Yeni Virüsler
04 Mayıs 2011 HABERmedical
Kategori: SAĞLIK
Son zamanlarda, daha önce adını bile duymadığımız salgınlar ortaya çıkıyor. Yeni salgınların etkenlerini ağırlıklı olarak virüsler oluşturuyor. Dünyada milyonlarca insanın ölümüne neden olan AIDS’in etkeni HIV henüz 25 yıl önce bulundu. Domuz gribi, kuş gribi, hanta, tatarcık ateşi ülkemizde yine son yılların önem kazanan hastalıkları oldu…
Çok kısa bir geçmişte bu kadar çok yeni enfeksiyonla tanışmışsak, acaba ileride nelerle karşılaşacağız. Örneğin İtalya’da onbinlerce kişiyi etkileyen Chikungunya ateşinin adını kaç kişi duydu, ya da Amerika Birleşik Devletleri’nde son 10 yılda 1000’in üzerinde insanın Batı Nil Ateşi nedeniyle öldüğünü biliyor musunuz?
Yeni virüsler hakkında, Amerikan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Şefi Prof.Dr.Önder Ergönül bilgi veriyor.
Son 35 yılda yeryüzünde saptanan ve isimlendirilen yeni virüsler
1973 Rotavirus
1977 Ebola virus
1977 Hanta virusu
1983 HIV
1988 Hepatitis E
1989 Hepatitis C
1990 Guanarito virus
1993 Sin Nombre virus
1994 Sabia virus
1994 Hendra virus
1995 Hepatit G
1995 Herpesvirus-8
1997 İnfluenza H5N1 (Kuş Gribi)
1999 Nipah virus
2001 İnsan Metapnömovirus
2003 Maymun çiçeği
2003 SARS
2005 Bocavirus
2008 Merkelcell polyomavirus
2009 İnfluenza A H1N1 (Domuz Gribi)
Türkiye’de son yıllarda yeni saptanan virüslerden dolayı Eylül 2010 itibariyle yaklaşık hastalanan ve ölen sayıları (Tabloda yer alan rakamların bazıları tahmini olarak verilmiştir)
| Saptandığı yıl | Kesin tanı konulan hasta sayısı | Hastalığa yakalandığı tahmin edilen en az kişi sayısı | Ölen sayısı | |
| Kırım Kongo Kanamalı Ateşi | 2002 | 5300 | 20. 000 | 270 |
| Kuş gribi | 2005 | 12 | 100 | 4 |
| Hanta virus | 2009 | 20 | 100 | 1 |
| Tatarcık ateşi | 2008 | 100 | 10.000 | - |
| Domuz gribi | 2009 | 13 000 | 200.000 | 650 |
| Batı Nil Ateşi | 2010 | 7 | 100 | 5 |
Yeni Virüsler Listesi Uzuyor
Yeni virüsler teknoloji nedeniyle ortaya çıkmıyor, fakat teknoloji sayesinde tanınıyorlar.
Tablo 1’de yer alan virüsler, son 30 yılda teknolojinin gelişmesiyle saptanabildi. Diğer yandan, virüsler evrim geçiriyorlar ve yepyeni virüsler olarak yeni hastalıklar yapmaya başlıyorlar. En hızlı evrim yapan virüs, influenza. Belki de Darwin çağımızda yaşasaydı bir virolog olmayı tercih edecekti. Çünkü virüsler en fazla sayıda mutasyon yapan, evrime en yatkın ajanlardır. İnfluenza virüsü, hiç beklemediğimiz bir zamanda değişik bir hastalık ile karşımıza çıkıyor.
