KAREKODSUZ İLAÇLAR 1 HAZİRANDA BÜYÜK SIKINTI YARATACAK
19 Mayıs 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Yorumlar Kapalı
16 Mayıs pazar günü uygulamaya giren İlaç Takip Sistemi (İTS) kapsamında stoktaki karekodsuz ilaçların satışına daha önce öngörülen yıl sonu yerine, 1 Haziran 2010 tarihine kadar izin verilmesi ilaç sektöründe kaygılara yol açtı. Stoklardaki karekodsuz ilaçların satılabilmesi için eczanelerde ve depolarda 100 milyonlarca kutu ürünün elle etiketlenmesi gerekiyor. Ancak eczanelerde ve depolarda bu işlemlerin yapılması, ilacın tüm bilgilerini ihtiva eden bu etiketlerde muhtemel karışıklıklarının yaşanması riskini doğuruyor. İlaçların farklı dozlarının yanlış etiketlenmesi hasta sağlığı için risk yaratabileceği gibi, kötü niyetli kişilerin sahtecilik yaparak devleti milyonlarca lira zarara uğratması tehlikesi de doğabilecek. İlaç Takip Sistemini destekleyen Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD), daha önce olduğu gibi, eczane stoklarında bulunan karekodsuz ilaçların satışına 01 Ocak 2011 tarihine kadar izin verilmesi halinde sıkıntıların aşılacağını kaydetti.
Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmasına 16 Mayıs 2010 Pazar günü itibarı ile başlanan İlaç Takip Sistemi (İTS) kapsamında eczane stoklarındaki karekodsuz ilaçların durumu, ilaç endüstrisinde sıkıntı yaratıyor. Daha önce taahhüt ettikleri gibi karekod etiketleme yatırımlarını tamamlayan üretici firmalar halen piyasaya karekodsuz yeni ilaç vermiyor. Ancak eczanelerde ve ilaç depolarında şu anda bulunan 2009 ürünü karekodsuz ilaç stoklarının durumu İlaç Takip Sistemi’nin işlemesini de zorlaştırıyor.
İTS ile ilgili olarak 30 Eylül 2009 tarihli “Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te, 1 Ocak 2010 öncesinde üretilmiş ürünlerden karekodsuz olanların satışına 1 Ocak 2011 tarihine kadar izin verileceği belirtilmişti. Ancak daha sonra çıkan iki genelge ile önce bu tarih 1 Haziran 2010′a çekildi, sonra da piyasadaki karekodsuz ürünlere, eczane ve ilaç depolarında, firmaların gönderdiği karekod etiketlerin yapıştırılması kararlaştırıldı.
Yürürlükteki genelgelere göre, önce stoklar tespit edilecek, daha sonra etiket ihtiyacı üretici firmalara iletilecek. Firmalar karekod etiketleri ürettikten sonra, eczanelerde ve depolarda karekod etiketler her ürünün son kullanma tarihi kontrol edilerek tek tek elle eklenecek.
Fiziksel olarak tamamlanması çok zor olan bu süreçte ilaçların farklı dozlarının yanlış etiketlenmesi hataları ortaya çıkabilecek. Ayrıca kötü niyetli kişi veya gruplar için karekodları farklı ambalajlara yapıştırarak ilaçta sahtecilik yapma fırsatı doğabilecek. Bu nedenle hasta sağlığı açısından ciddi risk doğacağı gibi, pek çok karekodsuz ilacın son kullanma tarihinden önce etiketlenememesi nedeni ile de milli servet de ziyan olacak.
AİFD uyardı
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) tarafından yapılan açıklamada, uygulamanın hasta sağlığı ve sahtecilik açısından yol açacağı risklere dikkat çekildikten sonra şu ifadelere yer verildi:
“İlaç Takip Sistemi (İTS), bu alanda dünyadaki ilklerden biri olarak ilaçta sahteciliği önleyecek ve kayıtdışılığı büyük ölçüde ortadan kaldıracak önemli bir düzenlemedir. Bu nedenle, Hükümetimizi İTS konusunda her zaman destekledik. Üretici firmalar olarak yaklaşık 200 milyon TL düzeyinde yatırım yaparak, karekod etiketleme sistemine geçtik. Halen hiçbir üyemiz ilaç depolarına karekodsuz ürün göndermemektedir. Ancak eczane ve depolarda bulunan, 2010 öncesinden kalma karekodsuz ürünlerin 1 Haziran 2010 tarihine kadar nasıl etiketlenecekleri konusu sistemde sıkıntıya yol açmakta ve hasta sağlığı açısından riskler yaratmaktadır. AİFD olarak sistemi kesinlikle erteletmek istemiyoruz, beklentimiz daha önce öngörüldüğü gibi sadece stoklardaki karekodsuz ilaç satışının yıl sonuna kadar satışına izin verilmesi ve eczanelerde elle etiketlenmesi talebinden vazgeçilmesi yönündedir. Bu durumda sıkıntı aşılacaktır. Bakanlığımızın sistemin başlangıcını değil de, kapanış tarihini tekrar gözden geçireceğini umut ediyoruz.”
