deki pahalı bir ameliyatı Hindistan’da aynı kalitede ama 10’da bir fiyatına yaptırmak mümkün. Aradaki farkın bu kadar büyük olması sağlık turizmine büyük ivme kazandırıyor. 2010 yılında sektörün 100 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu büyük pastadan pay alma yarışında…

İstanbul’un ünlü özel hastanelerine gidenlerin bir süredir dikkatini çeken bir şey var: Hastanedeki yabancı hasta sayısı…

Örneğin, Çağlayan’daki özel bir hastanede hatırı sayılır sayıda Azeri hasta var. Hatta, hastalara yönelik küçük kitapçıklar, hastaların ameliyat öncesi yapmaları gereken şeylerin listesi iki dilde, Türkçe ve Azerice olarak hazırlanmış durumda.
Bakırköy’de başka bir özel hastanede Iraklıların çoğunluğu oluşturduğunu görüyoruz. Onlar için de pek çok kolaylık sağlanmış durumda. Arapça tercümanları bile var.

Evet Bahsimiz sağlık turizmi…

Yaklaşık bir on yıldır dünyanın gündeminde… Ama bu kez rakamlar çok daha iddialı.

AMERİKALI HASTALAR ASYA’YA TAŞINIYOR

Deloitte’un yaptığı bir araştırmaya göre, 2007 yılında 750 bin Amerikan vatandaşı tedavi olmaya yurt dışına gitmiş. Bu rakamın, koşullarda bir değişiklik olmadığı takdirde, 2010 yılında 6 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Aynı araştırmaya göre, 2010 yılında rakam 13.5 milyon kişiye ulaşacak.

Bir diğer örnek İngiltere’den… 2007 yılında 75 bin hasta tedavi amacıyla ülke dışına giderken, bu rakamın içinde bulunduğumuz 2009 yılında, 200 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Kanada’da da durum çok farklı değil. Devlet vatandaşlarını sosyal güvenlik şemsiyesi altına alsa da herkesin ihtiyacını aynı anda karşılayamıyor ve 2005 yılından beri birikmiş 782 bin kişi yurt dışında tedavi olmak için sıra bekliyor.
Ernst and Young’un yaptığı bir araştırmaya göre ise sağlık turizmi pazarının büyüklüğü 2012 yılında 100 milyar dolara ulaşacak.

Sektörün bu hızla gelişmesinin altında yatan nedenlerden biri pek çok ülkede estetik, diş, saç ekme gibi tedavilerin sosyal sigorta kapsamı dışında bırakılması. Bir diğeri bekleme süreleri. Kanada ve İngiltere’de çok acil ameliyatlar haricinde, bekleme süresi bir buçuk iki yılı buluyor. Ve tabii ki en önemli neden ucuzluk. Hindistan’da yapılan bir ameliyat ABD’dekinin onda biri fiyatına gelebiliyor.

Yaşam süresinin artması, gelişmekte olan ülkelerdeki hastanelerin uluslararası standart belgeleri almaları ve hasta açısından güvenli hale gelmeleri, internetin gelişmesi sonucunda dünyanın neresinde hangi doktorların ve sağlık hizmetlerinin bulunduğuna ait bilgilerin kolayca edinilmesi, sigorta şirketlerinin yurt dışında tedaviyi teşvik etmesi diğer önemli nedenler…

Bu büyük ivme, doğal olarak gelişmekte olan ülkelerin bu sektöre daha fazla yatırım yapmalarına yol açıyor. Hasta arzı giderek arttığından, yatırımlar karşılıksız kalmıyor, verimlilik sağlanıyor. Verimlilik arttıkça da gelişmekte olan ülkelerde tedavi ucuzluyor. Sistem böyle beslenip gidiyor.

Bir karşılaştırma yapacak olursak…

Estetik göğüs büyütme ameliyatı, İngiltere’de 4 bin 350 pound iken bu rakam Polonya’da 1920, Macaristan’da 1930, Hindistan’da 2 bin 87, Türkiye’de ise 1800 pound.

Yüz gerdirme ameliyatı İngiltere’de 4 bin 810 pound iken, Belçika’da 2 bin 165, Çek Cumhuriyeti’nde 2 bin 196, Türkiye’de ise 2 bin pound.

Delaware Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, ABD’de iyi bir hastanede ameliyat olmanın bedeli, Hindistan, Tayland ve Güney Afrika’dakilerin 10 katına ulaşabiliyor. Tabii bu oran hastane kalitesine ve ülkeye göre değişiklik gösteriyor.

Dünyada vatandaşları yurt dışında tedaviyi tercih eden başlıca ülkeler ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, Hollanda, İsveç, Norveç, Japonya gibi gelişmiş olanlarla, Arap yarımadasındaki petrol zenginleri. Bir diğer kategoriyi de, sağlık hizmetlerinin gelişmediği, Türkmenistan, Kazakistan gibi ülkeler oluşturuyor.

