SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN EYLEMLERE ŞARTLI SON
21 Nisan 2011 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Sağlık çalışanlarının iki günlük iş bırakma eyleminin sonlandığı, ancak herhangi bir idari soruşturma ve disiplin işlemi halinde kararın hızla gözden geçirilerek gereğinin yapılacağı bildirildi…
Sağlık çalışanlarının iki günlük iş bırakma eylemine çağrıda bulunan Türk Tabipleri Birliği (TTB), Ankara Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) başta olmak üzere meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları adına Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin bahçesinde ortak basın açıklaması yapıldı.
Açıklamayı okuyan SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun, eylemin “tartışmasız olarak tatmin edici bir başarıyla yerine getirildiğini” belirtti.
Eylemi devam ettirebilecek düzeyde olduklarını vurgulayan Yorgun, “Ne söylersek onu yapacağız ve halkımıza da verdiğimiz sözü tutacağız. Nisan’ın 19-20′si demiştik, bugün eylemimizi sonlandırıyoruz. Ancak, herhangi bir idari soruşturma ve disiplin işlemi; kararımızı hızla gözden geçirmemiz ve gereğini yapmamız nedeniyle açık uçludur” diye konuştu.
MECBURİ HİZMET İLE İLGİLİ SORULAR VE YANITLARI
06 Aralık 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Türk Tabipleri Birliği, mecburi hizmet yükümlülüğü ile ilgili olarak sık sorulan soruları yanıtladı…
Mecburi hizmet yükümlülüğü nedir?
Mecburi hizmet (yasal ifadesiyle Devlet Hizmeti Yükümlülüğü), 5371 sayılı Kanun ile Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen hükümler uyarınca, 05.07.2005 tarihinden sonra mezun olan, uzmanlığını ya da yan dal uzmanlığını tamamlayan tabiplerin, Sağlık Bakanlığı tarafından atandıkları yere göre değişen 300 ila 600 gün süreyle görev yapması zorunluluğudur.
Tıp fakültesini yeni bitirenler için süreç nasıl işlemektedir?
Tıp fakültesini bitiren tabiplerin diplomaları ilgili fakülte dekanlıkları tarafından 15 gün içinde Sağlık Bakanlığı’na gönderilir. Sağlık Bakanlığı diplomaların kendisine gelmesinden sonra diploma tescilini yapar ve bu tarihten itibaren iki ay içinde tabibin atamasını yapmak zorundadır.
Mecburi hizmet tercihleri nasıl yapılmaktadır? Tercih yapılmazsa ne olur?
Mecburi hizmete tâbi olanların atamaları mevcut kadrolar arasında kendilerine tercih yapma hakkı tanınarak uygulanmaktadır. Ancak kişilerin tercih yapmış olmaları bu tercihlerine mutlak surette uyulacağı garantisini vermemektedir. Tabip tarafından tercih ve atama yapılabilmesi için öncelikle Sağlık Bakanlığı internet sayfasında yayımlanan kuraya dâhil edilecek kişiler arasında isminin yayımlanmış olması gereklidir. Listede ismi olan tabip yine internet üzerindeki programı kullanarak tercihlerini belirtecek ve alacağı çıktıyı posta ya da kargo yoluyla Sağlık Bakanlığına ulaştıracaktır.
Yerleştirme noter huzurunda kur’a çekimi suretiyle yapılmaktadır. Öncelikle tercih belirtenler için kur’a çekimi yapılmakta, ardından tercihlerine yerleştirilmeyenler ile hiç tercih yapmamış olanlar için genel bir kura çekimi yapılmaktadır.
Gıyaben kura çekilmesi ne demek?
Mecburi hizmet, yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olarak ortaya konulmuş olmakla kişinin görev için müracaatı olmasa dahi atamasının yapılması öngörülmüştür. Gıyapta (yokluğunda) kur’a çekilmesi de kişinin herhangi bir başvurusu olmamasına karşın mecburi hizmet yapacağı yerin belirlenmesi için kur’a çekiminin yokluğunda yapılmasını ifade etmektedir.
