TÜRKİYE'NİN MEDİKAL HABER PORTALI

İLAÇ FUARI CPHI İSTANBUL KAPILARINI İLK KEZ 4 HAZİRAN’DA AÇIYOR

09 Nisan 2014 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

CPHIMerkezi Londra’da bulunan UBM Fuarcılık tarafından Türkiye’de ilk defa düzenlenecek olan Avrasya’nın kapsamlı ilaç ve ilaç bileşenleri fuarı Uluslararası CPhI İstanbul 4 Haziran 2014 tarihinde Lütfi Kırdar İstanbul Kongre & Sergi Sarayı’nda kapılarını açıyor…

Türkiye’de ilk kez düzenlenecek Uluslararası CPhI İstanbul 2014 Avrasya’nın en büyük ve en kapsamlı ilaç ve ilaç bileşenleri fuarı olma özelliğini taşıyor. Dünyanın 8 farklı ülkesinde düzenlenen Uluslararası CPhI İlaç ve İlaç Bileşenleri Fuarı çatısı altında 4 farklı ihtiyaca cevap veren fuar kategorisine de yer veriliyor.

Dört fuar bir arada
CPhI Istanbul, Orta Asya, Güney Doğu Avrupa Bölgelerinden bir çok tedarikçiyi, ilaç sektöründen yerli ve yabancı alıcılar ile bir araya getiriyor. ICSE İstanbul, ilaç endüstrisine servis sağlayan firmalar ile alıcıları bir araya getiriyor. InnoPack İstanbul’da ise en son yenilikleri de izleyerek, ambalaj ve benzeri çözümleri ile ilaç dağıtım sistemleri sunan firmalar yer alıyor. P-MEC İstanbul’da da ilaç sektörüne yönelik en yeni makine, ekipman ve teknoloji ürünlerini sunan kurumlara yer veriliyor.

UBM Fuarcılık Türkiye Genel Müdürü Kerim Bertrand, Uluslararası CPhI İstanbul 2014 Fuarı’nın dünyanın en kapsamlı ve en büyük ilaç endüstrisi fuarı olduğunu belirterek Orta Doğu, Orta Asya, Balkan, Kuzey Afrika ülkelerinden katılımcı firma ve ziyaretçilere ev sahipliği yapacağını, bu özelliği ile Türk şirketleri için iş fırsatları yaratacak dünyaya açılan bir kapı olduğunu söyledi.
UBM Fuarcılık olarak bir yılda 40’tan fazla ülkede, 10 farklı sektörde 400’ün üzerinde fuar organizasyonu yaptıklarını sözlerine ekleyen Kerim Bertrand, “CPhI İstanbul Türkiye’de ilk defa düzenlenecek hem yabancı hem de Türk şirketlerden büyük bir ilgi var. Fuarda yaklaşık 150 üzerinde katılımcı şirketin yer almasını bekliyoruz ve 3 günlük fuar süresince ise 3 bin kişinin üzerinde ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz.” dedi.

Uluslararası CPhI İstanbul 2014’ün Deva İlaç ana sponsorluğunda, Sağlık Bakanlığı ve İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası (İEİS) destekleriyle düzenleniyor. Ayrıca Koçak Farma ve Pharmactive etkinliğin diğer sponsorları olarak yer alıyor.

SCHNEIDER ELECTRIC, SAĞLIK SEKTÖRÜNDEKİ GLOBAL UZMANLIĞINI TÜRKİYE’YE TAŞIYACAK

01 Nisan 2014 HABERmedical  
Kategori: SEKTÖREL, Tıbbi Cihazlar

SchneiderElectricHealthcareSchneider Electric’in EcoBusiness ve Bina İş Birimi ekipleri tarafından Ankara’da gerçekleştirilen seminerde, Sağlık Bakanlığı mühendislerine, şirketin sağlık sektörüne yönelik çözümleri ve entegrasyonun son kullanıcılar ve hastalar için sağladığı faydalar aktarıldı…

Ankara’daki Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen seminerde, Schneider Electric Sağlık Sektörü İş Geliştirme Direktörü Graeme Robertson ve Schneider Electric Fransa’dan Global Sağlık Sektörü Güç Çözümleri Müdürü Jean-Pierre Amadieu, Sağlık Bakanlığı mühendisleriyle bir araya geldi.