REDUCTIL 10 mg/15 mg KAPSÜL GERİ ÇEKİLİYOR
25 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Sağlık Bakanlığı, “Sibutramin” ihtiva eden ilaçların “kardiovasküler hastalarda risk oluşturduğu” gerekçesiyle ruhsatının askıya alınarak, toplatılmasına karar verdi…
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklama şöyle:
Reductil10 mg/15 mg Kapsül geri çekilmesi hakkında
“Sibutramin” ihtiva eden ilaçların “kardiovasküler hastalarda risk oluşturduğu” gerekçesiyle Avrupa İlaç Ajansı tarafından ruhsatlarının askıya alınması ve Avrupa Birliği üye ülkelerinde piyasadan toplatılması nedeniyle ülkemizde ruhsatlı olan “Reductil 10 mg Kapsül ve Reductil 15 mg Kapsül” adlı müstahzarın tüm serilerine tedbiren, 15 Ağustos 1986 tarih ve 19196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Farmasötik ve Tıbbi Müstahzar, Madde, Malzeme ve Terkipleri ile Bitkisel Preparatların Geri Çekilmesi ve Toplatılması Hakkında Yönetmelik”e göre 2. sınıf B seviyesinde (eczane, ecza deposu, hastane, v.b.) geri çekme işlemi uygulanmıştır.
SGK ECZACIDAN ‘EYLEMSİZLİK’ İSTEDİ
13 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türk Eczacıları Birliği (TEB) dün sürpriz bir şekilde buluştu. Görüşmede, birlikten ‘kepenk kapatma’ eyleminin vatandaşı mağdur ettiği ve tekrarlanmaması istendi. Ayrıca TEB’in eczanelerden aldığı 500 liralık sözleşme bedelinin sıfırlanması ya da aşağıya çekilmesi de gündemde…
SGK’nın Türk Eczacıları Birliği ile ilaç alım protokolünü feshetmesiyle başlayan krizde yeni bir gelişme yaşandı. SGK Başkanı Mehmet Emin Zararsız, Erdoğan Çolak’ın başkanlık ettiği TEB heyetiyle önceki akşam biraraya geldi. Görüşmede, birliğe 4 şart sunuldu. Bunlardan ilki ‘eylemsizlik’ olarak belirlendi. TEB’in her aşamada kepenk kapatma eylemi yapmasını siyasi bulan SGK, muhatabına benzer eylemlerin yapılmamasını net bir şekilde iletti. SGK’nın şartları arasında, birliğin üye eczanelerden yaptığı kesintinin kaldırılması da bulunuyor. Kurum, Eczacılar Birliği’nden yaklaşık 24 bin serbest eczaneden eczane başına aldığı 500 liralık sözleşme bedelini kaldırmasını da istiyor.
SGK, TEB’e ayrıca İlaç Takip Sistemi’ne ‘muhalif’ davranılmaması mesajını da iletti. Sistemin, sahte ve miyadı dolmuş ilacın satılmasını engelleyeceği, dolayısıyla sorunsuz işlemesi için eczacıların konuyu sahiplenmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
‘Hastalara ilaç verilemiyor’
İstanbul Eczacı Odası, dün akşam yaptığı açıklamada SGK’nın eczanelerdeki reçete provizyon sisteminin çalışmadığını, bu nedenle Türkiye genelinde sigortalılara ilaç verilemediğini açıkladı. Açıklamada konuyla ilgili SGK’dan hiçbir açıklama gelmediği de vurgulandı.
Eczacılar Köşk’e çıkıyor
TEB ile SGK arasında 16 Ocak’ta sona erecek sözleşme öncesi uzlaşma trafiğine bugün Çankaya Köşkü de eklenecek. TEB ve eczacılar, bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e taleplerini iletecek.
TEİS: ECZANELERDEKİ İLAÇLAR YÜZDE 35 DEĞER KAYBETTİ
11 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası, 4 Aralık 2009 ve 1 Ocak 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen ilaç fiyat indirim kararlarını değerlendirdi…
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, 4 Aralık 2009 ve 1 Ocak 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen ilaç fiyat indirimleri ile eczanelerdeki ilaçların toplamda yüzde 35′lik bir değer kaybına uğradığını savundu.
Saydan, yaptığı açıklamada, “4 Aralık 2009′da ilaç fiyatlarında yapılan indirimlerinden doğan eczacı zararlarının karşılanacağı”na yönelik açıklamanın üzerinden bir ay geçmesine rağmen, kayıplarının yüzde 10′unun bile karşılanmadığını belirtti.
Açıklamasında, 4 Aralık 2009 ve 1 Ocak 2010 tarihinde gerçekleştirilen ilaç fiyat indirimleri ile eczanelerde bulunan ilaçların toplamda yüzde 35′lik bir değer kaybına uğradığını savunan Saydan, bu zararın karşılanmaması durumunda, Nisan ayından itibaren eczanelerin ciddi bir ekonomik krize girerek kapanmak zorunda kalacağını ileri sürdü.