Küresel ısınma, dolayısıyla kuraklık, sorumlu tutulan etkenlerden. Globalleşme diğer faktör. Bu hem insanlar arası ve insan-hayvan arası temasların artmasına, virüsün oradan oraya taşınmasına yol açıyor. Uçakla vektör sivrisineğin ya da fasulye çuvalındaki bir başka hastalık taşıyan canlının taşınması hiç zor değil. Bazen seyahat sırasında bulaşıyor bu virüsler, bazen de başka yollarla. Örneğin kargoyla veya ulaşım araçlarıyla taşınan sivrisineklerle uzak bölgelere ulaşıyorlar. Zika virüsü bunlardan biri. Aslında ilk kez 1947’de Uganda’da Zika ormanında izole edildi. Bir çeşit sivrisinek aracılığıyla bulaşıyordu. Yıllarca sessiz kaldı. Derken 2007 Nisan’ında Pasifik Okyanusu’ndaki Yap Adaları’nı ziyaret edenlerde döküntü, eklem ağrıları ve şişliği ve konjonktivitle kendini göstererek yeniden ortaya çıktı. Chikungunya virüsü, 3 yıl önce İtalya’nın sayfiye yerleşiminde saptandı. Kaynak, Hindistan’tan gelen bir ziyaretçiydi. Bu kişi beraberinde bir de sivrisinek getimişti. Bu sinek türüne üzerindeki çizgilerden dolayı kaplan veya pijamalı sivrisinek de denilmektedir. Chikungunya sözcüğü İngilizce karşılığıyla tavukları çağrıştırsa da, virüsün tavuklarla ilgisi yoktur. Swahili dilinde iki büklüm demektir. Hastalık başlangıçta oldukça ağrı seyirli olduğu için bu isim yakıştırılmıştır.
Yeni Virüslerin Ortaya Çıkma Nedenleri
| Teknolojik gelişmeler |
| Vahşi yaşam alanlarına yakınlaşma |
| Ormanların parçalanması |
| Yoksulluk |
| Küresel ticaretin artması |
| Küresel seyahatlerin artması |
| Iklim değişikliği |
| Hızlı ve etkin çözümlerde gecikme |
| Sağlık sistemlerinin çökmesi, değişmesi |
Batı Nil Ateşi 10 Yıl Önce ABD’de, 2010’da Türkiye’de
Batı Nil Ateşi’nin ABD’ye girmesi hiç de zor olmadı. 1999’da 59 hastaya bu tanı kondu. 2002’ye gelindiğinde aynı tanı konan kişilerin sayısı 3000’i bulmuş, yayılmadığı toprak alanı neredeyse kalmamıştı. Batı Nil Ateşi, henüz birkaç ay önce ülkemize de girdi. Ağustos 2010’da Manisa’da bazı insanlarda santral sinir sistemi tutulumu ile seyreden ateşli bir hastalık görüldü, bir süre sonra Batı Nil Ateşi olduğu anlaşıldı.
Yeni enfeksiyonların önemli bir bölümünü keneler ve sinekler gibi vektörlerle bulaşan enfeksiyonlar oluşturuyor. Keneler ve sinekler gibi vektörlerle (artropod, eklembacaklı) bulaşan 500’ün üzerinde enfeksiyon etkeni var ve bunların 134’ü insanlarda hastalık yapıyor. Bu etkenlerin tanınması her zaman kolay olmuyor. Ülkemizde laboratuvar koşullarının eksiklikleri ve bilimin toplum içindeki değerinin daha az olması gibi zorlukları da eklersek bu etkenlerin saptanması bizim gibi ülkelerde daha da zor. Ama teknoloji ilerledikçe ve bilimsel bakış yaygınlık kazandıkça bu enfeksiyonlarla başedebileceğiz.
Yeni enfeksiyonların ortak özellikleri:
• Bu etkenler çevresel faktörlerle (iklim, konaklar, taşıyıcı vektörler vs.)yakından ilgili.
• Çoğu kez etkin tedavileri yok.
• Aşıları yok.
• Öldürücü olabiliyorlar.
• Ne zaman ve nerede salgın gelişebileceğini kestirmek zor.
