TÜRKİYE'NİN MEDİKAL HABER PORTALI

SGK, GEÇİCİ KAREKODLU İLAÇLARI ÖDEMEYECEK

01 Ocak 2011 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

TEB, bugünden itibaren geçici karekodlu ilaçların SGK tarafından ödenmeyeceğini belirterek hastaları uyardı…

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) yayımladığı genelgeye göre, bugünden itibaren geçici karekodlu ilaçların kurum tarafından ödenmeyeceğini, bu nedenle hastaların pek çok ilacı bedelinin tamamını ödeyerek alacağını, uygulamayı yargıya taşıyacaklarını bildirdi.

Özel, yaptığı yazılı açıklamada, İlaç Takip Sisteminin (İTS), yaygın uygulamaya geçmesiyle, eczanelerde ve dağıtım kanallarında bulunan milyonlarca kutu ilacın, yeni sisteme adapte edilmek için “G2D etiketleri” ile geçici karekodlu hale getirildiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün ağustos ayının başında yayımladığı genelgeyle, G2D’li ürünlerin 2020 yılının sonuna kadar eczanelerden sunumunun uygun olduğunu duyurduğunu anımsatan Özel, bu kapsamda söz konusu ilaçların normal işleyiş içerisinde eczanelerden hastalara sunulduğunu ifade etti.

SGK’nın, 30 Aralık 2010 tarihinde yayımladığı genelgeyle bugünden itibaren söz konusu ilaçların geri ödemesini yapmayacağını duyurduğunu hatırlatan Özel, şunları kaydetti:

“Bizler artık, sağlığı yalnızca bir rakamlar bütünü, yalnızca bütçenin basit bir kalemi, salt teknik bir konu olarak algılayan, vatandaşın cebinde para olup olmadığını umursamaksızın bir günde ilaç gibi hayati bir ürünün ödeme kurallarını değiştiren bu otorite anlayışını kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Bu uygulamadan bir an evvel geri dönülmesini bekliyoruz.”

SGK’nın, Sağlık Bakanlığının mevzuatına uygun biçimde üretilmiş ve ambalajlanmış milyonlarca kutu ilacın bedelini bir gecede ödememeye karar verdiğini ve bu nedenle hastaların pek çok ilacı, bedelinin tamamını ödeyerek alacağını savunan Özel, şöyle devam etti:

“Sistem mevcut hali ile kalırsa, antibiyotikten, kalp ilaçlarına, ağrı kesicilerden, tansiyon ilaçlarına ve hatta çocuk ilaçlarına kadar birçok ilaç, geçici karekodlu olduğu için SGK tarafından ödenmeyecektir. Dolayısıyla hastalarımız bu ilaçları ancak, bedelinin tamamını ödeyerek alabilecekler. Hastalarımızı ilaçsız bırakacak bu uygulamayı, en kısa sürede yargıya taşıyacağız.”

BAZI KAREBARKOD OKUYUCULARI İLAÇ AMBALAJINDAKİ KAREKODU OKUYAMIYOR!

21 Mayıs 2010 HABERmedical  
Kategori: Eczacılık, HABERLER

Yorumlar Kapalı

16 Mayıs 2010 Pazar günü uygulanmasına başlanan ve başarılı olması halinde ilaç sahteciliğini ve ilaç sektöründe kayıtdışılığı önemli ölçüde engellemesi beklenen İlaç Takip Sistemi’nde (İTS) ciddi bir sıkıntı tespit edildi. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) tarafından eczanelerde yapılan incelemelerde, ilaç ambalajlarındaki karekodu okumak için eczanelerde kullanılan bazı karebarkod okuyucularının bunu yapamadığı görüldü. Karebarkod okuyucu, karekodu okuyamayınca, söz konusu ilaç İTS’ye kayıtlı olduğu halde, kayıtlı değilmiş gibi görünüyor.

AİFD, üretici firmaların İTS’ye kayıtlı olmayan ürünleri bulunmadığını, bu nedenle karekodu okunamayan ilaçların eczaneler tarafından iade edilmemesi gerektiğini; esas yapılması gerekenin karebarkod okuyucularındaki sorunun giderilmesi olduğunu kaydetti.

Bir eczanede okunan karekod, yanındaki eczanede okunamıyor!