Fiyat indirimlerinden doğan kayıpların da telafi edileceği, kalıcı bir çözüm sağlayacak yasal düzenleme getirilmesi talebini ifade eden Saydan, “Eczacıların raflarında bulunan; ödemesi ve vergilendirilmesi üzerindeki etiket fiyatından yapılmış ilaçların alış fiyatından da ucuza sattırılmasının sağlık harcamalarında tasarruf değil, ilaç ve eczacılık alanında yıkım getireceğini, kurumun sözleşme yapmak için açık eczane bulmakta bile zorlanacağı gerçeğini artık idrak etmelerini istiyoruz” görüşünü savundu.
Link: http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=74048&cDate=
ECZACILAR, 2010′DA DA KARARLI
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Hükümetin aldığı kararlara verdikleri mücadeleyle 2009′da sık sık gündeme gelen eczacılar, yeni yılda da kararlı duruşlarını sergileme kararı aldı…
Adana Eczacı Odası Başkanı Burhanettin Bulut, meslek örgütlerinin yok sayılmasını, vatandaşın ilaca ulaşımını engelleyen sistemleri kabullenmediklerini belirterek, “2010′da hükümet yetkililerinin yaptıkları hataları fark etmesini ve sağlığın en önemli zincirini oluşturan eczacıların mücadelesini haklı bulamasını ümit ediyoruz” dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK), eczacılarla Türk Eczacıları Birliği (TEB) çatısı altında yaptıkları sözleşmeyi 17 Aralık 2009′da tek taraflı feshettiğini hatırlatan Bulut, “SGK, meslek örgütümüzün, mevcut sistemde bazı eczanelerin sıkıntıya girdiğini ve birçok bölgede eczanelerin kapanmasını beklediklerini belirterek yaptığı 1 günlük kapatma kampanyası sonucu sözleşmeleri tek taraflı fesih ettiğini duyurdu.
O tarihten itibaren eczanelerle bire bir sözleşme imzalama hazırlığındalar. TEB’in yok sayıldığı bir sistemi hiçbir eczacı kabul etmiyor.
SGK’nın tek taraflı feshine göre, 15 Ocak 2010 tarihi itibariyle sözleşmelerimiz geçersiz olacak ve 16 Ocak’ta vatandaşa ilaç veremeyeceğiz. Tüm SGK’lılar da mağdur olacak” diye konuştu.
MEMURLAR DA SGK’LI OLUYOR
Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) Devrine İlişkin Tebliğ sonucuna göre Emekli Sandığı’na bağlı kamu personeli ve bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri (5510 sayılı kanunun geçici 12′nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamına girenler hariç) 15 Ocak’tan itibaren, SGK’lı olacaklarını belirten Bulut, bu nedenle 16 Ocak tarihinden sonra devlet memurlarının da aynı şekilde mağdur olacağını söyledi.
Hükümet yetkililerinin ilaçların marketler aracılığı ile satılacağını beyan etmesi konusunda da anlaşmazsızlıkların bulunduğunu anlatan Bulut, şöyle konuştu:
“Markette ilaç satışı konusunda ABD modeli örnek gösterilirken bu ülke ile maliyet mukayesesi yapılmamakta. Bugüne kadar sürekli sağlık gider artışlarından dolayı tasarruf tedbirleri aldıklarını iddia edenlerin dünyanın en maliyetli sağlık sistemini örnek almaları anlaşılmamaktadır.
İlaçların markete geçmesi durumunda mevcut hali ile hiç bir sermaye grubu SGK ile sözleşme imzalamaz. Bu şartlarda eczaneler ayakta kalamayacağı gibi marketler sisteme dahil olmak istemez. Türkiye’nin her yerinde eczacılar SGK’ya dilekçelerle TEB’in devre dışı bırakılması durumunda sözleşme imzalamayacaklarını bildirmiştir.
SGK, 16 Ocak’ta vatandaş ilaca ulaşımında sıkıntı yaşadığında bunun sonuçlarını görecektir. Bazı yetkililer bizi ideolojik davranmakla suçluyor. Biz sağlıkçıyız, siyaset onların işi. Bizim tek gayemiz mesleğimizi onurumuzla yerine getirmek.”
HER İLAÇ KUTUSUNUN BİR ‘KİMLİĞİ’ OLACAK
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
İlaç takip sistemi kapsamında 1 Ocak’tan itibaren üretilen ürünlerde, kupür yerine “ilacın kimlik numarası” olarak adlandırılan “karekod” yer alacak…
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun, İlaç Takip Sisteminin nasıl uygulanacağına açıklık getiren genelgede, şu bilgileri verdi:
Sağlık Bakanlığı’na “ilaç güvenliliğinin sağlanması” görevinin verildi. Bu amaçla ilaçların izlenebilirliğinin sağlanması için “Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği”nde değişiklik yapıldı. Buna göre ürünlerin üzerinden kupür kaldırılarak yerine “karekod” adıyla yeni bir tanımlayıcı konuldu.
