TÜRKİYE'NİN MEDİKAL HABER PORTALI

MEOMORIAL DİYARBAKIR AÇILIYOR

MemorialMemorial Sağlık Grubu; Şişli, Ataşehir ve Antalya’dan sonra, Memorial Diyarbakır Hastanesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin incisi Diyarbakır’da…

Memorial Sağlık Grubu Genel Müdürü Uğur Genç, Eylül ayında hizmete girecek olan Memorial Diyarbakır Hastanesi hakkında bilgi verdi.

Sağlıkta mükemmellik anlayışı…

Türk sağlık sektörüne kalite ve mükemmellik anlayışı getiren grubumuz, Memorial Diyarbakır Hastanesi’ni bölge hastanesi olarak konumlandırdı. Diyarbakır Hastanemiz, üstün teknoloji ve donanım, uluslararası saygın ve güçlü akademik kadro, mükemmel ve etkin hasta bakımı ile bölgenin ihtiyacı olan sağlık hizmetini karşılıyor olacak. Memorial Diyarbakır Hastanesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni A sınıfı hastaneye kavuşturuyoruz.

İleri teknoloji ve kaliteli sağlık hizmeti…

Memorial Diyarbakır Hastanesi; 14 bin metrekarelik alan üzerine kurulu, toplam 135 yatak kapasitesi, modern mimarisi, ileri teknoloji ile donatılmış 6 ameliyathanesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaliteli sağlık hizmetinin adresi olacak.

Memorial’in İstanbul ve Antalya’daki hastanelerinde kullandığımız en son tıp teknolojisi ile donatılan hastanemiz, ileri teknolojiye sahip tetkik ve tedavi üniteleri, dünya standartlarındaki MR, BT odaları ve Anjiyo Servisi ile Diyarbakır’da fark yaratacak.

Memorial’ın tüm hastanelerinde bulunan PACS sistemi Memorial Diyarbakır’da da bulunuyor. PACS (filmsiz hastane özelliği) sayesinde görüntüleme ve laboratuvar sonuçları, lokasyonlar arası paylaşılarak tıbbi sinerji yaratılacak. Artık bölge halkının ileri teşhis ve tedavi yöntemleri için, İstanbul ve diğer şehirlere gitmesine gerek kalmadı.

Hizmet kalitesinde referans merkezi

Memorial kalitesi, SGK anlaşmaları kapsamında tüm branşlarda hastalara ulaşacak. Özellikle kanser hastaları SGK kapsamında kemoterapi ve radyoterapi hizmetlerinden yararlanabilecek. Bir çok branşta Türkiye’de referans merkezi olarak gösterilen Memorial, Diyarbakır’da da Onkoloji Bölümü ile referans merkezi olacak.

Merkezi noktada hizmet

Memorial Diyarbakır Hastanesi Diyarbakır’ın gelişen yüzü olan Diclekent’te buluyor. Havaalanına yakınlığı ve bulunduğu konum itibariyle hastanemiz Diyarbakır’ın en kolay ulaşılabilir merkezi noktasında yer alan hastanemiz; Batman, Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Bitlis gibi yakın illeri de, Memorial kalitesinde sağlık hizmetine kavuşturacak.

‘SAĞLIK BİLİŞİM ZİRVESİ’ İSTANBUL’DA YAPILACAK

26 Nisan 2011 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Sağlık Bilişim ZirvesiSağlık Bilişim Zirvesi Avrupa ve Türkiye’de ilk defa 13-14 Mayıs 2011 tarihlerinde İstanbul’da Haliç Kongre Merkezinde yapılacak. ‘Bilişimle Yeşeren Sağlık’ sloganıyla, Sağlık Bilişim Yöneticileri ve Akademisyenleri Derneği’nin gerçekleştirdiği bu zirveye, Sağlık Bakanlığı, SGK, İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve OHSAD destek veriyor…

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da davet edildiği zirveye, sektörde aktif olarak görev alan başhekimler, başhekim yardımcıları, hastane müdürleri, IT yöneticileri, başhemşireler ve yardımcıları ile üniversitelerde, birçok değerli projede yer almış akademisyenler de katılacak.