Yapılan testlerde, okunan karekod bilgilerinin bölgeye ve eczanelere göre farklılık gösterdiği görüldü. Bunun üzerine, eczanelerdeki arayüz programları ve onlara bağlı olarak kullanılan yeni karebarkod okuyucular kontrol edildi. Bu kontrollerde aynı ürünün bir eczanede okunabildiği, buna karşılık hemen yanındaki başka bir eczanede okunamadığı tespit edildi.

İncelemelerde eczanelerde kullanılan bazı programların her okuyucu ile karekodu okumada sorun çıkarttığı belirlendi. Örneğin bir karebarkod okuyucu markası eczanelerdeki bir yazılım ile uyumlu çalışıp karekodu okurken, başka eczanede aynı marka okuyucu farklı yazılımlar ile okuma yapamıyor.

Bazı Karebarkod okuyucuları sorunlu

AİFD tarafından yapılan açıklamada şu ifadeye yer verildi:

“Halen üye firmalarımızın tüm ürünleri İTS’ye kayıtlıdır. Kayıtlı değil gibi görünenler, karekodu okuyamayan karebarkod okuyucuları yüzünden böyle görünmektedir. Çünkü aynı ürün bir eczanede okunurken, diğerinde okunamayabilmektedir. Aslında ürünün sadece bir eczanede bile okunabilmesi, o ürünün İTS sistemine kayıtlı olduğunun bir işaretidir. Sorunun, ithalatçı firmaların, ithal ettikleri karebarkod okuyucuları, karekod okuma algoritması geliştirilmeden eczanelere satmalarından kaynaklanmış olabileceğini düşünmekteyiz. Oysa Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün (İEGM) 04.03.2010 tarihli duyurusunda öncelikle karekod okuma algoritması geliştirilmesi ihtiyacı vurgulanmıştır. Karebarkod okuyucu sorunu nedeniyle okunamayan veya ‘ITS’ye kayıtlı değildir’ uyarısı nedeniyle satılmayan ürünler eczaneler tarafından iade edilmemelidir. Yapılması gereken karebarkod okuyucu sorununu çözmektir. AİFD olarak, bu konuda tüm eczanelerin ivedilikle bilgilendirilmesini istiyoruz.”

İEGM Duyurusu

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü 4 Mart 2010 tarihinde aşağıdaki duyuruyu yaptı:

“Tüm paydaşlarımızın kullanımına sunulmak üzere genel bir karekod okuma algoritması geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu amaçla;

1. Karekod (2D Barkod) okuyucusu tedarikçilerinin İlaç Takip Sistemi Şube Müdürlüğü ile temasa geçerek konsinye karekod okuyucu göndermeleri,

2. Ayrıca eczacıların ve diğer paydaşlarımızın daha kolay ulaşabilmesi için her karekod okuyucu için gerekli kullanım kılavuzları ve varsa ayar dokümanı ve programlarının its@iegm.gov.tr adresine gönderilmesi istenmektedir.”

KAREKODSUZ İLAÇLAR 1 HAZİRANDA BÜYÜK SIKINTI YARATACAK

19 Mayıs 2010 HABERmedical  
Kategori: Eczacılık, Farmakoloji Haberleri, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Karekod16 Mayıs pazar günü uygulamaya giren İlaç Takip Sistemi (İTS) kapsamında stoktaki karekodsuz ilaçların satışına daha önce öngörülen yıl sonu yerine, 1 Haziran 2010 tarihine kadar izin verilmesi ilaç sektöründe kaygılara yol açtı. Stoklardaki karekodsuz ilaçların satılabilmesi için eczanelerde ve depolarda 100 milyonlarca kutu ürünün elle etiketlenmesi gerekiyor. Ancak eczanelerde ve depolarda bu işlemlerin yapılması, ilacın tüm bilgilerini ihtiva eden bu etiketlerde muhtemel karışıklıklarının yaşanması riskini doğuruyor. İlaçların farklı dozlarının yanlış etiketlenmesi hasta sağlığı için risk yaratabileceği gibi, kötü niyetli kişilerin sahtecilik yaparak devleti milyonlarca lira zarara uğratması tehlikesi de doğabilecek. İlaç Takip Sistemini destekleyen Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD), daha önce olduğu gibi, eczane stoklarında bulunan karekodsuz ilaçların satışına 01 Ocak 2011 tarihine kadar izin verilmesi halinde sıkıntıların aşılacağını kaydetti.

Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmasına 16 Mayıs 2010 Pazar günü itibarı ile başlanan İlaç Takip Sistemi (İTS) kapsamında eczane stoklarındaki karekodsuz ilaçların durumu, ilaç endüstrisinde sıkıntı yaratıyor. Daha önce taahhüt ettikleri gibi karekod etiketleme yatırımlarını tamamlayan üretici firmalar halen piyasaya karekodsuz yeni ilaç vermiyor. Ancak eczanelerde ve ilaç depolarında şu anda bulunan 2009 ürünü karekodsuz ilaç stoklarının durumu İlaç Takip Sistemi’nin işlemesini de zorlaştırıyor.

İTS ile ilgili olarak 30 Eylül 2009 tarihli “Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te, 1 Ocak 2010 öncesinde üretilmiş ürünlerden karekodsuz olanların satışına 1 Ocak 2011 tarihine kadar izin verileceği belirtilmişti. Ancak daha sonra çıkan iki genelge ile önce bu tarih 1 Haziran 2010′a çekildi, sonra da piyasadaki karekodsuz ürünlere, eczane ve ilaç depolarında, firmaların gönderdiği karekod etiketlerin yapıştırılması kararlaştırıldı.

Yürürlükteki genelgelere göre, önce stoklar tespit edilecek, daha sonra etiket ihtiyacı üretici firmalara iletilecek. Firmalar karekod etiketleri ürettikten sonra, eczanelerde ve depolarda karekod etiketler her ürünün son kullanma tarihi kontrol edilerek tek tek elle eklenecek.

Fiziksel olarak tamamlanması çok zor olan bu süreçte ilaçların farklı dozlarının yanlış etiketlenmesi hataları ortaya çıkabilecek. Ayrıca kötü niyetli kişi veya gruplar için karekodları farklı ambalajlara yapıştırarak ilaçta sahtecilik yapma fırsatı doğabilecek. Bu nedenle hasta sağlığı açısından ciddi risk doğacağı gibi, pek çok karekodsuz ilacın son kullanma tarihinden önce etiketlenememesi nedeni ile de milli servet de ziyan olacak.

AİFD uyardı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) tarafından yapılan açıklamada, uygulamanın hasta sağlığı ve sahtecilik açısından yol açacağı risklere dikkat çekildikten sonra şu ifadelere yer verildi:

“İlaç Takip Sistemi (İTS), bu alanda dünyadaki ilklerden biri olarak ilaçta sahteciliği önleyecek ve kayıtdışılığı büyük ölçüde ortadan kaldıracak önemli bir düzenlemedir. Bu nedenle, Hükümetimizi İTS konusunda her zaman destekledik. Üretici firmalar olarak yaklaşık 200 milyon TL düzeyinde yatırım yaparak, karekod etiketleme sistemine geçtik. Halen hiçbir üyemiz ilaç depolarına karekodsuz ürün göndermemektedir. Ancak eczane ve depolarda bulunan, 2010 öncesinden kalma karekodsuz ürünlerin 1 Haziran 2010 tarihine kadar nasıl etiketlenecekleri konusu sistemde sıkıntıya yol açmakta ve hasta sağlığı açısından riskler yaratmaktadır. AİFD olarak sistemi kesinlikle erteletmek istemiyoruz, beklentimiz daha önce öngörüldüğü gibi sadece stoklardaki karekodsuz ilaç satışının yıl sonuna kadar satışına izin verilmesi ve eczanelerde elle etiketlenmesi talebinden vazgeçilmesi yönündedir. Bu durumda sıkıntı aşılacaktır. Bakanlığımızın sistemin başlangıcını değil de, kapanış tarihini tekrar gözden geçireceğini umut ediyoruz.”

SİSTEMDEKİ BELİRSİZLİKLER SIKINTI YARATIYOR

19 Şubat 2010 HABERmedical  
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER

Yorumlar Kapalı

AIFDİlaç sektöründe 1 Ocak 2010 tarihi itibarı ile başlatılan İlaç Takip Sistemi (İTS) yaşanan belirsizlikler nedeniyle ilgili taraflarca henüz etkin bir şekilde uygulanamıyor. Bu durum, hastaların ilaca erişiminde sıkıntılara yol açarken, üreticileri de zor durumda bırakıyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) sorunun hızla çözülmesini istedi…

Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu İlaç Takip Sistemi’nin (İTS) temelini oluşturan karekod uygulaması sektörde ciddi sıkıntı yaratmaya başladı. İlgili taraflarca henüz sistemin uygulanır hale getirilememesi nedeni ile hastanın ilaca erişiminde sorun yaşanabilecektir.