Üretim tarihi 1 Ocak 2010’dan sonra üretilen tüm ürünlere karekod konulacak. Üretim tarihleri 2010 içindeyse, ithal ürünlere de mutlaka karekod konulacak. 1 Ocaktan önce kupürlü olarak üretilen ürünlerin, kupürleri iptal edilerek üzerine “karekod” konulabilecek. Ya da 1 Ocak 2011 tarihine kadar eskiden olduğu gibi kupürlü satılabilecek.
İlaç Takip Sistemi, ilaç güvenliğinin sağlanmasında rol oynayacak. İlaç güvenliliğinin en önemli muhatabı olan eczacılarımızın karekodlu ilaçların satışına ağırlık vererek ilaç güvenliliğinin iyileştirilmesine katkıda bulunmaları bekleniyor.
İlaç takip sistemi nedir
Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu İlaç Takip Sistemi, birer numara verilen ürünlerin, üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadar her aşamada takip edilmesine olanak sağlayacak. Bu şekilde sisteme kaydedilen ilacın satışı sırasında öncelikle onay alınacak. Sistemin onay vermesi halinde satış gerçekleştirilebilecek.
ABD’DE 750 BİN MARKET İLAÇ SATIYOR
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Başbakan Erdoğan, ABD’de olduğu gibi marketlerde ilaç stantlarının kurulmasına yönelik çalışma yaptıklarını açıklamıştı…
ABD’de “Drugstore” olarak isimlendirilen, 1900′lü yılların başından günümüze geliştirilerek uygulanan ve zamanla zincirlere dönen, içinde ilaçların da satıldığı marketler, reçeteli ilaç satışında yüzde 20′lik paya ulaştı.
ABD Ulusal Eczane Zincirleri Derneği’nin (National Association of Chain Drugstores) açıkladığı son verilere göre, 2008′de 253.6 milyar dolarlık reçeteli ilaç satışının yapıldığı Amerika’da, satışların 10.2′sini süpermarket zincirlerinin içindeki, yüzde 9.8′ini de daha büyük süpermarket zincirlerinin içindeki eczaneler yaptı.
Reçeteli ilaçların yüzde 21.7′si posta siparişiyle, yüzde 17.3′ü bağımsız eczaneler tarafından satılırken, en büyük paya, yüzde 41 ile marketler içinde bulunmayan geleneksel zincir eczaneler sahip oldu.
Süpermarket zincirlerinde satılan reçeteli ilaçlar toplamda 25.77 milyar dolarlık satış rakamına ulaşırken, “kitlesel market” olarak adlandırılan daha büyük süpermarket zincirlerindeki reçeteli ilaç satışı ise 24.77 milyar dolar oldu.
Reçetesiz ilaç pazarı 16.8 milyar dolar
Reçetesiz ilaç satıcılarını bir araya getiren ABD Tüketici Sağlık Ürünleri Derneği’nin (Consumer Healtcare Products Association) verilerine göre ise ülke genelinde 750 bin markette bu ürünlere ulaşılıyor. Derneğin 2008 yılı istatistiklerine göre Amerika’da toplam 16.8 milyar dolarlık reçetesiz ilaç satışı yapıldı.
Marketlerde satılan ve “tezgah üstü” olarak isimlendirilen baş ağrısı geçirici, öksürük şurubu, migren ve mide yatıştırıcıları, ağrı gidericiler gibi reçetesiz ilaçlar, ABD’de günlük olarak yoğun şekilde kullanılıyor ve herhangi bir eczacıya gereksinim duymadan marketlerden alınabiliyor.
Amerika’da 56 binin üzerinde eczane bulunuyor. Eczanelerden 39 bini geleneksel zincir eczaneler, süpermarketler ve daha büyük süpermarketler tarafından işletilirken, 17 bine yakın da bağımsız eczane sahibi eczacı var.
Ülkede, içinde eczanelerin de bulunduğu zincir süpermarketler arasında Walgreens, 6971 şubeyle lider konumda bulunuyor. Walgreens’i CVS 6308 şubeyle, Rite Aid 4992 şubeyle, Health Mart 1961 şubeyle takip ediyor. (Dünya / 29.12.2009)
İLAÇTA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
04 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Reçetelere yapıştırılmak için ilaç kutularından kupür kesme dönemi sona eriyor…
Sağlık Bakanlığının uygulamaya koyacağı İlaç Takip Sistemi ile birer kimlik numarasına sahip olacak ilaçlar, üretimden tüketim aşamasına kadar takip edilebilecek, reçetelere yapıştırılmak için ilaç kutularından kupür kesme dönemi de sona erecek.
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Saim Kerman, 1 Ocak 2010′dan itibaren ilaç firmalarının sadece karekodlu ürünleri piyasaya sürebileceğini, barkodlu ürünlerin ise piyasaya sürülemeyeceğini bildirdi.