Son 30 yılda en çok artış gösteren enfeksiyon hastalıkları, virüslerin neden olduğu, vektörlerle bulaşan zoonotik enfeksiyonlardır. Genellikle ilk görüldükleri yerlerden isimlerini alırlar, Batı Nil, Kırım ve Kongo, Nipah, Omsk, Kyasanur gibi. Epidemiyologların ülkeler coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmaları gerekiyor.
Mücadele için Eğitim ve Araştırma
Dünya Sağlık Örgütü, yeni enfeksiyonlarla baş edebilmek için ulusal ve uluslararası düzeylerde farklı sektörlerin işbirliği içinde bilgi üretmelerini ve üretilen bilgi ve teknolojiyi paylaşılmalarını öneriyor. Bunun için, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tüm ülkelerde altyapının geliştirilmesi için kapasite yaratılması, bu alandaki küresel ve ulusal kaynakların desteklenmesi ve bu amaçla bilim insanlarının yetiştirilmesi ve laboratuvarların kurulması gerektiği belirtiliyor. Ülkemizde de bir an önce, epidemiyolog, virolog ve moleküler biyologların ortak çalışacakları araştırma merkezleri kurulmalıdır.
‘DOMUZ GRİBİ’ ALARMI
21 Aralık 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
İngiltere’de aralarında hamile ve yaşlıların da bulunduğu ‘domuz gribine’ yakalanan 200 hastanın yoğun bakım ünitelerinde yaşam savaşı verdikleri, bu ünitelerdeki hasta sayının 1 haftada 2 kat arttığı açıklandı…
Ülkede yoğun kar yağışı ve soğuk havanın etkili olduğu Noel haftasında, domuz gribi artışı tedirginlik yarattı. Domuz gribine yakalanan 190 kişiden durumu ağır 17′sinin, son derece geliştirilmiş kalp ve akciğer makinalarıyla hayatta kalmalarının sağlandığı vurgulandı. ‘Domuz gribine’ yakalanan hastaların kısa sürede kritik duruma gelmeleri, hastalığın geçen 12 ay süresince daha çok ölümcül hale gelmiş olabileceği endişesini arttırdı.
Grip ve benzeri rahatsızlıklar nedeniyle doktora gidenlerden ateş ve solunum enfeksiyonu belirtileri gösterenlerin oranının hızla tırmandığı, astım hastaları, hamile ve yaşlıların domuz gribine yakalanma riskinin yüksek olduğu vurgulandı.
AstraZeneca, 8 BİN KİŞİYİ İŞTEN ÇIKARACAK
29 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Tıbbi ürünler şirketi AstraZeneca, şirketin küresel iş gücünün yüzde 12′sini teşkil eden 8 bin kişiyi işten çıkaracak. Şirket, işten çıkarmalardan tüm bölge ve bölümlerin etkileneceğini bildirdi…
AstraZeneca, 2009′da domuz gribi nedeniyle karda beklenmedik artış yaşandığını, bu yılın, bazı patent hakları sürelerinin bitmesiyle birlikte zorlu olabileceğini belirtti.
Öte yandan şirketin geçen yıl 4. çeyrekte karının yüzde 26 artarak 1,56 milyar dolara çıktığı, tüm yıl genelinde ise karın yüzde 23 artarak 7,54 milyar dolar olduğu açıklandı.
Şirketin gelişmekte olan piyasalardaki iyi performansına ek olarak domuz gribi ilacından gelen güçlü satışlar, son çeyrekte gelirlerin yüzde 9 artarak 8,95 milyar dolara, tüm yılda ise yüzde 4 artarak 32,8 milyar dolara ulaşmasına neden oldu.
Bu yılın gelirlerinin, çocuklar için astım ilacı Pulmicort ve akciğer kanseri ilacı Arimidex’in patent koruma haklarının kaybedilmesinden dolayı baskı altına girmesi bekleniyor.
DOMUZ GRİBİ YÜZYILIN SALGINI MI, SKANDALI MI
12 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Dr. Wolfgang Wodarg domuz gribi salgını kampanyasının skandal olduğunu iddia etti.
Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı Wolfgang Wodarg domuz gribi kampanyasının yüzyılın en büyük sağlık skandallarından olduğunu ileri sürerek soruşturma açılmasını önerdi. Parlamenterler Meclisi acil toplantı kararı aldı..
Dünya kamuoyunu aylardır endişelendiren A(H1N1) virüsünün yol açtığı domuz gribi hastalığının bu işten milyarlarca dolar kar eden ilaç firmalarının bilinçli olarak abarttığı düzmece bir salgın olduğu iddia edildi. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Konsey’in Sağlık Komitesi Başkanı Wolfgang Wodarg’ın grip salgını kampanyasının yüzyılın en büyük sağlık skandallarından biri olduğunu ileri sürmesi üzerine acil toplanma kararı aldı.
Dr. Wogard’ın soruşturma açılması önergesi, hafif bir salgın olan domuz gribinin olduğundan abartılarak devletlerin büyük zarara uğratılmasında ilaç firmalarının rolünün araştırılmasını öngörüyor. Birçok ülke gibi İngiltere’de de hükümet, salgın korkusu doruktayken sipariş ettiği 1 milyar sterlin değerindeki ilaç ve aşıdan kurtulmanın yollarını arıyor. Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkeler de ellerindeki milyonlarca doz aşıyı satabilecek müşteriler bulmaya çalışıyor.
65 binlik tahmin 250’de kaldı
İngiltere’de Sağlık Bakanlığı’nın geçen yıl mayıs ayında domuz gribinden 65 bin ölüm olacağı yönündeki tahmini üzerine, grip ilaçlarının satışlarına sıkı önlemler getirilmiş, morglara hazır olmaları emredilmiş ve ordunun ilaç bulmak için çıkması olası ayaklanmalara müdahale edebileceği uyarısında bulunulmuştu. Ancak geçen hafta İngiltere’de domuz gribine yakalananların sayısı 5 binin altına düşerken toplam ölüm sayısı yalnızca 251’de kaldı.
Panik kuş gribiyle başladı
Dr. Wodarg’ın ifadesiyle 5 yıl önce başlayan kuş gribi salgınında kamuoyuna ekilen korku tohumlarıyla oluşturulan panik atmosferi, hükümetlerin gribe karşı Tamiflu ilacı stoklamaya ve milyonlarca dozluk aşı kontratları yapmaya itti, böylece ilaç şirketleri büyük kârlar elde etti.
WHO da işin içinde
Dr. Wogard’ın iddialarına göre büyük ilaç firmaları, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve diğer etkili sağlık kuruluşlarının içine kendi adamlarını yerleştirdi. Bilim insanlarını ve resmi görevlileri etki altına alan şirketler kamuoyunu alarma geçirip ilaç ve aşılarının satılmasını sağladılar.
WHO, salgın tanımını genişleterek tanımdan “çok sayıda insanın ölmüş veya hastalığa yakalanmış olması gerekir” ifadesini kaldırmıştı. Wogard bu değişiklikte ilaç firmalarının rolü olduğu görüşünde. Geçen yıl İngiltere’de hükümete domuz gribi aşısı konusunda danışmanlık yapan Sir Roy Anderson’ın salgından en çok kâr eden firmalardan biri aşı üreticisi GlaxoSmithKline’da da görev aldığı ortaya çıkmış ve bu kamuoyunda tartışılmıştı.
Dünya Bankası 70 milyon ölüm öngörmüştü
Resmi açıklamalara göre domuz gribinden dünyada gerçekleşen toplam ölüm sayısı 13 bin 663. Dünya Bankası salgının başında 70 milyon ölüm olabileceğini öngörmüştü. ABD’de yapılan tahminlerde de salgının bu ülkede 100 bin kişiyi öldürebileceği belirtilmişti. Kuzey Amerika kıtasında ölenlerin toplam sayısı 3 bin 500. Fransa’da ise salgında 30 bin kişinin ölebileceği tahmininde bulunulmuştu. Bu ülkede domuz gribinden ölenlerin sayısı şimdilik 233.