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) tarafından yapılan açıklamada, “Sistemin uygulanmasında yaşanan sorunlar hastaların ilaçlara erişememe riskine yol açarken diğer yandan ilave iş gücü ve zaman kaybına neden olmaktadır” ifadesi kullanıldı ve “sorunların hızla aşılması ve sistemin etkin bir şekilde çalıştırılması” istendi.

Karekod uygulaması

30.09.2009 tarih ve 27243 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Beşeri ve Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren üretilen ürünlere karekod basılması zorunlu hale geldi. İlaç Takip Sistemi, karekod ve içindeki bilgilerin merkezi bir sisteme gönderilmesi ile çalışıyor. Karekod sayesinde tüm ilaçlar özgün bir şekilde numaralandırılmış oluyor ve izlenebiliyor. Ancak sistemdeki paydaşlar arasında tam bir uzlaşma sağlanamadığından karekodlu ürünlerin piyasaya sunulmasında sorunlar yaşanıyor.

“Bütün taraflar sistemin çalışması için gayret göstermeli”

AİFD tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeye yer verildi:

“Beşeri ve Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 1 Ocak 2010 tarihi ile yürürlüğe girmiştir. İlaç endüstrisi karekod sistemine geçebilmek için her türlü özveriyi göstermiş, 200 milyon doları aşan yatırım yapmış ve belirlenen tarihte uygulamaya başlamıştır. Ancak üreticiler diğer tarafların uzlaşma sağlayamaması nedeniyle yönetmeliğin uygulanması aşamasında mağdur olmaktadır. Sistemin işleyebilmesi için bütün ilgili tarafların sürece katkı sağlaması gerekmektedir. Bu belirsizlik ortamı hastaların ilaca erişiminde sıkıntıları artırırken, ilaç sahteciliğinde de artış görülmesine neden olabilecektir.

Hastaların ilaçlarına erişimlerinin etkilenmemesi için üyelerimiz yeni kare kod sistemine göre üretilmiş kutular üzerine, sonradan ilave olarak eski bar kod ve fiyat bilgisi baskıları yapmak zorunda kalmaktadırlar.

Bu nedenle, örneğin bir büyük işletmemize aylık 1 milyon TL ilave masraf çıkmaktadır. İçinde bulunduğumuz sıkıntılı ekonomik koşullarda bu yatırımın çok daha verimli alanlarda kullanılabileceği açıktır.
Bu tür sorunlar yaşanmaması ve endüstrimizin, ülkemizde ilaç ve sağlık hizmetlerinin daha da iyileşmesi için harcayabileceği kaynakların israf olmaması açısından ilgili tüm tarafları sistemin bir an önce işler hale gelmesi için gayret göstermeye veya duruma bir çözüm bulmaya çağırıyoruz.”

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği Hakkında

2003 yılında kurulmuş olan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği toplam 40 bioteknoloji ve Ar-Ge ağırlıklı firmadan oluşmaktadır. AİFD’ye üye olan Abbott, Actelion, Alcon, Astra Zeneca, Amgen, Astellas, Bayer, Boehringer Ingelheim, Bristol-Myers Squibb, Celgene, Chiesi, Daiichi-Sankyo, Eczacıbaşı–Baxter, Ferring, Fresenius Kabi, Fresenius Medical Care, Genzyme, Gilead, GlaxoSmithKline, IBSA, İ.E. Ulagay, Indentis, Johnson&Johnson, Lilly, Lundbeck, Merck Serono, MSD, Nestle, Novartis, Novo Nordisk, Nutricia Klinik Beslenme, Pfizer, PharmaSwiss, Pierre Fabre, Reckitt Benckiser, Sanofi Aventis, Servier, Solvay İlaç Türkiye, UCB Pharma, Wyeth olmak üzere dünyadaki yeni ilaç araştırmalarının büyük bölümünü yapan araştırmacı ilaç firmalarıdır.