“Karekod”un, her ilacın bir kimlik numarası olmasının, İlaç Takip Sistemine (İTS) bu numarayla kaydedilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Kerman, sistemin, ilacın üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadar her aşamada takibine imkan sağlayacağını söyledi.
Kerman, 1 Ocak 2010′dan itibaren piyasadaki bütün ilaçlarda karekod olmasının beklenmediğini, daha önce barkodlu olarak üretilenlerin de satılabileceğini belirterek,uygulamanın başlamasından sonraki 3-4 ay içinde ürünlerin yüzde 10′unda karekod bulunmasını umut ettiklerini kaydetti.
1 yıl boyunca piyasada barkodlu ürünlerin de olacağını, ama bu süre sonunda bütün ürünlerin karekodlu olmasını planladıklarını ifade eden Kerman, sistemin ülkede başarıyla uygulanması halinde, Türkiye’nin sahip olduğu bilgiyi yurt dışına satma imkanının da olabileceğini anlattı.
Saim Kerman, “İlaç Takip Sistemi”nin pilot uygulamasının bir süredir devam ettiğini, piyasada bulunan az sayıdaki karekodlu ürünün bu şekilde fatura edildiğini ve devletin ödeme belgeleri arasına karekodun da girdiğini belirterek, “Bununla ilgili programa sahip olmayan eczanelerin 1 Ocaktan itibaren bu programı yüklemelerini bekliyoruz” diye konuştu.
“HER İLAÇ SİSTEME KAYDEDİLECEK”
Sistemin işleyişi hakkında bilgi de veren Kerman, karekodlu ürünlerin İlaç Takip Sistemine kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğunu, bu sayede hangi banttan hangi ürünün çıktığının takip edilebileceğini, sistemde kaydı bulunmayan ürünün satış sırasında onaylanmayacağını söyledi.
Kerman, böylece sahte ilacın önlenebileceğine, SGK’nın eczanelerle sözleşme fesih nedenlerinin başında da sahte kupürlü ilaçların geldiğine dikkati çekerek, bu nedenle eczacılardan, karekodlu ürünler eczanelerine geldiğinde önce sisteme okutmalarını daha sonra raflara yerleştirmelerini isteyeceklerini söyledi.
Saim Kerman, bunun eczacının da lehine olacağını vurgulayarak, “Eczacıların karekodlu ürünleri okutarak raflara yerleştirmesinde yarar var. Bunu bir genelgeyle de duyuracağız” dedi.
Medula sistemini revize eden Sosyal Güvenlik Kurumunun gerekli alt yapı düzenlenmesini yaptığını kaydeden Kerman, halen, reçete, önce SGK’nın provizyon sisteminden sorgulandığı daha sonra da İlaç Takip Sisteminden onay alındığı için eczanelerin 2 işlem yaptığını, bunun ileride tek işleme ineceğini, böylece sorgulama yapmanın daha kısa süreceğini bildirdi.
“İLAÇLAR ARTIK DAHA GÜVENLİ TOPLANACAK”
Bu sistem sayesinde artık ilaç kutularından kupür kesilmesine gerek kalmayacağını ifade eden Kerman, sistem ile ilaçların raflarda miatlarının dolması önleneceği için israf da olmayacağına işaret etti. Kerman, “Karekod uygulamasına şimdiye kadar geçilseydi eczacıların stok zararı sorunu hiç gündeme gelmezdi. Çünkü hangi eczanede ne kadar ilaç var kolaylıkla saptanabilirdi” diye konuştu.
1 Temmuz 2010′a kadar depoların sistem dışında olacağını, bu tarihten itibaren de depoların, koli üzerinden etiket sistemini aktive edeceğini anlatan Kerman, “Bu sayede kutu üzerinden tek tek uğraşmak gerekmeyecek. Depoda koli okutulunca içindeki bütün ilaçlar sisteme aynı anda kaydedilecek” dedi.
İlaç Takip Sistemi sayesinde toplatılması gereken ilaçların daha güvenli bir şekilde piyasadan çekilebileceğini ifade eden Kerman, “Toplatılacak ilaçların hangi eczaneye verildiği, hatta kimlik numarası yoluyla müşteri bile tespit edilerek çok sistemli bir şekilde geri çekme uygulanabilecek” diye konuştu.
“SİSTEME TÜM PAYDAŞLAR DAHİL OLMALI”
Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel de, İlaç Takip Sistemine temelde karşı olmadıklarını, ancak ilaç zincirinin tüm paydaşlarının da dahil olduğu, ilacın üretiminden hastaya ulaşana kadarki süreçte zincirin içerisinde görev alan tüm tarafların katıldığı bir sistemi desteklediklerini söyledi.