Kurada belirlenen yere ne kadar sürede gitmek gerekir? Gidilmezse ne olur?
Mecburi hizmet yapılması gereken yerin belirlenmesinden sonra, bu listeler Sağlık Bakanlığı internet sayfasında ilan edilmektedir. Anılan ilan tebligat yerine geçmektedir. Ayrıca tabibin ikametgâhının bulunduğu yer il sağlık müdürlüğüne de ilgilisine tebliğ edilmek üzere atama evrakı gönderilmektedir. Mecburi hizmet yükümlüsü tabibin atama emrinin tebliğinden itibaren en geç yirmi gün içinde atandığı yerde göreve başlaması gereklidir.
Atandığı yerde kesintisiz olarak 10 gün süreyle görevi terk eden ya da bu süre boyunca hiç göreve başlamayan tabip istifa etmiş (müstafi) sayılır ve buna bağlanan yaptırımların yanı sıra mecburi hizmete başlayana kadar geçen süre –en çok yükümlülük süresi kadar- yükümlülük süresine eklenir.
Mecburi hizmet süresi dolmadan istifa edilirse ya da görev terk edilirse ne olur?
Mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa edenler ya da istifa etmiş (müstafi) sayılanlar için tanımlanmış genel yaptırım belirli süreyle yeniden memuriyete alınmamaktır. Bu süre istifa edenler için 6 ay, müstafi sayılanlar için ise 1 yıldır.
Mecburi hizmette ise, bu sürelerin uygulanmasına olanak bulunmadığını düşünüyorum.Çünkü, mecburi hizmet yerine getirilmediğinde sadece resmi kurumda çalışamamak değil mesleğin herhangi bir yerde uygulanması yasaklanmaktadır. Mecburi hizmetin getirildiği düzenleme içinde bu yönde özel bir hüküm de olmadığına göre altı ay ya da bir yıl gibi sürelerin mecburi hizmetin yaptırılmasında uygulanmaması gerekir. Bir başka anlatımla müstafi sayılan bir tabibin yeniden mecburi hizmet kurasına dahil edilmesi için bir yıl beklenmesi zorunluluğunun söz konusu olmadığını düşünüyorum. Ancak, önemle vurgulayalım ki, bu sürelerde TUS’ta Sağlık Bakanlığı kadrolarına atanamamak söz konusu olabilecektir.
Müstafi sayılmak ne demek?
Devlet memurlarının görevlerinden ayrılmalarında belirli usüllere uyulmaması sebebiyle kişinin istifa etmiş sayılmasına müstafi sayılmak denir.
Devlet Memurları Yasasının 94. maddesine, göre kesintisiz olarak 10 gün süreyle görevini terk eden memur çekilmiş sayılır.
Ayrıca, çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam etmelidir. Memurun görevden ayrılma isteğinin kabulünü ya da yerine gelecek kimsenin gelmesine kadar beklemesi gereken bir aylık süreyi beklemeksizin ayrılması durumunda müstafi (çekilmiş/istifa etmiş) sayılır.
Mecburi hizmet yerine getirmeden, istifa ederek ya da müstafi sayıldıktan sonra girilen TUS’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim hastanelerine ait bir kadro kazanılırsa ne olur?
2010 Sonbahar dönemi TUS Kılavuzuna göre “görevden çekilen veya çekilmiş sayılan memurlar için yeniden kamu görevine girebilmek için belirlenen kanuni süresi uzmanlık eğitimi giriş sınavı gününden itibaren 3 ay içinde bitecek durumda bulunmak” sınava başvuru koşulu olarak belirlenmiştir. Bu durumda, istifa ederek ayrılanların istifa tarihinden itibaren 3. aydan; müstafi sayılanların da bu tarihten itibaren 9. aydan itibaren, TUS’a girebilmesi ve Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerini de tercih edebilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Mecburi hizmeti yerine getirmeden, istifa ederek ya da müstafi sayıldıktan sonra vakıf ya da resmi üniversitelerin uzmanlık kadroları tercih edilip kazanılırsa ne olur?