HER İLAÇ KUTUSUNUN BİR ‘KİMLİĞİ’ OLACAK

04 Ocak 2010 HABERmedical  
Kategori: Eczacılık, HABERLER

Yorumlar Kapalı

İlaç takip sistemi kapsamında 1 Ocak’tan itibaren üretilen ürünlerde, kupür yerine “ilacın kimlik numarası” olarak adlandırılan “karekod” yer alacak…

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun, İlaç Takip Sisteminin nasıl uygulanacağına açıklık getiren genelgede, şu bilgileri verdi:

Sağlık Bakanlığı’na “ilaç güvenliliğinin sağlanması” görevinin verildi. Bu amaçla ilaçların izlenebilirliğinin sağlanması için “Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği”nde değişiklik yapıldı. Buna göre ürünlerin üzerinden kupür kaldırılarak yerine “karekod” adıyla yeni bir tanımlayıcı konuldu.

Üretim tarihi 1 Ocak 2010’dan sonra üretilen tüm ürünlere karekod konulacak. Üretim tarihleri 2010 içindeyse, ithal ürünlere de mutlaka karekod konulacak. 1 Ocaktan önce kupürlü olarak üretilen ürünlerin, kupürleri iptal edilerek üzerine “karekod” konulabilecek. Ya da 1 Ocak 2011 tarihine kadar eskiden olduğu gibi kupürlü satılabilecek.

İlaç Takip Sistemi, ilaç güvenliğinin sağlanmasında rol oynayacak. İlaç güvenliliğinin en önemli muhatabı olan eczacılarımızın karekodlu ilaçların satışına ağırlık vererek ilaç güvenliliğinin iyileştirilmesine katkıda bulunmaları bekleniyor.

İlaç takip sistemi nedir

Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu İlaç Takip Sistemi, birer numara verilen ürünlerin, üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadar her aşamada takip edilmesine olanak sağlayacak. Bu şekilde sisteme kaydedilen ilacın satışı sırasında öncelikle onay alınacak. Sistemin onay vermesi halinde satış gerçekleştirilebilecek.

İLAÇTA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

04 Ocak 2010 HABERmedical  
Kategori: Eczacılık, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Reçetelere yapıştırılmak için ilaç kutularından kupür kesme dönemi sona eriyor…

Sağlık Bakanlığının uygulamaya koyacağı İlaç Takip Sistemi ile birer kimlik numarasına sahip olacak ilaçlar, üretimden tüketim aşamasına kadar takip edilebilecek, reçetelere yapıştırılmak için ilaç kutularından kupür kesme dönemi de sona erecek.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Saim Kerman, 1 Ocak 2010′dan itibaren ilaç firmalarının sadece karekodlu ürünleri piyasaya sürebileceğini, barkodlu ürünlerin ise piyasaya sürülemeyeceğini bildirdi.

“Karekod”un, her ilacın bir kimlik numarası olmasının, İlaç Takip Sistemine (İTS) bu numarayla kaydedilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Kerman, sistemin, ilacın üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadar her aşamada takibine imkan sağlayacağını söyledi.

Kerman, 1 Ocak 2010′dan itibaren piyasadaki bütün ilaçlarda karekod olmasının beklenmediğini, daha önce barkodlu olarak üretilenlerin de satılabileceğini belirterek,uygulamanın başlamasından sonraki 3-4 ay içinde ürünlerin yüzde 10′unda karekod bulunmasını umut ettiklerini kaydetti.

1 yıl boyunca piyasada barkodlu ürünlerin de olacağını, ama bu süre sonunda bütün ürünlerin karekodlu olmasını planladıklarını ifade eden Kerman, sistemin ülkede başarıyla uygulanması halinde, Türkiye’nin sahip olduğu bilgiyi yurt dışına satma imkanının da olabileceğini anlattı.

Saim Kerman, “İlaç Takip Sistemi”nin pilot uygulamasının bir süredir devam ettiğini, piyasada bulunan az sayıdaki karekodlu ürünün bu şekilde fatura edildiğini ve devletin ödeme belgeleri arasına karekodun da girdiğini belirterek, “Bununla ilgili programa sahip olmayan eczanelerin 1 Ocaktan itibaren bu programı yüklemelerini bekliyoruz” diye konuştu.