TERMAL KAMERALAR KALDIRILDI
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
‘Domuz gribi’ olarak bilinen pandemik A (H1N1) virüsünün Türkiye’ye girişinin önlenmesi amacıyla Atatürk Havalimanı’na yerleştirilen termal kameralar kaldırıldı…
Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü Atatürk Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi görevlileri, Atatürk Havalimanı’nın çeşitli yerlerine kurulan 6 adet termal kameranın kademeli olarak kaldırıldığını kaydetti.
‘Domuz gribi’nin yurt içinde de yaygın olarak görüldüğünü belirten yetkililer, en son hacdan gelen yolcular için tutulan bir adet termal kameranın da yolcu girişinin sona ermesi üzerine söküldüğünü ifade etti.
DOMUZ GRİBİ AŞISINDA ŞOK AÇIKLAMA
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Domuz gribi salgını nedeniyle milyonlarca insana aşı olun çağrısı yapan Dünya Sağlık Örgütü başkanının henüz aşı olmadığı ortaya çıktı…
DOMUZ GRİBİ 12 BİN 220 CAN ALDI
Dünya genelinde 11 bin 500 kişinin ölümüne yol açtığı kaydedilen Domuz gribi salgını konusunda en uzman kurum kabul edilen ve insanlara sürekli olarak aşı olmalarını salık veren Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) başkanı Margaret Chan’ın henüz Domuz gribi aşısı olmadığı ortaya çıktı.
Cenevre’de muhabirlere yaptığı açıklamada “Doktorlarıma nerede aşı olabileceğimi sordum” diyen Chan, tatilden henüz döndüğünü belirtti.
“Elbette aşı olacağını” söyleyen Chan, WHO’daki çalışanların çoğunun aşı olduğunu da ifade etti.
Geçen iki ayda çok sayıda ülke aşılama programlarını başlattı, ama aşılanma oranları beklendiğinden düşük oldu. Hatta Almanya bu ay başında elindeki aşıları başka ülkelere satabileceğini açıklarken, İsviçre, elindeki aşı stoğunu eritmek için gelişmekte olan ülkelere bir kısmını yollayacağını söyledi. (Hürriyet / 31.12.2009)
DOMUZ GRİBİNDE KRİTİK ZAMAN; 2.6 GÜN
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
ABD’deki domuz gribi araştırmalarına göre, çalışanlar olası grip salgınında işini kaybetmekten veya ciddi mali sıkıntı çekmekten korkarken, bu hastalığa yakalanmış kişi ile ondan enfeksiyon kapan aile yakınlarında rahatsızlık görülmesi arasındaki ortalama kritik zaman diliminin 2,6 gün olduğu belirlendi…
ABD’de domuz gribinden 10 binin üzerinde kişinin ölmesi ve gribin bir yıl daha süreceğinin düşünülmesi, bu grip türünün ayrıntılarının öğrenilmesi ve olası grip salgınında karşılaşılabilecek durumlarla ilgili araştırmaları da artırdı.
The England Journal of Medicine dergisi de domuz gribinin aile bireyleri arasında hangi sıklıkta yayıldığını bulmak için 216 hasta ve onların aile yakınlarından 600 kişi üzerinde araştırma yaptı.
Buna göre, bir kişide Domuz gribi semptomların görülmesi ile bu kişiyle temasta bulunan aile yakınlarında akut solunum yolları hastalığı çıkması arasındaki zaman dilimi, dış faktörler dahil edilmediğinde yaklaşık 2,9 gün. Bu durum, dış faktörler düşünüldüğünde ise 2,4 güne düşüyor. Yani domuz gribine yakalanmış kişi ile hastadan enfeksiyon kapan aile yakınlarında rahatsızlık görülmesi arasındaki ortalama kritik zaman dilimi 2,6 gün.