Zirvenin ana teması, Green IT ile oluşturulan Green Healthcare ve Cloud Computing mimarisinin sağlık sektörüne getirdiği enerji tasarrufu ile bilişimdeki gelişmelerin sağlıktaki uygulamaya dönük yararlarından oluşmakta.

Aynı zamanda SABİYAP, Dünyada ilk defa ‘Sağlık Bilişim Zirvesi’ nde 1500m² lik bir alanda ‘Yeşil Dijital Hastane Platformu’nu katılımcıların ilgisine sunacak. Dijital Hastane Platformu bugüne kadar çeşitli yerlerde uygulanan ve uygulanması planlanan, gelecek sağlık teknolojilerini ve konseptlerini tek bir çatı altında toplayarak gerçek zamanlı ve bütünleşik olarak işleyen bir hastane kompleksi.

Dijital Hastane Platformu içerisinde, Sağlık, Bilişim, Mobilite, Biyomedikal, Telekomünikasyon ve Enerji sektöründeki en son teknolojik cihaz ve sistemleri, birbirleri ile entegre olarak çalışacak şekilde katılımcılara sunulacak.

Global anlamda sağlık ve bilişim sektöründeki gelişmelerin ülkemizde de uygulanabilmesi adına gerçekleştirilen ‘Sağlık Bilişim Zirvesi’, bilişimin gücünü sağlıkta en yararlı şekilde uygulamak için oluşturulacaktır. Sistemler ve paylaşılacak konularla birlikte güven, hız ve tasarruf başlıkları ile sağlık bilişim teknolojilerinin tüm hastanelerde uygulanması amaçlanıyor.

Sağlık Bilişim Zirvesi ile, ‘Bilişimle Yeşeren Sağlık’ sloganıyla yola çıkarak hastanelerin yeşil bilişim altyapısından yararlanacak şekilde, yeşil konsept konularını işleyerek, hastanelerin nasıl oluşturulabileceği ve bulut mimarisi ile de ne derece tasarruf edilebileceği katılımcılara aktarılacak.

Zirve 13-14 Mayıs 2011 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek.

SGK, GEÇİCİ KAREKODLU İLAÇLARI ÖDEMEYECEK

01 Ocak 2011 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

TEB, bugünden itibaren geçici karekodlu ilaçların SGK tarafından ödenmeyeceğini belirterek hastaları uyardı…

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) yayımladığı genelgeye göre, bugünden itibaren geçici karekodlu ilaçların kurum tarafından ödenmeyeceğini, bu nedenle hastaların pek çok ilacı bedelinin tamamını ödeyerek alacağını, uygulamayı yargıya taşıyacaklarını bildirdi.

Özel, yaptığı yazılı açıklamada, İlaç Takip Sisteminin (İTS), yaygın uygulamaya geçmesiyle, eczanelerde ve dağıtım kanallarında bulunan milyonlarca kutu ilacın, yeni sisteme adapte edilmek için “G2D etiketleri” ile geçici karekodlu hale getirildiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün ağustos ayının başında yayımladığı genelgeyle, G2D’li ürünlerin 2020 yılının sonuna kadar eczanelerden sunumunun uygun olduğunu duyurduğunu anımsatan Özel, bu kapsamda söz konusu ilaçların normal işleyiş içerisinde eczanelerden hastalara sunulduğunu ifade etti.