Schneider Electric’in 30 yılı aşkın tecrübesini ve ürünlerini sağlık sektörüne tanıttığı seminerde, sektöre yönelik çözümler ile entegrasyonun son kullanıcılar ve hastalar için sağladığı faydalar anlatıldı. İnteraktif bir şekilde soru ve cevaplarla geçen seminerde katılımcılardan çok sayıda soru geldi. Schneider Electric’in “Global SE Healthcare” ekibi tarafından ayrıntılı bir şekilde cevaplanan soruların ardından Schneider Electric’in global çözümleri ve Türkiye’deki bina yönetim çözümleri hakkında bilgiler verildi.

Finansal performans ve artan maliyetlerin de konu edildiği seminerde katılımcılar Schneider Electric çözümlerinin, Türkiye’deki entegrasyon ve kesintisiz güç iletimiyle ilgili IEC standartlarına uyumluluğunu ve yurt dışı referanslarını çok yakından inceleme fırsatı buldu.

Schneider Electric’in enerji yönetimindeki global uzmanlığını sağlık sektöründe kullanıcıların hizmetine ne şekilde sunduğunun anlatıldığı seminerde güvenilir ve kesintisiz enerji kaynakları, yasal düzenlemelere uyumluluk, artan güvenlik ihtiyaçları, bekleme sürelerinin azaltılması, güvenlik sorunlarının azaltılması ve artan IT gereksinimleri gibi başlıklar üzerinde duruldu.

DOĞUMA HAZIRLIK EĞİTİCİ EĞİTİMİ

20 Kasım 2013 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

DogumaHazirlik01İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından 15-16-17 Kasım 2013 tarihlerinde Doğuma Hazırlık Eğitici Eğitimi kursunun ikincisi düzenlendi. İlki Eylül ayında yapılan kursun ikincisine de kadın doğum uzmanı, ebe ve hemşirelerden oluşan toplam 24 kişi katıldı…

Doğum felsefesi, yetişkin eğitimi ve bir doğuma hazırlık sınıfının nasıl planlanacağı ve yürütüleceği becerisi kazanabilmeleri için gerekli bilgi ve uygulamayı kazandırmak amacıyla düzenlenen kurs yoğun ilgi gördü. Gebe eğitimi yapmayı planlayan ve yapan, hastanelerin kadın doğum servisi ve doğumhanede çalışan sağlık personeline (kadın doğum uzmanı, ebe, hemşire, öğrenci ebe – hemşire, doktor) yönelik düzenlenen kurs üç gün boyunca devam etti. Video gösterimi, sunumlar ve interaktif eğitim yöntemleri kullanılarak verilen kursta gebelik egzersizleri ve doğum pozisyonları, gevşeme egzersizleri uygulamalı olarak aktarıldı.DogumaHazirlik02

Kursun koordinatörü İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Fatma Coşar Çetin kursla ilgili bilgiler verdi:
“Doğuma hazırlık eğitiminde amaç; anne adayını ve çiftleri gebelik, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin doğru kararlar almalarına ve bu dönemleri en güzel şekilde geçirebilmelerine yardımcı olmaktır. Son zamanlarda çiftlerin doğuma hazırlık sınıflarına katılma isteği gittikçe artmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın normal doğumu desteklemesi, bunu medya ve diğer kanallarla halka duyurması, ayrıca ebe ve hemşirelerin de düzenlenen eğitim programlarıyla bu konudaki görev, yetki ve sorumlulukları hususunda farkındalıklarının artırılması etkili olmuştur. Artık anne adayları doğumun merkezinde olmayı, doğumu güzel bir deneyim olarak eşi ve sevdikleriyle birlikte yaşamayı ve kendi bedenlerine güvenerek girişimsiz doğumlar yapmayı istemektedirler. Biz de İstanbul Medeniyet Üniversitesi olarak bireylerin bu isteklerini karşılamak için doğuma hazırlık eğitimlerini yapacak olan ebe, hemşire ve doktorların da katılabileceği Doğuma Hazırlık Eğitici Eğitimi Kursu düzenliyoruz. Bu kursu düzenli olarak her ay gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi İSMAM yerleşkesinde (Altunizade) gerçekleşen eğitim sonunda kursiyerlere katılım belgesi verildi.