Üniversitelerin tıpta uzmanlık kadrolarına Yükseköğretim Kanununun 50.maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak atama yapılmaktadırlar. Araştırma Görevlileri YÖK Personel Kanunu uyarınca, 657 Sayılı Yasa kapsamında devlet memuru değildirler. Bu nedenle 657 sayılı yasa kapsamında istifa edenler veya müstafi sayılanlar için yeniden kamu görevine girebilmek için belirlenen sürelerin araştırma görevliliği kadroları için uygulanmaması gerekir. Bu çerçevede, istifa sebebiyle memuriyete girilemeyen süre içinde TUS sonucuna göre üniversitelerin tıpta uzmanlık kadrolarından birinin kazanılması durumunda araştırma görevlisi olarak atamalarının yapılması gerekir.
Mecburi hizmeti ‘sözleşmeli personel’ ya da 657′ye tabi ‘memur’ olarak yapma olanağı var mı?
Mecburi hizmet 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca atanma yoluyla yerine Getirilebileceği gibi 4924 sayılı Yasa uyarınca sözleşme ilişkisi biçimindeki bir çalışma yoluyla da yerine getirilebilir. Atandığı yerde 4924 sayılı Yasa uyarınca açılmış bir kadro olması halinde, bu iki statüden birini seçmek yetkisi tabibe aittir.
Mecburi hizmet TUS’a girmeye engel mi?
Mecburi hizmet yapılırken TUS’a girilmesinin önünde bir engel bulunmadığı gibi aksine yasal düzenlemede bunun mümkün olduğuna ilişkin hükümler mevcuttur. Ancak halen uzman olanların ikinci bir uzmanlık eğitimi yapmak istemeleri durumunda önce mecburi hizmeti bitirmeleri koşul olarak getirilmiştir.
Mecburi hizmette iken TUS kazanılırsa ne olacak?
Mecburi hizmet yapılırken TUS ile bir uzmanlık eğitimine başlanması durumunda eksik kalan mecburi hizmet süresi uzman olduktan sonra yapılacak mecburi hizmet süresine ekleneceğine ilişkin yasa hükmü Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Bu nedenle pratisyen hekimlikte veya uzmanlıkta belirlenen süre tamamlanmadan uzmanlık ya da yan dal uzmanlığına başlanması halinde sadece anılan uzmanlık veya yan dal uzmanlığı ile ilgili mecburi hizmet yükümlülüğü söz konusu olacaktır.
Askerlik yapmak için mecburi hizmetten ayrılmak mümkün mü? Askerlikte geçen süre mecburi hizmetten sayılır mı?
Mecburi hizmet yükümlülüğü sırasında askere gidilmesi mümkündür. Ancak askerlik ödevinin yerine getirildiği süre mecburi hizmet süresinden sayılmadığı gibi, askerliğin bitiminde mecburi hizmetin kalan süresinin tamamlanması gerekir.
Sağlık raporu, mecburi hizmet kurasına girmeyi engeller mi?
Sağlık mazereti mecburi hizmet yapmayı engelleyen bir mazeret olmayıp hastalığın niteliğine göre atama yapılacak yerin belirlenmesinde önem taşıyabilir. Sağlık mazereti bulunanlar kura öncesinde durumu Sağlık Bakanlığı’na belgesi ile birlikte ilettiklerinde bu durum atama kurasında değerlendirmeye alınır.
Ayrıca kurası çekilip ataması yapılanların hastalanmaları halinde atandıkları yere gitmemelerinin gerekçesi olarak sağlık raporunu gösterebilmeleri koşuluyla ilgili yerde göreve başlamak rapor süresinin sonuna kadar ertelenir. Bir başka ifadeyle, ataması yapılan bir mecburi hizmet yükümlüsü atama kararının kendisine tebliğinden önce hastalanması ve istirahat rapor verilmesi halinde atama kararının tebliği rapor sonrasına ertelenebileceği gibi bu arada tebliğ edilmiş olsa da hükmünü rapor süresinin bitiminden doğurmaya başlar. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, atama öncesi ya da atandıktan sonra raporlu olarak geçirilen süreler mecburi hizmet sürelerinin hesabında dikkate alınmayacaktır.