Ancak araştırmaya göre, domuz gribinin diğer aile bireylerine geçmesi, mevsimsel griplerde görülen yayılma oranlarının altında kalıyor. Bu oran, aile bireyleri 2 kişi olduğunda yükselebiliyor, ancak bu durum da yaşla bağlantılı olarak değişiyor.
SALGIN İŞ KAYBETTİRİR
Öte yandan Harvard Kamu Sağlığı Okulundan Kelly Blake, Robert Blendon ve Kasisomayajula Viswanath’ın 1000 çalışan üzerinde yaptığı araştırma da ABD’deki çalışanların olası bir salgının iş hayatlarını çok olumsuz etkileyeceğinden korktuğunu ortaya çıkardı.
Araştırmaya göre, ankete katılanların yüzde 28′i olası salgın hastalıkta 7-10 gün işine gidememesi halinde işini kaybedebileceğini söylüyor. Çalışanların yüzde 25′i de böyle bir durumda ciddi mali problemle karşı karşıya kalacağını belirtiyor.
Serbest meslekte çalışanlar ise daha kaygılı. Bu alandakiler, 7-10 gün çalışamama durumunda mali sıkıntı çekme risklerinin diğer alanlardakilere göre daha çok olduğunu ifade ediyor. Bunun yanında, çalışanların mali problem yaşama korkusunun işe gidememe süresi uzadıkça artığı da görülüyor.
DÜŞÜK GELİRLİLER DAHA ÇOK ENDİŞELİ
Bu endişe, gelirle bağlantılı olarak da değişiyor. Yıllık geliri 30 bin doların altında olanlar, 75 bin doların üzerindekilere göre, olası grip salgınının işlerini etkilemesinden 4 kat daha fazla kaygı duyuyor. Bunun yanında kentte oturanlar, kırsal alanda yaşayanlara göre olası salgında işini kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu daha çok ifade ediyor.
Bu arada çalışanların çoğunluğu, olası salgında 1 ay süreyle evden çalışılması gibi düzenlemelere uyamayacağını belirtirken, ankete katılanların yarısına yakını, eğer işten uzak kalırlarsa maaşlarının ödenmeyebileceğini kaydediyor. (Hürriyet / 31.12.2009)
DOMUZ GRİBİNDE 2009’UN BİLANÇOSU 12 BİN ÖLÜ
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bu yılın son bilançosunu açıklayarak, geçen haftadan bu yana A/H1N1 virüsünden 704 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu…
6 bin 670 kişinin öldüğü, başta ABD ve Kanada olmak üzere Amerika kıtasının hastalıktan en çok etkilenen bölge olduğunu belirten DSÖ, salgının en fazla Orta ve Doğu Avrupa’da olduğunu vurguladı.
DSÖ, Avrupa genelinde ise en az 2 bin 422 kişinin A/H1N1 virüsünden öldüğünü bildirdi. (Dünya / 30.12.2009)
DOMUZ GRİBİ ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Sağlık Bakanlığı, ülkede vaka sayılarındaki artış hızı azalmakla birlikte, halen pandemik grip vakalarının yaygın olarak görülmeye devam ettiğini, bu sebeple aşılanmanın kişisel ve toplumsal korunma için artarak devam etmesinin çok önemli olduğunu bildirdi…
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, son günlerde pandemik grip sebebiyle hastaneye başvuru, hastaneye yatış ve ölüm sayılarında bir artış olmamakla birlikte, vatandaşların rehavete kapılarak hastalıktan korunmada en etkili yöntem olan aşılamadan vazgeçmemelerinin önemine işaret edildi.