SGK’nın, 30 Aralık 2010 tarihinde yayımladığı genelgeyle bugünden itibaren söz konusu ilaçların geri ödemesini yapmayacağını duyurduğunu hatırlatan Özel, şunları kaydetti:

“Bizler artık, sağlığı yalnızca bir rakamlar bütünü, yalnızca bütçenin basit bir kalemi, salt teknik bir konu olarak algılayan, vatandaşın cebinde para olup olmadığını umursamaksızın bir günde ilaç gibi hayati bir ürünün ödeme kurallarını değiştiren bu otorite anlayışını kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Bu uygulamadan bir an evvel geri dönülmesini bekliyoruz.”

SGK’nın, Sağlık Bakanlığının mevzuatına uygun biçimde üretilmiş ve ambalajlanmış milyonlarca kutu ilacın bedelini bir gecede ödememeye karar verdiğini ve bu nedenle hastaların pek çok ilacı, bedelinin tamamını ödeyerek alacağını savunan Özel, şöyle devam etti:

“Sistem mevcut hali ile kalırsa, antibiyotikten, kalp ilaçlarına, ağrı kesicilerden, tansiyon ilaçlarına ve hatta çocuk ilaçlarına kadar birçok ilaç, geçici karekodlu olduğu için SGK tarafından ödenmeyecektir. Dolayısıyla hastalarımız bu ilaçları ancak, bedelinin tamamını ödeyerek alabilecekler. Hastalarımızı ilaçsız bırakacak bu uygulamayı, en kısa sürede yargıya taşıyacağız.”

PROFESÖRLERİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ

14 Aralık 2010 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Akdağ, Profesörlerin SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerde çalışmasının önünü açacağız” dedi…

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tam Gün Yasası ile ilgili yürüttükleri çalışma konusunda, “Profesörlerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşması olmayan özel hastanelerde çalışmasının önünü açacağız. Sadece üniversitelerde görevli olanlar değil, aynı zamanda Sağlık Bakanlığı’nın eğitim ve araştırma hastanelerinde görevli profesörler de SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerde çalışabilecek” dedi.

Akdağ, evinin yakınındaki Beştepe Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret ederek, aile hekimi Dr. Gönül Kaya ile tanıştı.

Burada aile hekimliği uygulamasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Akdağ, aile hekimiyle ilk kez bir araya geldiğini belirterek, “Öksürdüğüm için geldim” diye espri yaptı.

Sistemin esasının, önce aile hekimine uğrayıp, gerektiğinde bir hastaneye sevk üzerine kurulu olduğunu anlatan Akdağ, birinci basamak olarak bu kurumlardaki sağlık hizmetinin ücretsiz olduğunu, hastanelerde ise muayene katkı payı ödendiğini hatırlattı.

Aile hekiminin çözüm bulabileceği konularda bu kurumlara müracaat edilmesinde yarar bulunduğunu ifade eden Akdağ, bu uygulama öncesinde birinci basamağa müracaat yüzde 30-40 civarındayken bu sistemde yüzde 50′nin üzerine çıktığını, bu oranda daha da artış beklediklerini söyledi.

“Artık aile hekimimiz ile yakın irtibat halinde olacağız. Çocuklarım ve eşim ihtiyaç olduğunda buraya gelecek” diyen Akdağ, yenidoğan, aşı ve hamile takibinin bu birimlerce yürütüleceğini söyledi.

Bu sistem öncesinde sağlık ocaklarında hekim seçme hürriyeti olmadığını, bu uygulamada ise isteyenlerin aile hekimlerini değiştirebileceğini anlatan Recep Akdağ, hekim değişikliğinde hastanın bilgilerinin yeni doktoruna aktarılacağını kaydetti.

Bir soru üzerine, sağlığıyla ilgili bilgileri aile hekimine ulaştıracağını ifade ederek, hastalarla ilgili bilgilerin gizliliğinin esas olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanı Akdağ, kişilerin oturduğu ya da çalıştığı yere yakın bir aile hekimi seçebileceklerinin altını çizerek, “Aile hekimini değiştirenlerin oranı yüzde 1-3 arasında. Bu da hekimlerimizin işini iyi yaptığının göstergesi” dedi.