Uzman hekim olduktan sonra mecburi hizmet yükümlülüğü olacak mı?
Mecburi hizmet tabiplere, uzman tabiplere ve yan dal uzmanı tabiplere getirilmiş bir yükümlülüktür. Her statü için ayrı ayrı mecburi hizmet getirilmiştir. Uzman hekimler de, 05.07.2005 tarihinden sonra uzman olmuş iseler, mecburi hizmet yükümlüsüdürler.
Daha önce mecburi hizmet yapmış olmak bir avantaj yaratır mı?
1981 yılında çıkartılmış olan 2514 sayılı Yasa’ya tabi olarak mecburi hizmet yapmış olup da, kazandığı yeni bir statü (uzman/yan dal uzmanı gibi) sebebiyle, yeni Yasa uyarınca mecburi hizmete tabi tutulan kişi için yerine getirdiği önceki mecburi hizmetin bir etkisi bulunmamaktadır.
Daha önceden mecburi hizmet yapmış olması sebebiyle yeniden mecburi hizmete tabi tutulmasının hukuka aykırı olduğunu düşünen uzmanlar ve yan dal uzmanları uzmanlık belgelerinin verilmemesi ve kendilerine yeniden mecburi hizmet uygulanması işleminin iptali için İdare Mahkemesinde dava açabilirler. Bu davada 5371 sayılı Yasa’nın ilgili hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu savı da ileri sürülebilir.
ASİSTAN HEKİMLER SORUNLARINI DİLE GETİRDİ
01 Aralık 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Asistan hekimler, 33 saat kesintisiz çalışmaya, eğitimlerinin ötelenerek hizmet ağırlıklı çalıştırılmalarına, nöbet ertesi izin haklarını kullanamayışlarına, yabancı uyruklu asistanların güvenceden yoksun çalıştırılmasına karşı biraraya geldiler. İstanbul Tabip Odası Asistan Hekimlik Komisyonu’nca düzenlenen etkinlik, 27 Kasım 2010 günü İstanbul Taksim’de gerçekleştirildi…
Etkinliğe, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu, Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Feride Aksu Tanık, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri Dr. Hüseyin Demirdizen ve Dr. Osman Öztürk ile İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Taner Gören, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu katıldılar.
Galatasaray Lisesi önünden, Taksim Atatürk Anıtına kadar yürüyen asistan hekimler, burada basın açıklaması yaptılar.
Yapılan Basın açıklamasında, eğitim ve hizmeti bir arada yürütmenin zorluğu, nöbet sonrası dinlenmeden yapılan mesai ile kesintisiz 33 saate varan görev süreleri, yoğunluk sebebiyle uzmanlık alanında yeterli çalışma yapamama, yaşanan şiddet olaylarına karşı sıkıntılar ve bunlar için çözüm önerileri dile getirildi.
SAĞLIKÇILARDAN 14 MART PROTESTOSU
14 Mart 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Türk Tabipleri Birliği, tabip odaları, uzmanlık dernekleri ile sendika ve meslek dernekleri, hükümetin sağlık politikalarını protesto etmek amacıyla bugün (14 Mart 2010) Sağlık Bakanlığı önüne siyah çelenk bıraktılar…
Öğle saatlerinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bahçesinde biraraya gelen temsilciler, buradan ellerinde siyah çelenklerle Sağlık Bakanlığı önüne yürüyüşe geçtiler. Sağlık Bakanlığı önünde kurumlar adına ortak açıklamayı TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu yaptı. Bilaloğlu, yaklaşık 400 bin sağlık çalışanının geleceği belirsiz bir biçimde yaşadığını belirterek, hükümetin bilinçli olarak böyle bir politika izlediğini düşündüklerini söyledi. “Tam gün” yasası ve şu anda TBMM’nin gündeminde bulunan Kamu Hastane Birlikleri Yasa tasarısıyla halkın sağlık hakkının elinden alındığını, sağlık çalışanlarının da özlük haklarının ortadan kaldırıldığını kaydeden Bilaloğlu, bugün ve gelecek güvencesi istediklerini vurguladı. Bilaloğlu, “Hükümetin sağlık politikalarını protesto ediyor ve sağlık alanının tüm öznelerine rağmen icraat yapan hükümet olarak ve Sağlık Bakanı olarak kaydediyoruz” diye konuştu.