DÜNYA SAĞLIK OTORİTELERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

03 Nisan 2013 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte Türkiye’de alkol politikaları üzerine düzenlenecek ilk sempozyuma ev sahipliği yapıyor. 26-27 Nisan’da gerçekleşecek ve Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Margaret Chan’ın konuk olacağı sempozyumun açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılacak…

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, giderek yükselen bir halk sağlığı problemi olarak ortaya çıkan alkol tüketimi konusunda gereken sağlık tedbirlerinin alınmasını sağlamak amacı ile 26 – 27 Nisan 2013 Tarihleri arasında “Küresel Alkol Politikaları Sempozyumu” düzenliyor. Sempozyum, 53 Ülkeden Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri başta olmak üzere 1200’ü aşkın konusunda uzman ismi ağırlayacak. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek sempozyuma Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Margaret Chan konuk olacak. Türkiye’de uluslararası anlamda ilk kez düzenlenecek olan sempozyumun açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

Sempozyum Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı desteği ile gerçekleştirilecek.

Türkiye’de ilk

Alkol politikaları ile ilgili dünyada pek çok sempozyum ve toplantı düzenleniyor. En son 2012 Şubat ayında Tayland’da yapılan Küresel Alkol Politikaları Sempozyumu şu ana kadarki en büyük çaplı uluslararası alkol konferansı olarak kabul ediliyor.

“Küresel Alkol Politikaları Sempozyumu” Türkiye’de bu konuda yapılan ilk uluslararası çalışma özelliğini taşıyacak. Bu yılın Mayıs ayında Hollanda’da, Eylül ayında Kanada’da Ekim ayında ise Güney Kore’de alkol politikaları ve spesifik konular üzerine konferanslar ve toplantılar yapılması planlanıyor.

Halk sağlığı çalışmaları için kılavuz olacak

Sempozyum Türkiye ve dünya siyasetine alkol politikaları önerileri sunmak, alkol politikaları alanında çalışmalar yapan uluslararası aktörlerle bilgi paylaşımında bulunmak ve toplumda alkol tüketiminin zararları ile ilgili farkındalık sağlamayı amaçlıyor.

SAĞLIK PROFESYONELLERİ HALİÇ KONGRE MERKEZİ’NDE BULUŞUYOR

27 Mart 2013 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Haliç Kongre Merkezi, bu kez de sağlık profesyonellerinin buluşma noktası oluyor. Sağlık ve bilişim dünyasının liderlerini bir araya getiren en büyük organizasyon olan 2. Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi, 28-30 Nisan tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşiyor…

İstanbul’un ulusal ve uluslararası toplantı sektörüne profesyonel hizmet veren Haliç Kongre Merkezi; “Sağlıkta İnovasyon” ana teması ile sağlık sektörünün gündemini ve geleceğini belirleyecek olan 2. Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi sektörün önemli isimlerini ağırlıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, İngiltere, Almanya gibi dünyanın pek çok ülkesinden beş binin üzerinde sağlık profesyonelinin yanı sıra çok sayıda ziyaretçinin Haliç Kongre Merkezi’ne gelmesi bekleniyor.

Sağlık Bilişim Derneği liderliğinde düzenlenen 2. Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi; Sağlık Bakanlığı, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, OHSAD (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği), İstanbul Medipol Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi desteği ile hayata geçiyor. Uluslararası Sağlık Bilişim Zirvesi’nde Türk siyaset, kamu ve iş dünyasının önde gelen isimleri, sektöre yön veren liderler, akademisyenler, yöneticiler ve kanaat önderleri, sağlık bilişimindeki gelişmelerin sağlık sektörüne getireceği yenilikler, sağlıkta inovasyon ile etkin kaynak kullanımı konularını değerlendirecekler.