Adres değişikliği halinde kişilerin taşındığı yere yakın bir aile sağlığı merkezine başvurarak yeni bir aile hekimi seçebileceklerini bildiren Akdağ, yeni aile hekiminin bu değişikliği, kişinin önceki aile hekimiyle il sağlık müdürlüğüne bildirmesi gerektiğini söyledi.

Akdağ, 13 Aralık itibariyle tüm Türkiye’de uygulamanın başladığını, sistemin yeni olmasından kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşanabileceğini ifade ederek, yaşanan gelişmelere paralel olarak sistemde değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Bir soru üzerine, bir aile hekimine kayıtlı hasta sayısı için 4 bin rakamının üst sınır olarak belirlendiğini, ancak Ankara’da ortalamanın 3 bin 550 olduğunu kaydeden Bakan Akdağ, “Bir kişi, başvurduğu hekimin hasta sayısı 4 bin olduğu için aile hekimsiz kalacak değil. Başka bir hekime gidip kaydolabilir. Aslında 4 bin sayısı bile fazla ama ülkemizde hekim sayısı yetersiz olduğu için bunu kabul etmek zorunda kaldık. Doktor sayısı artıkça bu sayı da elbette düşecek” dedi.

Akdağ, kişilerin aile hekimlerini Sağlık Bakanlığının internet sitesinden ya da en yakınlarındaki aile sağlığı merkezine başvurarak öğrenebileceklerini de bildirdi.

Bir başka soru üzerine ise Bakan Akdağ, aile hekimliği sisteminde hedeflerinin, sağlık hizmetinde ilk başvuru yeri olarak aile hekiminin benimsenmesi olduğunu belirterek, vatandaşların özellikle son zamanlarda acil servislere başvurularında artış gözlendiğini, bunun, hem durumu gerçekten acil olan hastaların durumunu hem de hekimlerin işini zorlaştırdığını belirtti.

Link

2016′DA BÖBREK BEKLEYENLERİN SAYISI 100 BİNE ULAŞACAK

Alihan GurkanTürkiye’de organ naklinde yıllardır organ bağışının yaygınlaşması konusunda Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, hastaneler başta olmak üzere çeşitli hasta dernekleri, sivil toplum kuruluşları tarafından sürdürülen kampanyalarla bağışçı sayısı artırılmaya çalışılıyor….

Acıbadem Sağlık Grubu International Hospital Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Alihan Gürkan, 3-9 Kasım Dünya Organ Nakli Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden nakil sayısının artmadığına işaret ederek, “Türkiye’de 60 bine yakın böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. 2016 yılında bu rakamın 100 bine çıkması bekleniyor. Bu hastalar böbrek bekliyor” diye konuştu.

Böbrek yetmezliği çeken hasta sayısının yüksekliğine bakıldığında daha fazla organ nakli yapılması gerektiğinin altını çizen Prof.Dr. Alihan Gürkan, ülkemizde yetersiz organ nakli yapılmadığını, hem bağış yapacak kişilerde hem de hastalarda yeterli bilincin gelişmediğine dikkat çekti.

Organ Nakli2009 yılının ilk 6 ayında canlı vericilerden toplam 1044 böbrek nakli yapılmasına karşın, beyin ölümü gerçekleşenlerden yapılan böbrek nakli sayısının sadece 255. 2010 yılının ilk 6 ayında canlı vericilerden yapılan nakil sayısının 1055, beyin ölümü gerçekleşenlerden alınan böbreklerle yapılan nakil sayısının ise 170 olduğuna değinen Prof.Dr. Alihan Gürkan, “Beyin ölümü gerçekleşenlerden yapılan nakillerde ciddi bir düşüş var. Bağış oranı düşük kalıyor oysa beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan nakillerin, canlı vericilerden daha yüksek olması gerekiyor. Bu sağlanamadığından canlı vericilerden nakil yapmak zorunda kalıyoruz. Bilinç seviyesi yıllar içinde artmasına rağmen, hasta sayısıyla yapılan nakil sayısı arasında istatistiki anlamda uçurumlar var. Bunun en önemli nedenlerinden biri, beyin ölümü kavramının yeterince bilinmemesi” dedi. Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin, bazı yoğun bakım hastalarında olduğu gibi, hayata yeniden dönüşünün mümkün olmadığını belirten Dr. Gürkan, “Halk arasında yanlış ve yaygın olarak, beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin hala hayata dönebilecekleri gibi bir kanı mevcut. Bu da doğal olarak organ bağışında kişilerin çekimser davranmasına neden oluyor.” dedi.