SES Başkanı Bedriye Yorgun da, sağlıkta dönüşüm programını, halka etkilerini değerlendirdiği konuşmasında, programın sahibi AK Parti’yi ve Sağlık Bakanlığı’nı protesto ettiklerini ve dün olduğu gibi bundan sonra da mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI
Hükümetlerin uyguladıkları sağlık politikalarının ekonomik ve politik tercihleriyle ilişkili olduğunu biliyoruz. Bunları uygun görmesek de anlıyoruz, “olağan” buluyoruz.
Bizler de halk sağlığı, hastaların hiç bir engel olmaksızın hizmete ulaşımı, özlük haklarımız,mesleğimizin geleceği açısından değerlendirmelerimizi yaparak görüşlerimizi açıklıyor, tutum alıyoruz. Ancak politika yapanların, iktidarların, hükümetlerin tercih ettikleri politikayı uygularken sağlıkçıları kötüleyen, halkla karşı karşıya getiren, gerçek dışı beyanlarla yönlendiren bir tutum izlemelerini kabul etmiyoruz. Bizler bu tarzın en belirgin örneğini 12 Eylül’le birlikte Kenan Evren’in söyleminde görmüştük. Son olarak “tam gün” yasası sürecinde de Başbakanın ve Sağlık Bakanının Kenan Evren’i aratmayacak tarz ve üslup içerisinde olduğunu yaşadık.
Bu ülkenin sağlıkçıları olarak bugün, 14 Mart 2010 tarihinde bir kez daha Hükümetin bu yaklaşımını protesto ediyor ve tarihe sağlıkçıların meslek kuruluşları, sendika, uzmanlık dernekleri ve derneklerine rağmen icraat yapan bir Hükümet ve Sağlık Bakanı olarak kaydediyoruz.
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES)
DEVRİMCİ SAĞLIK İŞ SENDİKASI (DEV-SAĞLIK İŞ)
TÜRK MEDİKAL RADYOTEKNOLOJİ DERNEĞİ (TMRT-DER)
TÜM RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ (TÜM-RAD DER)
TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ
SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ
SÖZ-SEN
ÇEVRE VE SAĞLIK DERNEĞİ
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
UZMANLIK DERNEKLERİ
KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ BOYUN CERRAHİSİ DERNEĞİ
TÜRK KLİNİK MİKROBİYOLOJİ VE İNFEKSİYON HASTALIKLARI (KLİMİK) DERNEĞİ
TÜRK DERMATOLOJİ DERNEĞİ
TÜRK KLİNİK BİYOKİMYA DERNEĞİ
TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ DERNEĞİ
TÜRK ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ BİRLİĞİ DERNEĞİ
TÜRK İÇ HASTALIKLARI UZMANLIK DERNEĞİ
ÇOCUK NEFROLOJİ DERNEĞİ
TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ
TÜRK CERRAHİ DERNEĞİ
TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ
TÜRK GASTROENTEROLOJİ DERNEĞİ
TÜRK ÜROLOJİ DERNEĞİ
TÜRK GÖĞÜS CERRAHİSİ DERNEĞİ