Zirve kapsamında Haliç Kongre Merkezi’nde, dünyanın ilk ve tek Dijital Hastane Platformu da kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Sağlık bilişimi alanında yeni gelişmeleri ve son teknolojileri tek bir çatı altında toplayan, 1000 m²’lik alanda, gerçek zamanlı çalışan bir hastane kompleksi olan Dijital Hastane Platformu, zirve süresince misafirlerin ziyaretine açık olacak. Sağlık ve bilişim dünyasını buluşturan Sağlık Bilişim Zirvesi kapsamında, bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “Altın Stetoskop Ödülleri” de sahiplerini bulacak. Sağlık sektörünün geleceğinin belirleneceği bu önemli zirveye ev sahipliği yapan Haliç Kongre Merkezi, sağlık profesyonellerine destek olmaya devam ediyor.

GÜZELLEŞİRKEN HEM SAĞLIĞINIZDAN HEM DE PARANIZDAN OLMAYIN

Kozmetik sektöründeki baş döndürücü gelişmeler son yıllarda yüzlerce farklı ürünün raflarda yer almasın beraberinde getirdi. Ancak güvenilirliği ve etkinliğinden emin olmadan kullanılan kozmetik ürünler güzelleşmek bir yana, ciddi sağlık sorunlarına bile neden olabiliyor…

Bir süre önce Sağlık Bakanlığı tarafından da güvenilir olmadıkları gerekçesiyle toplatılarak mercek altına alınan kozmetik ürün kirliğiyle ilgili Liv HOSPITAL Dermatoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Gonca Gökdemir, “Güzelleşmek isterken hem sağlığınızdan hem de paranızdan olmayın. Doğru ve güvenli olmayan kozmetik ürünler, ciddi sağlık sorunlarına yola açabiliyor. Kozmetik ürün kullanmadan önce mutlaka bir dermatoloğa danışarak karar verin” diyor.

Yanlış kozmetik cildi bozuyor

Yanlış kozmetik ürün seçiminin ciddi alerjik reaksiyon, akne, egzama ve renk değişikliği gibi yan etkilere neden olabileceğine dikkat çeken Doç. Gökdemir “Cilt tipi, yaş ve yaşam koşulları ürün seçiminde büyük önem taşıyor. Kozmetik ürün yalnızca yüze sürülen ürün değildir, makyaj malzemeleri, saç boyaları, parfüm, tırnaklar için kullanılan birçok ürünün de kozmetik olduğunu unutmamak gerekli. Kozmetik ürünlerden gerçek anlamada faydalanabilmek için kişisel ihtiyaçların bir uzman tarafından belirlenmesi gerek. Kişinin cildinin çok hassas olduğu durumlarda daha tedaviye yönelik kozmetik ürünler kullanması gerekir. Bu tip dermo kozmetik ürünler ise mutlaka bir dermatolog tarafından önerilmeli rastgele satın alınarak kullanılmamalıdır” diyor.

Kozmetik ürünlerin içerdiği maddelere dikkat
Kozmetik ürünlerin içinde en fazla alerjik reaksiyon; koku maddeleri, paraben ve katernium15 gibi koruyucu ve boyar maddeler neden oluyor.

Dermo-kozmetik ürünler hangi durumlarda kullanılmalı
Hassas cilt tipine sahip olanlar
Alerjik ve cilt egzamalarına eğilimli kişiler
Tahriş egzaması olanlar
Kuru veya yağlı cilt tipleri
Akne problemi olanlar
Güneşe karşı hassasiyeti olan kişiler

YERYÜZÜ DOKTORU PROF. DR. ETHEM GÜNEREN’E PLAKET

15 Mart 2013 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Sağlık Bakanlığı, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Üniversite Hastaneleri Birliği ve Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği ile bir tören düzenledi. Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan törende, dünya üzerinde ihtiyacı olan her coğrafyaya şifa ulaştıran Yeryüzü Doktorları Derneği adına hizmetlerinden ötürü Prof. Dr. Ethem Güneren’e teşekkür plaketi verildi…

14 Mart Tıp Bayramı Dolayısı ile dün Haliç Kongre Merkezi’nde sağlık çalışanları ve sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının da yer aldığı geniş katılımlı bir etkinlik düzenlendi. Sağlık Bakanlığının düzenlediği ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün ev sahipliğini yaptığı törende yurt dışında gönüllü hizmetlerde bulunan sağlık çalışanlarına da birer teşekkür plaketi verildi. Yeryüzü Doktorları Derneği’nden Prof. Dr. Ethem Güneren’e plaketini Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu takdim etti.