60 BİN YETMEZLİK HASTASININ 14 BİN 900′Ü ORGAN BEKLİYOR

Prof. Dr. Alihan Gürkan, 2009 yılı boyunca toplam 2400’ü aşkın böbrek nakli yapıldığını belirterek, böbrek yetmezliği çeken 60 bin hastadan 14 bin 900′ünün böbrek nakli yapılması için sırada beklediğine işaret etti. Oysa bu sırada 60 bin kişinin olması gerektiğini söyleyen Dr. Gürkan, hastalardan birçoğunun böbrek nakli konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığı için hastanelere başvurmadığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Her dört hastadan biri böbrek nakli yapılması için sıraya giriyor. Diğerlerinin nakil olmaları gerektiği konusunda bilgileri bile yok. Genellikle de canlı vericiler bağışçı oluyor. Canlı vericilerin bazıları böbreklerini vermekte çekimser kalabiliyor, tek böbrekle kalırlarsa yaşamlarının zorlaşacağını düşünüyorlar. Oysa bu, tıbben doğru değil. İnsanlar tek böbrekle de rahatlıkla ve sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebiliyor.”

Acıbadem Sağlık Grubu International Hospital Organ Nakli Merkezi’nde SGK anlaşması yapıldığını, hastaların ücretsiz ulaşım ve nakil sonrası konaklama imkanlarından yararlandığını, nakil ameliyatlarının, ayrıca ameliyat sonrası bakımlarının da ücretsiz yapıldığını ifade eden Prof. Gürkan, “Bu hizmeti veren kuruluşların sayısının artması gerekiyor. En önemlisi de bağışcı sayısının artması gerekiyor. Organ Nakli Haftası’nda bu ihtiyacı ve gerçeği halkımıza bir kez daha duyurmak istiyorum. Organ bağışçılığı sayesinde, ciddi sağlık sorunları yaşayan, haftanın büyük bölümünü diyalizde geçiren hastalara yeni bir hayat hediye etmiş oluyorsunuz. Sevdiklerinize vereceğiniz en büyük armağan yeni bir yaşamdır” diye konuştu.

YENİ SÜT TASLAĞI 45 İLDE YAŞAYAN DİYABET HASTALARININ YENİ NESİL İLAÇLARA ULAŞIMINI ZORLAŞTIRIYOR

10 Mart 2010 HABERmedical  
Kategori: Farmakoloji Haberleri, HABERLER

Yorumlar Kapalı

AIFDSosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) taslağında yeni nesil diyabet ilaçlarını hastalara sadece endokrinoloji uzmanlarının yazabileceğinin belirtilmesi tepkilere yol açtı. Tebliğ bu haliyle uygulamaya konulduğu takdirde endokrinoloji uzmanı bulunmayan 45 ilde hastalar ve yakınları ilaç yazdırmak için başka illere gitmek ve kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalacak…

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yayınladığı 2010 taslak Sağlık Uygulama Tebliği’nde yeni nesil diyabet ilaçlarıyla ilgili olarak yer alan uygulama sağlık profesyonellerinin ve hastaların tepkisine yol açtı. Tebliğ’de yeni nesil diyabet ilaçlarının reçetelendirilmesi endokrinoloji uzmanlarıyla sınırlandırılıyor. Yeni düzenleme sonucunda iç hastalıklar uzmanları da bu ilaçları reçeteleyemeyecek.