TÜRKİYE ÇOCUK NÖROLOJİSİ DERNEĞİ
TÜRK RADYASYON ONKOLOJİSİ DERNEĞİ
TÜRKİYE FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON UZMAN HEKİMLERİ DERNEĞİ
TÜRK RADYOLOJİ DERNEĞİ
TÜRKİYE SPOR HEKİMLERİ DERNEĞİ
TÜRK GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ DERNEĞİ
TÜRK JİNEKOLOJİ VE OBSTETRİK DERNEĞİ
TÜRKİYE ÇOCUK CERRAHİSİ DERNEĞİ
BALIKESİR TABİP ODASI
ÇORUM TABİP ODASI
ISPARTA-BURDUR TABİP ODASI
SİNOP TABİP ODASI
İSTANBUL TABİP ODASI
ANKARA TABİP ODASI
BOLU TABİP ODASI
HATAY TABİP ODASI
ADANA TABİP ODASI
AFYONKARAHİSAR TABİP ODASI
KOCAELİ TABİP ODASI
SAMSUN TABİP ODASI
EDİRNE TABİP ODASI
SİİRT TABİP ODASI
ŞIRNAK TABİP ODASI
KASTAMONU TABİP ODASI
YOZGAT TABİP ODASI
SAKARYA TABİP ODASI
KIRKLARELİ TABİP ODASI
DİYARBAKIR TABİP ODASI
GAZİANTEP TABİP ODASI
ESKİŞEHİR TABİP ODASI
BURSA TABİP ODASI
MANİSA TABİP ODASI
ADIYAMAN TABİP ODASI
DENİZLİ TABİP ODASI
TEKİRDAĞ TABİP ODASI
AĞRI TABİP ODASI
MARDİN TABİP ODASI
MUĞLA TABİP ODASI
BATMAN TABİP ODASI
TOKAT TABİP ODASI
NİĞDE TABİP ODASI
MERSİN TABİP ODASI
İZMİR TABİP ODASI
KIRIKKALE TABİP ODASI
AYDIN TABİP ODASI
2010 YILI İŞYERİ HEKİMLİĞİ ÜCRET TARİFESİ
18 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Doktorlar, Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından 2010 yılı işyeri hekimliği ücret tarifesi yayınlandı…
2010 YILI İŞYERİ HEKİMLİĞİ ASGARİ SÖZLEŞME ÜCRETLERİ |
||
|
KATSAYI: 4,052 |
||
|
İşçi Sayısı |
Birim |
Ocak-Aralık 2010 |
|
50-74 |
350 |
1.418.20 |
|
75-99 |
400 |
1.620.80 |
|
100-124 |
450 |
1.823.40 |
|
125-149 |
500 |
2.026.00 |
|
150-174 |
550 |
2.228.60 |
|
175-199 |
600 |
2.431.20 |
|
200-224 |
650 |
2.633.80 |
|
225-249 |
700 |
2.836.40 |
|
250-274 |
750 |
3.039.00 |
|
275-299 |
800 |
3.241.60 |
|
300-324 |
850 |
3.444.20 |
|
325-349 |
900 |
3.646.80 |
|
350-374 |
950 |
3.849.40 |
|
375-399 |
1000 |
4.052.00 |
|
400-424 |
1050 |
4.254.60 |
|
425-449 |
1100 |
4.457.20 |
|
450-474 |
1150 |
4.659.80 |
|
475-499 |
1200 |
4.862.40 |
|
500-524 |
1250 |
5.065.00 |
|
525-549 |
1300 |
5.267.60 |
|
550-574 |
1350 |
5.470.20 |
|
575-599 |
1400 |
5.672.80 |
|
600-624 |
1450 |
5.875.40 |
|
625-649 |
1500 |
6.078.00 |
|
650-674 |
1550 |
6.280.60 |
|
675-699 |
1600 |
6.483.20 |
|
700-724 |
1650 |
6.685.80 |
|
725-749 |
1700 |
6.888.4 |
|
750-780 |
1750 |
7.091.00 |
|
TAMGÜN |
|
7.091.00 |
|
|
||
|
İşçi başına ücret: |
||
|
Ocak 2010-Aralık 2010 |
28.364 |
|
* Bu ücretler net’tir.