Programın açılış konuşmasını İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu yaptı. Dokucu, 14 Mart Tıp Bayramı’nın altında Milli Mücadele Yıllarında Tıbbiye öğrencilerinin direniş ruhunun yattığını anlattı. Etkinlikte Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti Adana Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Necdet Ünüvar, İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, Üniversite Hastaneleri Birliği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökay Çetinsaya, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Op. Dr. Reşat Bahat birer konuşma yaptılar.

Sağlık çalışanlarının ortak sorunlarının ve çözüm önerilerinin de konuşulduğu geceye gönüllü sağlık çalışanları ve başarıları damgasını vurdu. Birçok zorlu koşulda dünyanın her yerine sağlık hizmeti götüren doktorlar, Tıp Bayramı vesilesi ile ödüllendirildi.

O Bir Yeryüzü Doktoru

Prof. Dr. Ethem Güneren, Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi, ancak görevi bununla sınırlı değil. Derneğin, Genel Sekreteri ve Gülümseyen Çocuklar Projesi Koordinatörü. Güneren, aynı zamanda, Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana bilim Dalı Başkanlığını yürütüyor. Kısaca Güneren, dünya üzerinde en temel sağlık sisteminden bile yoksun insanlara hizmet götüren bir “Yeryüzü Gönüllüsü”. Dünyanın birçok bölgesinde doğuştan damak dudak yarığından muztarip çocukları gülümsemelerine kavuşturan Güneren, Filistin, Yemen, Suriye, Lübnan, Katar, Azerbaycan, Somali, Moritanya ve Sudan’da 19 proje gerçekleştirdi. Projelerde sadece plastik cerrahi alanında 5.000 hasta muayenesi ve 600 ameliyata imza attı.

OKMEYDANI’NA YENİ HASTANE BÖYLE OLACAK

13 Mart 2013 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul’u muhtemel bir depreme hazırlayabilmek amacıyla oluşturulan İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında yıkılıp yeniden yapılıyor…

İçerisinde hastaların ihtiyaçlarını karşılayabileceği mağazaların yer alacağı yeni Okmeydanı Hastanesi, ultra-modern olarak inşa edilecek. Gelecekte her türlü değişim ve gelişime açık olarak tasarlanan hastanenin Avrupa’da bile örnekleri az bulunuyor.

İstanbul’un simge hastanelerinden Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yıkılıp yeniden yapılıyor. Gelecekte her türlü değişim ve gelişime açık olarak tasarlanan hastanenin Avrupa’da bile örnekleri az bulunuyor. İçerisinde hasta ve ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını karşılayabileceği mağaza, çalışan personel için kreşin de yer alacağı yeni hastane, ultra-modern olarak inşa edilecek. Sismik izolasyon teknolojisi ile yapılacak 1000 yataklı yeni hastanenin inşaatı Mayıs ayında başlıyor.

5 yıldızlı otel konforunda oda

Genel hizmet hastanesi olarak planlanan yeni hastanenin tek ve çift kişilik tüm odaları 5 yıldızlı otel konforunda olacak. Odalar, Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan nitelikli hasta odası tanımına uygun olarak içinde tuvaleti, banyosu, en fazla iki hasta yatağı, televizyonu, telefonu, yemek masası, etajeri ve yatılabilen refakatçi koltuğu bulunacak şekilde yapılacak.

Leed Gold (Yeşil Bina) Sertifikasına aday ilk kamu hastanesi olacak Okmeydanı E.A.H. deprem anında ve hemen sonrasında kesintisiz hizmet verecek.

Hastanenin yeniden yapım finansmanı için geçtiğimiz yıl Hazine Müsteşarlığı ile İslam Kalkınma Bankası arasında 158 milyon 930 bin Avro tutarında fon anlaşması imzalanmıştı. İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanan bu fon Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeniden yapımında kullanılacak.

Yıllık 1 milyon 500 bin ayakta ve 50 bin yatan hastaya hizmet verecek yeni hastane, olası bir depremin ardından kesintisiz hizmet verebilecek şekilde sismik izolasyon tekniği ve akıllı bina teknolojisiyle inşa edilecek.