Sahte ilacın önlenmesinin önemine işaret eden Özel, ülke kaynaklarını eritmesi, hasta hakları ve sağlığı açısından sahte ilaç konusu üzerinde durduklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
“İlaç Takip Sistemi, ilaçta sahteciliğin önünü kesmesi amacıyla ve iyi niyetli bir çabayla hayata geçirilmek istense de, sağlık zinciri içerisindeki tüm aktörleri ciddi anlamda etkileyecektir. Bizim sistemden en çok etkilenecek halka olan eczacılarımız adına İlaç Takip Sistemi konusunda önemli kaygılarımız ve öngördüğümüz çok hayati problemler var.”
Özgür Özel, bu sorunları Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna ilettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Görüş ve önerilerimizin tüm taraflarca haklı bulunması sonucu, birliğimiz, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü arasında 1 Temmuz 2009′da bir protokol imzaladık. Bu protokolde, İlaç Takip Sisteminin hayata geçmesi ile ilgili olarak, birliğimizin olmazsa olmaz talepleri 7 ana başlık halinde yer aldı, bu talepler yerine gelmeden sistemin hayata geçirilemeyeceği imza altına alınmış oldu. Bu protokol ve kapsadığı taleplerimiz, sistemi doğru yönlendirmek, hastalarımızı ve meslektaşlarımızı mağdur etmemek için alınmış tedbirleri de kapsıyor. Çünkü bu gereklilikler yerine getirilmeden uygulamaya geçilmesi halinde İlaç Takip Sistemi ölü doğmuş olacak.”
Sistemde dağıtım kanalları ve depoların bulunmayışının, ilacın sadece eczaneden çıktığı, yani hastaya verildiği noktada sorgulanmasını öngördüğünü ileri süren Özel, ürünün rafa yerleştirilmeden önce sisteme okutulmasının da pratikte mümkün olmadığını savundu. Özel, “Zaman ve iş gücü açısından eczane işleyişini tamamen bloke edecek bu işlem, ancak depoların sisteme dahil olmasıyla mümkün olabilir. Bu da bizim sistemin bir bütün olarak çalışması amacıyla zaten sunduğumuz ön koşullardan birisi” diye konuştu.
İlaç Takip Sistemi ile ilgili hazırlık kapsamında, karekod sistemine uyumlu bir eczane işletim sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirten Özel, Türk Eczacıları Birliği tarafından hazırlanan ve tüm eczanelere ücretsiz olarak dağıtılması planlanan TEBEOS eczane yazılımı ile ilgili hazırlıkların tamamlandığını, denemelerin başarıyla sonuçlanmasının ardından sistemin ilk bin eczaneye dağıtımının yapıldığını bildirdi.
Dağıtımın 2 ay içerisinde tüm Türkiye’de tamamlanacağını ve sistemin 24 bin eczaneye ücretsiz temin edileceğini bildiren Özel, bu yazılımın karekod sistemine uyumlu olduğunu, mevcut reçete onay sistemi ile tam uyumlu çalıştığını söyledi.
Özel, “Tüm bu koşullar altında, 1 Ocakta uygulamaya başlamanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Zira, birliğimizin ve eczacılarımızın istemediği, kabul etmediği bir sistemin hayata geçmesi de mümkün değildir” iddiasında bulundu.
“900 MİLYON DOLAR YATIRIM YAPILDI”
Merck Sharp Dohme İlaçları Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Doğu Afrika Yönetici Direktörü Jeffrey Kemprecos da, yenilikçi ilaç sektöründeki biyoteknoloji ve araştırmacı ilaç firmalarının, sahte ve taklit ilaçlarla mücadelede Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.
Sahte ilaçların hasta güvenliğini tehdit etmesinin yanı sıra, SGK’ya her ay milyonlarca TL’ye mal olarak, sağlık bütçesinde ilaç için ayrılan kaynağın yanlış yerlere kanalize olmasına sebebiyet verdiğine dikkati çeken Kemprecos, “SGK’nın ümit vaat eden yeni ilaç ve aşılar için kaynak yaratmak amacıyla çaba gösterdiği bir dönemde, milyonlarca liranın sahte ürünler için sarf edilmesi kabul edilemez” dedi.
Kemprecos, orijinal ilaç sektörünün, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile 2 yıldan fazladır sahte ilacın önlenmesi ve ilaç güvenliğinin sağlanmasına yönelik yeni bir sistem üzerinde çalıştığını anlatarak, şöyle konuştu:
“Bu, her bir kutu ilacı arz zinciri, üretici, dağıtıcı, eczane veya hastaneden hastaya ulaşıncaya kadar izlemek üzere dizayn edilen, büyük ve heyecan verici bir sistem olacak. Bunun için hükümet ve özel sektör arasında sayısız toplantılar yapıldı, danışmanlık hizmeti verildi. Bugün gelinen noktada, teknik ve güvenlik ekibimiz çok önemli teknik konuların şu an için çözüldüğüne inanılıyor.”