DOKTORLAR İŞ BIRAKACAK
18 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve birlikte mücadele ettiği örgütler, 19 Ocak Salı günü, Meclis’te görüşülmekte olan Tam Gün Yasa Tasarısını protesto etmek için iş bırakma eylemi yapacak…
TTB’den yapılan çağrıda, Tam Gün Yasası’na yapılan itirazlara rağmen, 13 Ocak 2010 günü TBMM gündemine alınıp, görüşmelerinin sürdüğü belirtilerek, yasanın görüşülmeye devam edileceği 19 Ocak 2010 Salı günü tüm ülkede “tam güne karşı tüm gün eylem ve etkinlikte olacağız” sloganı ile iş bırakacaklarını belirtti. Yapılan çağrıda ayrıca, aynı gün saat 11.30′a kadar iş yerleri önünde halka bilgilendirme faaliyetleri yapılacağı, 11.30′dan itibaren, eylem kararını birlikte alan örgütlerin, illerde ortak olarak belirleyecekleri yerlere yürüyüşler ve alan eylemleri gerçekleştirecekleri bildirildi.
HEKİMLER VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI TURİZM EĞİTİMİ ALACAK
15 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Türk Tabipleri Birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında “Sağlık-Turizm ve Kültür Eğitimi Programı Protokolü” imzalandı…
Türk Tabipleri Birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında, turizm tesislerinde hizmet veren veya vermeyi düşünen sağlık personelinin turizm sağlığı konusunda özel eğitim alması, turizm ve kültür konusunda bilgilendirilmeleri için protokol imzalandı.
Protokol kapsamında, sağlık alanında verilecek eğitim programı Türk Tabipleri Birliği, turizm ve kültür alanlarında verilecek eğitim programı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek. Eğitim programının uygulanması ve sonuçlandırılmasından TTB sorumlu olurken, bakanlığın protokol kapsamındaki çalışmaları Eğitim ve Araştırma Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülecek.
Yapılacak işbirliği ile turizm alanında çalışan hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik sağlık, kültür ve turizm konularını kapsayan eğitim programları düzenlenecek.
TTB: “Tam gün yasası ‘bize rağmen’ çıkarılamaz”
15 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
TBMM’de görüşülmeye başlanması beklenen “Tam Gün” yasa tasarısı ile ilgili olarak, Türk Tabipleri Birliği, tabip odaları ve uzmanlık derneklerinin temsilcileri, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bir araya gelerek bir değerlendirme yaptılar. Değerlendirmenin ardından bir basın toplantısı gerçekleştirildi…
Basın toplantısında konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof.Dr. Gençay Gürsoy, bugün hekimlik mesleği ve Türkiye’nin sağlık sorunları ile ilgili önemli bir tasarının TBMM’de görüşüldüğünü belirterek, bu konuda kamuoyunu aydınlatmak istediklerini söyledi.
“Tam Gün” tasarısının Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın önemli ayaklarından biri olduğunu belirten Gürsoy, bu yasanın ardından kamu hastanelerinin birleştirilmesine yönelik düzenlemenin de gündeme getirileceğini belirtti. Gürsoy, “Hekimler ve uzmanlık dernekleri olarak, bizler bu yasaya karşıyız. Bize rağmen bu yasa çıkarılamaz” diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tasarıya ilişkin açıklamalarını da eleştiren Gürsoy, hekimlerin alacağı ifade edilen ücretlerin ve diğer farkların gerçekle ilgisinin olmadığını söyledi.
Gürsoy, TTB’nin her zaman ilke olarak tam gün çalışmadan yana olduğunu, ancak tasarıda söz konusu olan durumun tam gün çalışma değil, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ticarileştirilmiş bir ortamda, kölelik koşullarında çalışmaları olduğunu kaydetti.
Gürsoy, bundan sonra yapılabileceklerle ilgili olarak, Sağlık Bakanlığı’nın kurul ve komisyonlarından çekilme ve iş bırakma dahil olmak üzere, seçeneklerin değerlendirileceğini ve duyurulacağını bildirdi.