İki aşamada yapılacak yeni hastane, mevcut hastanenin işleyişi kesintiye uğramadan inşa edilecek. Yıkım işlemi sırasında işleyişin etkilenmemesi için yıkım bölüm bölüm yapılacak. Bu nedenle hastanenin tamamen yenilenmesi normale göre daha uzun bir süre ile 5 yılı bulacak.

Kendi elektriğini üretecek

Enerji tasarruf sistemleri ile donatılacak hastane, tri-jenerasyon merkezi ile kendi elektriğinin önemli bir kısmını doğalgazdan üretebilecek. Açığa çıkan ısı enerjisi ile de hastanenin ısıtılması ve soğutulması sağlanarak işletme maliyetleri asgariye düzeyde tutulacak.

Mevcut Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin toplam kapalı alanı 55 bin metrekare iken yeni yapılacak hastanenin toplam kapalı alanı 250 bin metrekare olarak planlanıyor. Acil durumlarda ihtiyaca cevap verebilmek amacıyla mevcutta bin 300 metrekare olan acil servis alanı 10 bin metrekareye çıkarılacak. Toplam ameliyathane sayısı ise mevcut hastanede 17 iken yeni hastanede 28 olacak.

İPKB, OKMEYDANI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’Nİ YENİDEN YAPIYOR

İstanbul İl Özel İdaresi İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB), Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi’ni İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanan 158 milyon 930 bin Avro fon ile muhtemel bir depreme hazırlayabilmek amacıyla oluşturulan İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında yıkılıp yeniden yapılıyor…

Hastanenin tanıtım toplantısı İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, İPKB Direktörü K. Gökhan Elgin, İslam Kalkınma Bankası’ndan Dr. Bassier Sallam, Sadık M. Teyeb ve Mimar Türker Köksal katılımıyla gerçekleştirildi.

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Al İhsan Dokucu, 14 büyük kamu hastanesinden biri olan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Mayıs ayı itibarıyla inşaatının başlayacağını söyledi. Yeni hastanenin yapım aşamasında sağlık hizmetlerinin hiçbir aksama olmadan devam edeceğini belirten Dokucu, “Bu yıl İstanbul, sağlık alanında tarihi günlere tanıklık edecek” dedi. İPKB’nin yeni hastanelerin yeniden yapımı ve güçlendirilmesi için 1.5 milyar TL’lik bir kaynak aktaracağını dile getiren Dokucu, “Merkezden dışarıya doğru geçişi başlattık. Yeni sağlık alanları geliştirmek için merkeze sıkışmış olan sağlık merkezlerini şehrin dışını taşımaya başladık” diye konuştu.

Projenin Mimarı Türker Köksal ise yeni hastanenin gelecekte her türlü değişim ve dönüşüme uygun olarak tasarlandığını belirterek, ”Avrupa’da bile örnekleri az bulunan ultra modern bir hastane yapıyoruz” dedi.

İhalesi Nisan’da Tamamlanacak

Sismik izolasyon teknolojisi ile yapılacak 1000 yataklı yeni hastanenin yapım ihalesi Nisan ayında tamamlanıyor. Hastanenin yeniden yapım finansmanı için geçtiğimiz yıl Hazine Müsteşarlığı ile İslam Kalkınma Bankası arasında 158 milyon 930 bin Avro tutarında fon anlaşması imzalanmıştı. İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanan bu fon Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeniden yapımında kullanılacak.

Yıllık 1 milyon 500 bin ayakta ve 50 bin yatan hastaya hizmet verecek yeni hastane, olası bir depremin ardından kesintisiz hizmet verebilecek şekilde sismik izolasyon tekniği ve akıllı bina teknolojisiyle inşa edilecek.

Leed Gold (Yeşil Bina) Sertifikasına aday ilk kamu hastanesi olacak Okmeydanı E.A.H. deprem anında ve hemen sonrasında kesintisiz hizmet verecek.

Genel hizmet hastanesi olarak planlanan yeni hastanenin tek ve çift kişilik tüm odaları Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan nitelikli hasta odası tanımına uygun olarak içinde tuvaleti, banyosu, en fazla iki hasta yatağı, televizyonu, telefonu, yemek masası, etajeri ve yatılabilen refakatçi koltuğu bulunacak şekilde yapılacak.