“HER İLAÇ SİSTEME KAYDEDİLECEK”

Sistemin işleyişi hakkında bilgi de veren Kerman, karekodlu ürünlerin İlaç Takip Sistemine kaydedilmesi zorunluluğu bulunduğunu, bu sayede hangi banttan hangi ürünün çıktığının takip edilebileceğini, sistemde kaydı bulunmayan ürünün satış sırasında onaylanmayacağını söyledi.

Kerman, böylece sahte ilacın önlenebileceğine, SGK’nın eczanelerle sözleşme fesih nedenlerinin başında da sahte kupürlü ilaçların geldiğine dikkati çekerek, bu nedenle eczacılardan, karekodlu ürünler eczanelerine geldiğinde önce sisteme okutmalarını daha sonra raflara yerleştirmelerini isteyeceklerini söyledi.

Saim Kerman, bunun eczacının da lehine olacağını vurgulayarak, “Eczacıların karekodlu ürünleri okutarak raflara yerleştirmesinde yarar var. Bunu bir genelgeyle de duyuracağız” dedi.

Medula sistemini revize eden Sosyal Güvenlik Kurumunun gerekli alt yapı düzenlenmesini yaptığını kaydeden Kerman, halen, reçete, önce SGK’nın provizyon sisteminden sorgulandığı daha sonra da İlaç Takip Sisteminden onay alındığı için eczanelerin 2 işlem yaptığını, bunun ileride tek işleme ineceğini, böylece sorgulama yapmanın daha kısa süreceğini bildirdi.

“İLAÇLAR ARTIK DAHA GÜVENLİ TOPLANACAK”

Bu sistem sayesinde artık ilaç kutularından kupür kesilmesine gerek kalmayacağını ifade eden Kerman, sistem ile ilaçların raflarda miatlarının dolması önleneceği için israf da olmayacağına işaret etti. Kerman, “Karekod uygulamasına şimdiye kadar geçilseydi eczacıların stok zararı sorunu hiç gündeme gelmezdi. Çünkü hangi eczanede ne kadar ilaç var kolaylıkla saptanabilirdi” diye konuştu.

1 Temmuz 2010′a kadar depoların sistem dışında olacağını, bu tarihten itibaren de depoların, koli üzerinden etiket sistemini aktive edeceğini anlatan Kerman, “Bu sayede kutu üzerinden tek tek uğraşmak gerekmeyecek. Depoda koli okutulunca içindeki bütün ilaçlar sisteme aynı anda kaydedilecek” dedi.

İlaç Takip Sistemi sayesinde toplatılması gereken ilaçların daha güvenli bir şekilde piyasadan çekilebileceğini ifade eden Kerman, “Toplatılacak ilaçların hangi eczaneye verildiği, hatta kimlik numarası yoluyla müşteri bile tespit edilerek çok sistemli bir şekilde geri çekme uygulanabilecek” diye konuştu.

“SİSTEME TÜM PAYDAŞLAR DAHİL OLMALI”

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel de, İlaç Takip Sistemine temelde karşı olmadıklarını, ancak ilaç zincirinin tüm paydaşlarının da dahil olduğu, ilacın üretiminden hastaya ulaşana kadarki süreçte zincirin içerisinde görev alan tüm tarafların katıldığı bir sistemi desteklediklerini söyledi.

Sahte ilacın önlenmesinin önemine işaret eden Özel, ülke kaynaklarını eritmesi, hasta hakları ve sağlığı açısından sahte ilaç konusu üzerinde durduklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“İlaç Takip Sistemi, ilaçta sahteciliğin önünü kesmesi amacıyla ve iyi niyetli bir çabayla hayata geçirilmek istense de, sağlık zinciri içerisindeki tüm aktörleri ciddi anlamda etkileyecektir. Bizim sistemden en çok etkilenecek halka olan eczacılarımız adına İlaç Takip Sistemi konusunda önemli kaygılarımız ve öngördüğümüz çok hayati problemler var.”

Özgür Özel, bu sorunları Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna ilettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Görüş ve önerilerimizin tüm taraflarca haklı bulunması sonucu, birliğimiz, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü arasında 1 Temmuz 2009′da bir protokol imzaladık. Bu protokolde, İlaç Takip Sisteminin hayata geçmesi ile ilgili olarak, birliğimizin olmazsa olmaz talepleri 7 ana başlık halinde yer aldı, bu talepler yerine gelmeden sistemin hayata geçirilemeyeceği imza altına alınmış oldu. Bu protokol ve kapsadığı taleplerimiz, sistemi doğru yönlendirmek, hastalarımızı ve meslektaşlarımızı mağdur etmemek için alınmış tedbirleri de kapsıyor. Çünkü bu gereklilikler yerine getirilmeden uygulamaya geçilmesi halinde İlaç Takip Sistemi ölü doğmuş olacak.”