Sağlık sektöründeki 100 milyarlık pastaya oynayan, iddialı ülkeler ise Macaristan, Polonya, Kore, Tayland, Singapur, Hindistan, Kosta Rika, Küba, Meksika, Brezilya, Tunus, Güney Afrika ve Türkiye.

TÜRKİYE’NİN MÜZMİN DERDİ: TANITIM YAPAMAMAK

Türkiye bu pazarın sağlam oyuncularından biri olmaya oynuyor. Sağlık turizmi konusunda faaliyet gösteren GUSİB şirketinin sahibi ve Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Komisyonu Başkanı Levent Baş, Türkiye’nin önemli avantajlara sahip olduğunu söylüyor. Her şeyden önce, Türkiye dünyada en çok JCI akreditasyonuna sahip hastane bulunduran ülkelerden biri. JCI (Joint Comission International – Uluslar arası Birleşik Komisyon) akreditasyonu, buraya akredite olan kurumun belli sağlık standartlarına uygunluk gösterdiğini tescil eden bir kalite belgesi.

Türkiye’de 32 kurumun JCI’ı var. Ama Türkiye tanıtım eksikliği yüzünden JCI avantajını kullanamıyor. Örneğin sadece dört JCI akreditasyonlu hastanesi olan Tayland 2007 yılında 600 bin yabancı hasta çekebiliyor. Levent Baş, 2008 yılında Türkiye’ye yaklaşık 100 bin yabancı hastanın geldiğini söylüyor. 2010’da bu rakamın üçe katlanarak, 300 bine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu yıl bütün dünyada sağlık turizmine katılacağı tahmin edilen 17 milyon kişi ile karşılaştırıldığında Türkiye’ye gelen kişi sayısı belki çok küçük ama büyüme hızı oldukça dikkat çekici.

Levent Baş, bu büyük potansiyelden yararlanmak amacıyla tanıtım için kolların sıvandığını söylüyor. Örneğin bu sene Los Angeles’ta yapılacak Dünya Sağlık Turizmi Fuarı’nın gold sponsorluğunu aldıklarını söylüyor.

Türkiye’nin ikinci büyük avantajı ise yurt dışında yaşayan Türklerin sayısının çokluğu. Onların önemli bir kısmı, kendi ülkelerinde daha ucuza tedavi görmeyi tercih ediyor.
Öte yandan, Türkiye’nin Avrupa’ya, Ortadoğu’ya ve Rusya’ya yakınlığı da bir başka avantaj oluşturuyor.

Türkiye’de yabancı hastaların en çok başvurduğu alanlar ise göz, estetik, saç ekimi, diş implantasyonları…

Levent Baş, sektörü bütün dünyada ateşleyecek bir başka gelişmeden söz ediyor. Bu, Obama’nın sağlık paketi…

Paketin Ekim sonunda çıkması bekleniyor. Bu paketle, ABD’de sağlık sigortası olmayan 50 milyon kişi güvenlik şemsiyesi altına alınacak. Bu da, şüphesiz devlete çok büyük bir yük getirecek. Devlet yükü mümkün olduğunca azaltmak için, halkı yurt dışındaki ucuz tedavilere yönlendirecek.

BUGÜN AMELİYAT YARIN SAFARİ

Sektörün önemli bir ayağını oluşturan sağlık turizmi şirketleri, bir süredir tatil paketlerini, tedavi paketleriyle birleştiriyorlar.
Örneğin Fransa’dan, Hint Okyanusu’ndaki Mauritius adasına gidip saç ektirmek çok moda.

Operasyon sonrası palmiye ağaçları altında geçirilecek bir haftalık egzotik tatil de, 5 bin euro’luk tedavi ücretine dahil. Egzotik tatil olmadan aynı işlemi Paris’te bir klinikte yaptırmak da aynı paraya çıkıyor.

Hayli ilginç bir uzmanlaşma da Macaristan’dan… Ülkenin Sopron adlı 50 bin kişilik kasabasında 400 diş hekimi bulunuyor. Kasaba Avusturya’ya 8 kilometre uzaklıkta. Mesafe bu kadar az, fiyat farkı ise çok fazla. Avusturya’da 500 euro’ya yapılan köprü için burada istenen ücret sadece 170 euro.

Hastalara sunulan paketlerin içinde neler yok ki… Bangkok’daki Bumrungrad Hastanesi’nde her hastaya bir cep telefonu veriliyor örneğin. Hindistan’da Indraparstha Apolld Hastanesi’nde ameliyat olursanız yattığınız odadan Tac Mahal’i görüyorsunuz.

Sağlıkla ilgili farklı bir turizmi de Hintliler geliştirmiş. Acıbadem Hastanesi doktorlarından Doç.Dr. Banu Coşar bu ilginç örneğe dikkat çekiyor: “Hindistan sadece göz ameliyatı yapmakla kalmıyor. Ayrıca dünyanın her ülkesinden gelen cerrahlara ameliyat kursları düzenliyor. Örneğin Amerikalı bir doktor Hindistan’a gidip, bilmediği bir ameliyatı Hintli bir hastanın üzerinde ve gözetiminde yapıp öğrenebiliyor. Böylece sağlık turizminin farklı bir kolu doğmuş oluyor.”