İşleyiş kesintiye uğramıyor

İki aşamada yapılacak yeni hastane, mevcut hastanenin işleyişi kesintiye uğramadan inşa edilecek. Enerji tasarruf sistemleri ile donatılacak hastane, tri-jenerasyon merkezi ile kendi elektriğinin önemli bir kısmını doğalgazdan üretebilecek. Açığa çıkan ısı enerjisi ile de hastanenin ısıtılması ve soğutulması sağlanarak işletme maliyetleri asgariye düzeyde tutulacak.

Mevcut Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin toplam kapalı alanı 55 bin metrekare iken yeni yapılacak hastanenin toplam kapalı alanı 250 bin metrekare olarak planlanıyor. Acil durumlarda ihtiyaca cevap verebilmek amacıyla mevcutta bin 300 metrekare olan acil servis alanı 10 bin metrekareye çıkarılacak. Toplam ameliyathane sayısı ise mevcut hastanede 17 iken yeni hastanede 28 olacak. Hastanesinin 5 yılda bitirilmesi hedefleniyor.

HER ZAMAN HER YERDE ANNE SÜTÜ

09 Mart 2013 HABERmedical  
Kategori: SAĞLIK

Sağlık Bakanlığı, ‘Anne Sütü Bankaları’ açmaya hazırlanıyor. Bağışlanacak sütler saklanıp ihtiyaç duyan bebeklere verilecek. Bir bebeğe kendi annesinin sütü yetmediğinde pastörize edilmiş banka sütü kullanmanın en iyi beslenme yöntemi olduğunu söyleyen Liv HOSPITAL Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. İpek Akman, “Bu işlem sırasında donörün kimliği yani anne sütü bağışçısının kimliği sütü kullanacak olan bebeğin ailesine bildirilir. Çünkü ileride süt kardeşliği gibi bir durum oluyor. Psikolojik ve dini açıdan süt kardeşlerinin evlenmesi sakıncalı olarak görüldüğünden bağış yapan kişinin ismi bilinir ve tercihen de bağışı yapan kişinin bebeği erkekse bu sütü kullanacak prematüre bebeğin de erkek yani aynı cinsten olmasına dikkat edilir. Bu dini ve psikolojik olarak hem veren hem de sütü kullanan açısından psikolojik rahatlık sağlar” diyor.

Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor. Bebeği astım, obezite, diyabet gibi hastalıklardan koruyor ve doğum sonrası anneyi rahim kanama, meme ve yumurtalık kanseri risklerini azaltıyor. Dünya Sağlık Örgütü tüm bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile belenmesini, 2 yaşına kadar da ek gıdalarla birlikte emzirmenin sürdürülmesini öneriyor. Hiç kuşku yok ki anne sütü hem prematüre hem de zamanında doğmuş bebek için en ideal besin. Anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve sindirimi kolay bir besin olmasının yanında bağışıklık sistemini güçlendiren antikorlar ve hücreler de içeriyor. Üstelik hiçbir formül mamada bu antikorlar ve bağışıklık hücreleri de bulunmuyor.

Banka sütü özellikle prematürelerde, çoğul gebeliklerde, alerji problemi olan, tartı alamayan bebeklerde, cerrahi geçirmiş bebeklerde kullanılıyor. Anne sütüyle AİDS virüsü (HIV) ve sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonları bulaşabileceğinden pastörize edilmemiş sütler bebeklere verilmemelidir. Anne sütü vericileri CMV, HIV, HBV, ve HCV enfeksiyonları için taranmalı ve taramalar süt bağışı sürdüğü müddetçe 3 ayda bir tekrarlanmalıdır. Anne sütü biyolojik bir ürün olduğu için vericiler kan bankasına bağış yapan kişiler gibi sıkı bir şekilde taranırlar. Ayrıca süt vericilerinin sigara, alkol ve ilaç kullanmaması gerekir. Süt bankası anne sütüne Holder pastörizasyonu uygular. Anne sütü 30 dakika süreyle 63 dereceye kadar ısıtılır, bu sürenin sonunda hızla soğutularak (3.75 C/dk) 10 derecenin altına getirilir. Böylelikle anne sütü 15- 45 derece arasında çok kısa bir süre kalır ve bakteri üreme riski azalır. Anne sütü pastörize edildikten sonra dondurulur ve istek yapan hastanelere donmuş şekilde transfer edilir. Banka sütü kullanılmadan önce süt verilecek bebeğin ailesinden yazılı onay alınmalıdır.