Pandemi İzleme Bilim Kurulunun, 24 Aralıkta yaptığı toplantıda elde edilen bilgiler ışığında, pandemi sürecinde gelinen durum ve yapılan çalışmaların değerlendirildiği, izleyen dönemde yapılacak çalışmaların görüşüldüğü kaydedilen açıklamada, kurulun, pandeminin halen devam etmekte olduğunu ve hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu bir kez daha vurguladığı belirtildi.
“Ülkemizde vaka sayılarındaki artış hızı azalmakla birlikte halen pandemik grip vakaları yaygın olarak görülmeye devam etmektedir. Bu sebeple aşılanmanın kişisel ve toplumsal korunma için artarak devam etmesi çok önemlidir” vurgusu yapılan açıklamada, aşılamanın yoğun olarak uygulandığı ülkelerde salgın yayılım hızında azalmanın ortaya çıkmasının, aşılamanın hastalığın yayılım hızını azaltmadaki etkisini ortaya koyduğu bildirildi.
Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hastaların 130′unun takip ve tedavisinin yoğun bakım ünitelerinde devam ettiği belirtilerek, şu hususlara yer verildi:
“Pandemi aşısı dünyada 100 milyonun üzerinde uygulanmıştır. Dünya Sağlık Örgütünün açıklamalarına göre aşının yan etkileri mevsimsel grip aşısıyla benzerdir. Ülkemizde de 2 milyon dozun üzerinde aşı uygulanmış ve ciddi yan etkiye rastlanmamıştır.
Vatandaşlarımızın aşı talepleri tüm sağlık kuruluşlarında karşılanmaktadır. Aşılama ile ilgili herhangi bir aksaklık meydana gelmemesi için gerekli hazırlıklar yapılmıştır. Vatandaşlarımızca tespit edilen bir aksaklık olduğu takdirde ALO 184 SABİM hattı aranabilir.”
Aşı uygulaması sonrasında hastalıktan koruyucu bağışıklığın oluşması ortalama 10-14 gün sürdüğü için aşı olanların kişisel korunma önlemlerine riayet etmeleri gerektiği ifade edilerek, aşının aile hekimlikleri, sağlık ocakları ve bütün hastanelerde ücretsiz olarak uygulandığı hatırlatıldı. (Dünya / 29.12.2009)
DSÖ: SALGIN SÜRÜYOR, DİZGİNLENMESİ BİR YILI BULABİLİR
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Dünya Sağlık Örgütü başkanı Dr. Chan, domuz gribi salgınının gerilemeye başladığını söylemek için çok erken olduğunu söyledi…
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başkanı Dr. Margaret Chan, domuz gribi salgınının gerilemeye başladığını söylemek için çok erken olduğunu belirterek, salgını dizginlemenin daha bir yılı bulabileceğini bildirdi.
Chan, Cenevre’de yayımlanan Le Temps gazetesine verdiği demeçte, hastalığa yol açan A/H1N1 virüsünün ABD, Kanada ve kuzey yarımküredeki diğer bazı ülkelerde doruk noktasına ulaştığını belirtirken, ancak bütün ülkelerde henüz bu noktaya ulaşılmadığını ve hala uzun bir kış dönemi bulunduğuna işaret etti.
DSÖ başkanı, domuz gribi salgınıyla ilgili tedbiri sürdürmeye devam etmek gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Kuş gribi virüsü H5N1′in yol açabileceği bir grip salgınına ise dünyanın hazır olmadığını kaydeden Chan, “Hiç tereddüt etmeden söylüyorum: H5N1 türü virüsün yol açacağı bir grip salgınıyla mücadeleye hiç hazır değiliz. Gerçekten dünyanın kuş gribi salgınıyla hiç karşı karşıya kalmamasını umut ediyorum” dedi.
Chan, domuz gribi salgınının 200′den fazla ülkede yayıldığını, laboratuvar tetkikleriyle doğrulanan ölü sayısının yaklaşık 12 bini bulduğunu belirterek, tam ölü sayısının tespitinin büyük olasılıkla iki yılı alacağını ifade etti. (Dünya / 29.12.2009)