45 ilde endokrinolog yok

Bu kısıtlama özellikle endokrinolog bulunmayan illerdeki diyabet hastaları ve yakınları için ilaca erişimde ciddi bir problem oluşturacak. Halen Türkiye’nin 45 ilinde devlet hastanelerinde görev yapan endokrinoloji uzmanı bulunmuyor. Bu durumda diyabet hastaları ve yakınlarının diğer illerdeki uzmanlara ulaşabilmek için kilometrelerce yol kat etmek zorunda kalacakları hesaplanıyor. Bunu yapmadıkları takdirde ise yeni nesil diyabet ilaçlarına erişimleri mümkün olamayacaktır. Dolayı ile Taslak bu şekli ile kabul edilirse bu illerde yaşayan milyonlarca hastanın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Türkiye’de 4,5 milyon diyabet hastası var

Diyabet dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son derece önemli bir kronik hastalık. Yaklaşık 4,5 milyon diyabet hastasının bulunduğu Türkiye’de, bu hastalığın tedavisi için yılda 3 milyar TL harcanıyor. Bu harcamanın sadece % 8 -10′u ilaçlara, geri kalanı ise diyabetle ilişkili komplikasyonlara, hastane yatışlarına ve operasyonlara ayrılıyor.

“Şeffaflık olumlu ama…”

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Başkan Yardımcısı Engin Güner konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sağlık Uygulama Tebliği’nin ilk kez bu yıl SGK tarafından taslak şeklinde yayınlanarak ilgili tarafların değerlendirmesine sunulmuş olması, şeffaflık ilkesinin güvence altına alınması bakamından çok olumlu ve önemli bir gelişmedir. Ancak özellikle diyabet konusunda getirilen kısıtlama, hastalarımızın ilaca erişimini ciddi şekilde güçleştirme riski taşımaktadır. Zaten, bildiğimiz kadarıyla konuya taraf olan tüm uzmanlık dalları ve uzman dernekleri bu uygulamanın sakıncalarını ortaya koyan açıklamalar yapmıştır. Çeşitli bilimsel raporlar, ülkemizde diyabet tedavisinde hedeflere ulaşılamadığını ortaya koymaktadır. Getirilen sınırlama, hedeflere ulaşılmasını daha da güçleştirecektir. Taslağa son şekli verilirken tüm paydaşların görüşlerinin dikkate alınacağını ve milyonlarca diyabet hastası ile onları tedavi eden hekimleri zor durumda bırakmayacak bir uzlaşma sağlanacağını umuyoruz.”

Güner şöyle devam etti:
“Sağlık Politikası planlamasında günübirlik önlemler yerine, uzun dönemli bir bakış açısının getirilmesi büyük önem taşımaktadır. AIFD olarak biz bu konuda bir diyalog ortamının geliştirilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız.”

HASTALAR MAĞDUR OLDU

01 Mart 2010 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

eczaneTürk Eczacıları Birliği’nden (TEB) yapılan açıklamada, bugün kullanımına başlanan yeni provizyon sistemi nedeniyle eczanelerde hastaların reçeteleriyle ilgili hiçbir işlem yapılamadığı ifade edilerek, İlaç Takip Sistemi (İTS) uygulamasının 1 Haziran 2010 tarihine ertelenmesi artık bir zorunluluktur” denildi…

TEB Basın Bürosundan yapılan yazılı açıklamada, uzun süredir planlanmasına rağmen teknik aksaklıklar nedeniyle devreye girmesi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından üç kez ertelenen “MEDULA Reçete Provizyon Sistemi”nin bugün itibariyle devreye sokulduğu belirtildi.