KALİTE AYNI FARK MAAŞLARDA

Genelde, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında ne alet, ne hastane, ne de doktor kalitesi yönünden bir fark var. En önemli fark, doktor ve hemşirelerin maaşlarının farkları… Gelişmekte olan ülkelerde bir uzman doktorun aldığı para, gelişmiş ülkelerdekinin ortalama sekizde biri kadar. Dolayısıyla bu durum fiyatları aşağı çekiyor.

SAĞLIK TURİZMİNİN GÜÇLÜ ÜLKELERİ


TÜRKİYE:
2008 yılında 100 bin yabancı tedavi gördü. Bu sayının önümüzdeki yıl 300 bine çıkması hedefleniyor. JCI akreditasyona sahip toplam 32 hastane var.

TAYLAND:
2007 yılında 600 bin yabancı Taylan’da tedavi gördü. Bunun 440 bini Bumrungrad hastanesinden hizmet aldı. JCI akreditasyonu olan hastane sayısı sadece üç.

SİNGAPUR:
2006 yılında toplam 410 bin yabancı tedavi gördü. Hükümetin hedefi 2012 yılında bu rakamı 1 milyona çıkartmak. JCI akreditasyonu olan hastane sayısı 13.

HİNDİSTAN:
2007 yılında 450 bin yabancı tedavi gördü. JCI akreditasyonuna sahip 10 adet hastane faaliyette.

MALEZYA:
2007 yılında 350 bin yabancı bu ülkede tedavi gördü. 5 hastanenin JCI akreditasyonu mevcut.

KOSTA RİKA:
Diş tedavisi konusunda çok iddialı. ABD’li pek çok diş kliniğinin bu ülkede şubeleri bulunuyor. Ayrıca diz ameliyatları ile de ünlü.

KÜBA:
Tıpta dünyanın en ileri ülkelerinden biri. Buna rağmen Amerikan ambargosu nedeniyle ABD pazarından gerektiği gibi yararlanamıyor. 2006 yılında sadece 20 bin kişi tedavi amacıyla ülkeye gitmiş.

TÜRKİYE’DEN İKİ ÖRNEK SAĞLIK TURİZMİ PAKETİ

LAZERLİ GÖZ AMELİYATI PAKETİ
Standart paket – 450 pound
Verilen hizmet: Ameliyat öncesi yapılacak operasyon ve tetkikler + İki göze de lazerli ameliyat + ameliyat sonrasında ilk tedavi + İstanbul’da ameliyattan sonra ilk kontrol + rehberlik hizmetleri
Tam paket – 1090 pound
Verilen hizmet: Standart pakette verilen hizmetlerin tümü + havalimanı-otel-havalimanı transferi + otel-hastane-otel transferleri + 5yıldızlı otelde, tek kişilik odada 3 gece konaklama + gözler açıldıktan sonra yarım günlük şehir turu + İngilizce rehberlik hizmeti.

KORONER BY PAS PAKETİ

Standart paket – 7350 pound
Verilen hizmet: Ameliyat öncesi yapılacak operasyon ve tetkikler + Koroner by pass ameliyatı + yoğun bakım ünitesinde bir gece kalma + iki gece hastanede kalma + ameliyat sonrasında ilk tedavi +İstanbul’da ameliyattan sonra ilk kontrol + rehberlik hizmetleri
Tam paket – 8550 pound
Verilen hizmet: Havalimanı – otel – havalimanı transferleri + otel – hastane –otel transferi + 5 yıldızlı otelde tek kişilik odada 6 gecelik konaklama + yarım günlük şehir turu + İngilizce rehberlik hizmetleri.
Not: İngiltere’den gelen hastalar için sunulan pakettir. (CNBC-e Business / 35)

SAĞLIKTAN 10 MİLYAR DOLAR GELEBİLİR

Yazan: HABERmedical 01 Ocak 2010  
Kategori: SEKTÖREL, Sağlık Turizmi

Yorumlar Kapalı

Sağlık turizmi için 2007 yılında Batı ülkelerinden Malezya’ya 350 bin, Singapur’a 400 bin, Hindistan’a 600 bin, Tayland’a ise 700 binden fazla kişinin tedavi amaçlı gittiğini belirten Göztepe Medical Park Hastanesi Müdürü Dr. Mahir Turan, Türkiye’nin fırsatları iyi değerlendirmesi durumunda 2 yılda 10 milyar dolar kazanabileceğini söyledi. Sağlık turizminde, doğru bir vizyonla Türkiye’nin bir cazibe merkezi olabileceğini kaydeden Turan, “Özellikle İstanbul’u, dünya sağlık turizminde marka yapabilecek kapasitede özel hastane yatırımları var. Dünya üzerinde sağlıkta uluslar arası kalite standardının en önemli ölçütü JCI akreditasyonudur ve Türkiye’de bu akreditasyona sahip özel hastane sayısı başka hiçbir Avrupa ülkesinde yok” dedi. (Capital 2009/8)