Biyoteknoloji ve araştırmacı ilaç firmalarının yeni paketleme, damgalama ve takip ekipmanları için yaklaşık 900 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirten Kemprecos, geçmişte sistemin yürürlüğe girme tarihiyle ilgili ertelemeler olduğunu, ancak bu ertelemeler hastaların güvenilir ilaca erişimi için bir risk yaratırken, yeni ilaç ve aşıların temini için ayrılan kaynakların da boşa harcanmasına yol açtığına işaret etti. (Hürriyet / 29.12.2009)
TEİS: SGK GÖREVİNİ SÖZDE YAPMASIN
03 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası, eczacıların SGK’nın zor koşullarına rağmen etkin ve verimli çalıştığını belirtti…
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, “Bizlerden verimli ve etkin çalışmamız bekleniyorsa buna göre SGK’nın da görevini sözde değil icraatta, vatandaşı ve eczacısı için etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmesi gerekir” açıklamasında bulundu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in, eczanelerle sözleşme fesihi sonrasında “Son yapılan değişiklik eczanelerle alakalı değil. Sadece etkin ve verimli eczanelerle çalışma isteği. Başka bir isteğim yok” sözlerini ve, “SGK’nın etkin ve verimli çalıştığı” yönündeki ifadelerini, yaptığı yazılı bir açıklama ile yanıtlayan Saydan, eczacıların SGK’nın zor koşullarına rağmen etkin ve verimli çalıştığını vurguladı.
Saydan, “Eczane eczacıları olarak, biz de etkin ve verimli bir SGK ile çalışmak istiyoruz. SGK sözde değil, icraatlarında vatandaşlarına ve eczacılara etkinlik ve verimlilik sergilesin” açıklamasında bulunarak, şunları kaydetti:
“Eczane eczacıları vatandaşlarına ilaç satmak değil, ilaç ve sağlık hizmeti vermek istiyor. SGK, tek alıcı olduğunu söylüyor, ama unutulmasın ilaç hizmetini veren yegane kişiler bizleriz ve bu görevi yapabilmek adına mücadele veriyoruz. Asıl SGK, etkin çalışmalı ama etkinliği, eczacıları ezmek olmamalıdır.
Bizlerden verimli ve etkin çalışmamız bekleniyorsa buna göre SGK’nın da görevini sözde değil icraatta vatandaşı ve eczacısı için etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Çalışmayan provizyon sisteminin başında saatlerce beklemek zorunda kalan eczane eczacılarının tek sendikası TEİS olarak bizler de etkin ve verimli bir SGK ile çalışmak istiyoruz.”
“Ülkede ilaç tek fiyat olsun”
SGK’nın, “kurumlarının teknolojik imkanlarının tüm eczacılara sadece tek bir tuşla ulaşabilir düzeyde olduğu; vatandaşların sağlık hizmetlerini aksatmamak ve eczacıların mağduriyetlerini engellemek için gereken tüm tedbirleri aldıkları” yönünde açıklama yaptığını ifade eden Saydan, şöyle devam etti:
“SGK’nın o tek tuşunun hiç çalışmadığını hatırlatarak, düzgün ve kesintisiz çalışan bir provizyon sistemi istiyoruz. SGK’ya ait olan kamu kurum ıskontolarını taşımak istemiyoruz. Ülkede ilacın tek fiyatı olsun diyoruz. SGK’ya yapılan ıskontolardan zarar etmek istemiyoruz. Bu ıskontoları kurum kendisi etkin bir şekilde tahsil etsin, eczacıları aracı olarak kullanmasın istiyoruz. Ödeme süresi 60 gün olarak belirtildiği halde şimdiye kadar zamanında ödeme yapmayan, fatura bedellerimizi zamanında ödemeden bankalarda bekleterek bizim paramız üzerinden komisyon alan, örgütlenme hakkımızı elimizden almaya çalışan SGK istemiyoruz. Kurumun görevi kendisine hizmet verenlerin örgütlenmelerine karışmak olmamalıdır. Kurum asli görevine dönmelidir.” (Dünya / 24.12.2009)
SGK: İNDİRİM SÖZLEŞMESİ ECZANELERİ HEDEF ALMIYOR
03 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Eczacılık, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Kurum, tek tek yapılacak sözleşmeyle eczacıların maliyetlerinin düşeceğini açıkladı…
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığınca, ilaç sanayi ile yapılan indirim sözleşmesinin eczaneleri hedef alan bir uygulama olmadığı, tek tek yapılacak sözleşmeyle eczacıların maliyetlerinin düşeceği bildirildi.
SGK’dan yapılan yazılı açıklamada, Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile yapılan sözleşmenin SGK tarafından feshedilmesiyle ilgili son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde “eczanelerin sahipsiz kalacağı” yönünde yorumların yer aldığı hatırlatıldı.
Kurumun, eczanelere bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğinin belirtildiği açıklamada, SGK ile ilaç sanayi arasında ilaç fiyatlarında indirimi öngören bir sözleşme yapıldığı hatırlatıldı. Bu sözleşmenin küresel ekonomik krizin etkisiyle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar üzerine alınan tedbirlerden biri olduğu belirtildi. Amacın vatandaşın ödediği vergileri ve sosyal güvenlik primlerini daha etkin ve verimli kullanmak olduğu kaydedilen açıklamada, anlaşmayla ilaç fiyatlarında yüzde 25–50 civarında indirim sağlanacağı vurgulandı.