Pastörize edilmesi gerekir

Pastörizasyon işlemi ile sütte bulunabilecek tüm virüsler ölür. Bu işlem ne yazık ki sütteki bazı bağışıklık hücrelerinin (lenfosit) ölmesine, antikor miktarının yaklaşık olarak yüzde 25 azalmasına ve sindirime yardımcı enzimlerin aktivitelerinin kaybına yol açar. Sütün besin değerinde ise bir değişiklik olmaz. Tüm bunlara rağmen banka sütü ile beslenen bebeklerde enfeksiyonlar formül mama ile beslenenlerden daha az görülür. Kendi annesinin sütünü alamayan bebekler için pastörize edilmiş banka sütü en iyi alternatiftir.

İlk süt bankası Viyana’da kuruldu

Tarihte süt anneliğinin çok eski zamanlara dayandığı biliniyor. M.Ö. 2250 yılındaki Hammurabi yazıtlarında süt anneden bebeğe fiziksel, duygusal ve zihinsel özellikler geçebileceği, bu nedenle süt anne seçiminin çok dikkatli yapılması gerektiği belirtilmiş. 13. yüzyılda süt anneliği en iyi gelir sağlayan mesleklerden biri olmuş. İlk süt bankası 1909 yılında Viyana’da açılmıştır, bunu pek çok ülkedeki bankalar izlemiş. 1985’te Kuzey Amerika’da Anne Sütü Bankası Derneği kurulmuş (HMBANA) ve bankaların standardizasyonu sağlanmış. Avrupa’daki süt bankalarının oluşturduğu ağa ise HUMANE adı verilmiş. 1980’li yıllarda başlayan AİDS epidemisi pek çok bankanın kapanmasına yol açmış. Günümüzde enfeksiyonlara karşı güvenlik önlemlerinin artmasıyla konu tekrar gündeme geldi.

Anne sütünün faydaları

* Anne sütü bebek için en doğal ve ideal besindir.
* Bebeğin ilk 6 aydaki (D vitamini hariç) tüm besin ihtiyacını karşılar.
* Her zaman hazır, temiz ve uygun ısıdadır.
* Doğumdan sonra gelen sarı süt (Kolostrum) taşıdığı antikor ve bileşimiyle bebeğinizi hastalıklara karşı korur, bağışıklık sisteminin gelişmesini kolaylaştırır.
(Örneğin ishal, zatürre, orta kulak iltihabı, alerjik hastalıklar görülme riski azalır.)
* Anne sütünün sindirimi kolaydır. Anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
* Anne sütü ile beslenen bebeklerde ileri yaşlarda gelişebilecek şeker hastalığı, astım, alerjik hastalıklar, obezite, koroner kalp hastalıkları gibi kronik hastalıların oluşma riskinin daha az olduğu görülmüştür.
* Anne sütü tüm organ ve sistemlerin büyümesini düzenleyen büyüme faktörü içerir.
* Emzirme bebeğin diş ve çene sağlığı için yararlıdır.
* Anne sütü bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur.
* Anne sütü, anne ile bebek arasındaki psikolojik bağı kuvvetlendirir, doğal bir sakinleştiricidir.

Emzirmenin anneye yararları

* Rahmin daha kısa sürede toparlanmasını sağlar.
* Erken emzirmeyle doğum sonrası kanamalar çabuk kesilir.
* Memelerde şişme, iltihaplanma olmaz; anne lohusalık dönemini rahat geçirir.
* Emziren annelerde meme ve rahim kanserine yakalanma riski daha azdır.
* Menopoz sonrası kalça kemiği kırığı riskini azaltır.
* Hamilelik döneminde oluşan fazla kiloları daha kolay verirler.

Sonraki Sayfa »