Sistemde dağıtım kanalları ve depoların bulunmayışının, ilacın sadece eczaneden çıktığı, yani hastaya verildiği noktada sorgulanmasını öngördüğünü ileri süren Özel, ürünün rafa yerleştirilmeden önce sisteme okutulmasının da pratikte mümkün olmadığını savundu. Özel, “Zaman ve iş gücü açısından eczane işleyişini tamamen bloke edecek bu işlem, ancak depoların sisteme dahil olmasıyla mümkün olabilir. Bu da bizim sistemin bir bütün olarak çalışması amacıyla zaten sunduğumuz ön koşullardan birisi” diye konuştu.

İlaç Takip Sistemi ile ilgili hazırlık kapsamında, karekod sistemine uyumlu bir eczane işletim sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirten Özel, Türk Eczacıları Birliği tarafından hazırlanan ve tüm eczanelere ücretsiz olarak dağıtılması planlanan TEBEOS eczane yazılımı ile ilgili hazırlıkların tamamlandığını, denemelerin başarıyla sonuçlanmasının ardından sistemin ilk bin eczaneye dağıtımının yapıldığını bildirdi.

Dağıtımın 2 ay içerisinde tüm Türkiye’de tamamlanacağını ve sistemin 24 bin eczaneye ücretsiz temin edileceğini bildiren Özel, bu yazılımın karekod sistemine uyumlu olduğunu, mevcut reçete onay sistemi ile tam uyumlu çalıştığını söyledi.

Özel, “Tüm bu koşullar altında, 1 Ocakta uygulamaya başlamanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Zira, birliğimizin ve eczacılarımızın istemediği, kabul etmediği bir sistemin hayata geçmesi de mümkün değildir” iddiasında bulundu.

“900 MİLYON DOLAR YATIRIM YAPILDI”

Merck Sharp Dohme İlaçları Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Doğu Afrika Yönetici Direktörü Jeffrey Kemprecos da, yenilikçi ilaç sektöründeki biyoteknoloji ve araştırmacı ilaç firmalarının, sahte ve taklit ilaçlarla mücadelede Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

Sahte ilaçların hasta güvenliğini tehdit etmesinin yanı sıra, SGK’ya her ay milyonlarca TL’ye mal olarak, sağlık bütçesinde ilaç için ayrılan kaynağın yanlış yerlere kanalize olmasına sebebiyet verdiğine dikkati çeken Kemprecos, “SGK’nın ümit vaat eden yeni ilaç ve aşılar için kaynak yaratmak amacıyla çaba gösterdiği bir dönemde, milyonlarca liranın sahte ürünler için sarf edilmesi kabul edilemez” dedi.

Kemprecos, orijinal ilaç sektörünün, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile 2 yıldan fazladır sahte ilacın önlenmesi ve ilaç güvenliğinin sağlanmasına yönelik yeni bir sistem üzerinde çalıştığını anlatarak, şöyle konuştu:

“Bu, her bir kutu ilacı arz zinciri, üretici, dağıtıcı, eczane veya hastaneden hastaya ulaşıncaya kadar izlemek üzere dizayn edilen, büyük ve heyecan verici bir sistem olacak. Bunun için hükümet ve özel sektör arasında sayısız toplantılar yapıldı, danışmanlık hizmeti verildi. Bugün gelinen noktada, teknik ve güvenlik ekibimiz çok önemli teknik konuların şu an için çözüldüğüne inanılıyor.”

Biyoteknoloji ve araştırmacı ilaç firmalarının yeni paketleme, damgalama ve takip ekipmanları için yaklaşık 900 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirten Kemprecos, geçmişte sistemin yürürlüğe girme tarihiyle ilgili ertelemeler olduğunu, ancak bu ertelemeler hastaların güvenilir ilaca erişimi için bir risk yaratırken, yeni ilaç ve aşıların temini için ayrılan kaynakların da boşa harcanmasına yol açtığına işaret etti. (Hürriyet / 29.12.2009)