Açıklamada, bu indirimin vatandaşların yüzde 25–30 civarında daha az katkı payı ödeyerek ilaca erişimi anlamına geldiği ve kamunun sağlık harcamalarında yaklaşık 2,5 milyar liralık tasarruf hedeflediği anlatıldı.
SGK’nın temel amacının sosyal güvenlik hizmetlerinin vatandaşlara daha etkin, verimli ve kesintisiz ulaşmasını sağlamak olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu çerçevede, ilaç sanayi ile yapılan indirim sözleşmesi eczanelerimizi hedef alan bir uygulama değildir. Kurumumuz her defasında bu bilgiyi eczacılarımız ve kamuoyuyla paylaşmıştır. Ancak TEB, geçtiğimiz günlerde yapılan Genel Kurul öncesi seçim atmosferi içinde eczacılarımızın eczanelerini bir gün süreyle kapatma eylemi yapmalarına neden olmuştur. Oysa eczacılarımızın yakındığı fiyat farklarından doğan zararlarının ilaç firmaları tarafından karşılanması hususunun ilaç sanayi ile yapılan sözleşmede imza altına alındığı daha önce de açıklanmıştı.
Kaldı ki eczacılarımızla tek tek yapılacak olan sözleşmeyle eczacıların maliyetleri daha da düşecektir. Yeni uygulamayla eczacılarımızın TEB’e sözleşme bedeli olarak vermek zorunda kaldığı 500 TL ödeme yükümlülüğü kalkmış olacaktır. Dolayısıyla sözleşmenin Kurumumuz ile TEB arasında yapılmasından kaynaklanan ve bu nedenle eczacılarımızın TEB’e ödemek zorunda kaldıkları sözleşme bedeli, sözleşmenin Kurumumuz ile eczacılarımız arasında doğrudan yapılmasıyla ortadan kalkacaktır.
Ayrıca, önceki sözleşmeye göre sürecin daha iyi işlemesi ve bürokratik işlemlerin azaltılması amacıyla eczanelere bazı avantaj ve kolaylıklar da yeni sözleşmeyle sağlanacaktır. Tek tek yapılacak olan sözleşmelerle ilgili herhangi bir bürokratik uygulama ya da zaman kaybı oluşturacak herhangi bir işlem de söz konusu olmayacaktır.”
“Sağduyulu yaklaşımları bekliyoruz”
SGK’nın teknolojik olanaklarının tüm eczacılara sadece tek bir tuşla ulaşabilecek düzeyde olduğunun altı çizilen açıklamada, vatandaşların sağlık hizmetlerini aksatmamak ve eczacıların mağduriyetlerini engellemek için gereken tüm tedbirlerin alındığı belirtildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Diğer taraftan, eczacılarımızla tek tek sözleşme yapılması TEB ve eczacı odalarının temsil yetkilerine karşı bir tutum olmayıp, eczacılarımızla ilgili her konuda, daha önce olduğu gibi bundan sonra da TEB ve eczacı odaları ile işbirliği ve görüşmelerimizin sürdürülmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Her şartta vatandaşımıza sağlıklı ve etkin hizmet verilmesi temel görevimizdir. Kurum olarak vatandaşlarımıza hizmet vermek ve ilaç temin etmek için, isteyen her eczanemizle sözleşme yapılacaktır. Bütün eczacılarımızın sağduyulu yaklaşımlarını bekliyor ve onları vatandaşlarımıza sağlık hizmeti vermek adına sözleşme yapmaya davet ediyoruz.”
“Eczacılar sözleşmeleri tek tek reddedecekleri iradesini ortaya koydular”
Türk Eczacıları Birliği, eczacıların hiçbir zaman SGK ile tek tek sözleşme imzalamayacağı, bunun beyan edildiği dilekçelerin tüm Türkiye’de büyük katılımla ve başarıyla toplandığını belirterek, açıklamada şunlar kaydedildi:
“Bugün itibariyle eczacılarımızın yüzde 95′ten fazlası dilekçelerini Birliğimize ulaştırmıştır. Dilekçeler tamamlandığında toplu halde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletilecektir.
Eczacılar kendilerine tek tek dayatılan sözleşmeleri tek tek reddedecekleri iradesini ortaya koymuşlardır. Biz de Başkanlar Danışma Kurulu olarak ilan ediyoruz ki eğer 16 Ocak’a kadar Birliğimizle sözleşme imzalanmazsa ilaçta faturalı döneme geçilecektir. Eczacı da eczacı odaları da hiçbir tehdide boyun eğmeyecek, kararlılıkla mesleğini, onurunu, geleceğini ve hasta sağlığını korumaya devam edecektir.” (Dünya / 23.12.2009)