Prof.Dr. Gençay Gürsoy, gazetecilerin soruları üzerine, TTB’nin bu konuda alternatif bir yasa tasarı taslağı hazırladığını, bunu da ilgili tüm kurumlara gönderdiğini belirtti. Gürsoy, başka bir soru üzerine de, tartışmaların sadece muayenehanelerin kapatılması üzerine odaklanmak istendiğini, ancak sadece 1000 dolayında hekimin muayenehanesi bulunduğunu vurguladı.
Güvenceli çalışma koşulları istiyoruz
Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu da, hekimlerin ücretlerinin güvence altına alınmasını, çalışma sürelerinin daha makul hale getirilmesini istediğini anlattı. Açıklandığı gibi hekimlerin 17 bin TL maaş almalarının imkansız olduğunu belirten Bilaloğlu, tasarının yasalaşması halinde bir hekimin ortalama bin 400-bin 600 TL olan maaşının üzerine sabit döner sermaye ücreti ekleneceğini anlattı. Ancak bir hekimin 17 bin TL alabilmesi için günde 20 saat çalışması gerektiğini ifade eden Bilaloğlu, bunun imkansız olduğunu kaydetti.
Sağlık Bakanlığı önünde ortak açıklama
Basın toplantısının ardından, TTB, tabip odaları ve uzmanlık derneklerinin temsilcileri, SES, Dev-Sağlık İş ve diğer sağlık örgütlerinin temsilcilerinin de katılımıyla Hacettepe Üniversitesi’nden Sağlık Bakanlığı’na yürüşe geçtiler. Abdi İpekçi Parkı’nda 30 gündür Ankara’da eylem yapan Tekel işçileriyle buluşan sağlıkçılar, daha sonra Sağlık Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Ali Çerkezoğlu, burada yaptığı açıklamada sağlığın bir ekip hizmeti olduğunu belirterek, tasarının kendi görüşleri alınmadan yasalaştırılmak istendiğini söyledi. Sağlık hizmeti üretenlere kulak verilmesi gerektiğini belirten Çerkezoğlu, hastaların kendilerinin rakibi olmadığını, halkın sağlık hakkını savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini belirtti. Para tartışması yapmadıklarını, iş güvencesi istediklerini kaydeden Çerkezoğlu sağlıkta dönüşüm programının mağduru olmak istemediklerini, bu nedenle tasarının geri çekilmesini talep ettiklerini söyledi.
TEKEL işçilerine destek
Sağlık Bakanlığı’nın önündeki açıklamanın ardından, TEKEL işçileriyle dayanışma amacıyla Türk-İş Genel Merkezi önüne yüründü. TTB Genel Başkanı Gürsoy, burada yaptığı konuşmada ise, “tam gün” tasarısı ile ilgili yaptıkları toplantıya değindi. TEKEL işçilerinin yanında olduklarını ifade eden Gürsoy, açlık grevlerine karşı olmalarına rağmen, TEKEL işçilerinin bu eyleme zorlanmaları halinde işçilerin yanında olacaklarını belirtti.
TABİP ODALARI VE UZMANLIK DERNEKLERİ TEMSİLCİLERİ 13 OCAK’TA ANKARA’DA…
12 Ocak 2010 HABERmedical
Kategori: Genel Haberler, HABERLER
Yorumlar Kapalı
Türk Tabipleri Birliği, Tam gün yasa tasarısının TBMM gündemine gelecek olması nedeniyle 8 Ocak 2010 tarihinde bir çağrı yapmış ve mevcut yasa tasarısına hep birlikte karşı çıkıldığının duyurulması amacıyla oda ve uzmanlık derneği temsilcilerinin Ankara’ya gelmelerini istemişti…
Yasa tasarısının 13 Ocak 2010 günü TBMM gündemine alındığının öğrenildiğini belirten TTB, söz konusu toplantı ve yapılacak basın açıklamasının daha da önem kazandığı vurgulanarak, 13 Ocak 2010 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılacak etkinlikte, hükümetin çıkartmak istediği yasa tasarısının sağlık çalışanları açısından geçerli olmadığı ve kabul edilmediğinin dile getirileceği belirtildi.