Hastaların reçetelerinin işlendiği ve ilaç verme onayının alındığı “Eczane Provizyon Sistemi”nin devre dışı bırakıldığı hatırlatılan açıklamada, “alt yapı hazırlıkları tamamlanmamış, yeni bir provizyon sisteminin devreye sokulduğu” savunuldu.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Henüz hazır olmayan bu sistemin yürürlüğe koyulmasının hemen ardından bu sabah itibariyle eczanelerimize gelen hastalarımızın reçeteleriyle ilgili hiçbir işlem yapılamadı. Çünkü pek çok doktorun sistemde kayıtlı olmadığı, kayıtlı olanların branş bilgilerinin bulunmadığı, tüm sağlık ocaklarının girişinin tamamlanmamış olduğu ve hastalara ait rapor bilgilerinin sistemde bulunamadığı görüldü.

Bu nedenle 81 ilde görev yapan eczacı meslektaşlarımız, hastalarına sistemdeki eksiklikler nedeniyle gerekli ilaç hizmetini vermekte sorunlar yaşamakta, hastalarımız ise ilaçlarını zamanında temin edememektedir.”

Sabah saatlerinde kısmen işleyen yeni sistemin saat 10.00 itibariyle tamamen çöktüğü ileri sürülen açıklamada, “tüm eksikliklilerine rağmen bu sisteme geçilmesinin SGK’nın inadından kaynaklandığı” savunuldu.

Açıklamada, 1 Ocak 2010 tarihinde İlaç Takip Sistemi’ne (İTS) geçildiği, SGK ekranıyla İTS ekranının uyumlu çalışmadığı, veri girişlerinin sağlıklı yapılamadığı ifade edilerek, “İTS’nin ertelenmesi talebimize rağmen bugün itibariyle İTS ile uyumlu olduğu iddia edilen MEDULA Provizyon sistemi uygulamaya konulmuştur. Zira, hazırlıksız başlatılan bir sistem ölü doğmuştur” görüşlerine yer verildi.

“Sorunlardan eczacılar sorumlu tutulamaz”

Açıklamada, şu görüşler ifade edildi:

“Bugün bu sistemi, bu haliyle başlatmak, hem hastalarımıza hem de eczacılarımıza yapılmış en büyük kötülüktür. Bugün bir kez daha gördük ki alt yapısı iyi hazırlanmamış bir provizyon sisteminin varlığında İTS’nin işlemesi mümkün değildir. Bu nedenle İTS uygulamasının 1 Haziran 2010 tarihine ertelenmesi artık bir zorunluluktur. Aksi halde şu anda eczanelerimizde yaşanmakta olan hasta mağduriyetlerinden, hastalarımızın ilaca ulaşamama sorunlarından eczacılar sorumlu tutulamaz. Asıl sorumlu, aylardır yaptığımız uyarılarımızı dikkate almayan, yürümeyeceğini bildikleri bir sistemi eksiklikleriyle birlikte uygulamaya geçirenlerdir.

Bizler TEB olarak İTS’nin ülke ekonomisine, ilaç sahteciliğine, hasta ve ilaç güvenliğine önemli katkıları olacağını her platformda dile getirdik. Bundan sonrasında da bu katkıya ortak olabilmek için taleplerimiz doğrultusunda oluşturulmuş İTS uygulamasının yürütümü noktasında ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.”

Link

DÜNYAGÖZ ANTALYA 1 MART’TA AÇILIYOR

10 Şubat 2010 HABERmedical  
Kategori: HABERLER, Sağlık Grupları Haberleri

Yorumlar Kapalı

Dunyagoz AntalyaDünyagöz Grubu Akdeniz Bölgesi’nde hem yerli hem de yabancı hastalar için Dünyagöz Antalya’yı hizmete açıyor…

Türkiye’nin cennet mekânı Antalya’da 12.000 m2 kapalı alan üzerinde hizmet verecek olan hastane, hem yurt dışından hem de Antalya ve çevresinden gelecek hastalara, alanında uzman medikal kadrosu ve en son teknolojisiyle hizmet verecek. Hastane, SGK ile (SSK, ES, 657 devlet memurları ve Bağkur) resmi anlaşmalı olarak kapılarını tüm hastalara açacak.

Lazer ve genel ameliyathanelerden, hastalıkların teşhisinde büyük önem taşıyan tetkik cihazlarına kadar tüm donanım dikkatle hazırlanan hastanede, göz alanında 19 branş için ayrı departmanlar bulunuyor. Yaş gruplarına ve hastalıklara özel dizayn edilen katlarda, hastalarına sunduğu VIP hizmetleri ile bölgede farkını hissettirecek olan Dünyagöz, tüm hastalarına dünya yemeklerinin sunulduğu restoranları, vale hizmeti, ücretsiz wireless internet erişimi ile özel hizmetin konforunu yaşatacak.

11 farklı dilde hizmet verebilen doktor ve uzman personelin görev yapacağı, en son teknolojilerle donatılmış Antalya Dünyagöz Hastanesi’nin ülkemizin sağlık turizmi potansiyeline de büyük katkı sağlaması bekleniyor. Ülkemize gelecek yabancı hastalar beş yıldızlı tatil programları ile birlikte hem göz sağlıklarına kavuşmanın hem de Antalya’nın eşsiz doğasında geçirilecek güzel bir tatilin mutluluğunu yaşayacaklar. Antalya’nın en önemli otelleri ile yapılan anlaşmalar sonucunda hastalar hem hastanede hem de otelde konaklamaları müddetince alacakları hizmette VIP farkını yaşayacaklar.

Mimarisindeki farklılık ve sunulacak hizmet kalitesiyle hastaneden çok 7 yıldızlı otel konforuna sahip Antalya Dünyagöz teknoloji, teknik donanım ve hekim kadrosu ile sizlere en mükemmeli sunmayı hedefliyor.

MEDULA SİSTEMİNDEKİ DOKTOR BİLGİLERİ

05 Şubat 2010 HABERmedical  
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Medula kapsamında çalışan sağlık tesislerinin mevcut doktor bilgilerinin kontrol edilerek tamamlanması ve gücellenmesini istedi…

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan duyurunun tam metni:

Medula kapsamında çalışan sağlık tesislerince, Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık hak sahipleri adına düzenlenen reçetelerin Eczane Provizyon sistemine kaydedilmesi sırasında, 04/02/2010 tarihinden itibaren doktor bilgilerinin manuel girilmesi yerine veri tabanında kayıtlı bilgiler üzerinden seçim yapılarak girişi sağlanacaktır. Ancak sistemden bilgisi gelmeyen doktor girişleri için 01/03/2010 tarihine kadar eczacının manuel giriş yapmasına imkan tanınacaktır. Reçete girişindeki denetimlerde ise herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

Belirtilen uygulama 01/03/2010 tarihinden itibaren doktor bilgisinin seçilmesi şeklinde çalışacak olup, veri tabanından görüntülenemeyen doktorlara ait reçete girişine izin verilmeyecektir. Bu nedenle sağlık tesislerince düzenlenen reçetelerin eczanelerden karşılanması sırasında sorun yaşanmaması için, belirtilen tarihe kadar sağlık tesisleri tarafından mevcut doktor bilgilerinin kontrol edilerek tamamlanması ve bu tarihten sonra da bu bilgilerin güncelliğinin sağlanması gerekmektedir.
Tüm sağlık tesislerine önemle duyurulur.

AHMET MURAT BALANLI SGK YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNE ATANDI

19 Ocak 2010 HABERmedical  
Kategori: Genel Haberler, HABERLER

Yorumlar Kapalı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyeliğine Ahmet Murat Balanlı atandı…

Maliye Bakanlığının, Balanlı’nın SGK Yönetim Kurulu Üyeliğine ilişkin atama kararı, 19 Ocak 2010 Salı günkü Resmi Gazete’de 2010/1 karar sayısı ile yayımlandı.

Sonraki Sayfa »